<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190</id><updated>2011-10-12T15:50:54.351+03:00</updated><title type='text'>Hmm !</title><subtitle type='html'>Reklam sektörüyle ilgili sorularınızı, sorunlarınızı mesci2[a]gmail.com adresine yazın, seçtiğiniz rumuzla cevaplamaya çalışayım. [Blog'daki Türkçe harfleri doğru görmek için, browser text encoding seçeneğinizi 'Unicode (UTF-8)' yapmalısınız.]</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://derdimvar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>80</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-3705280027916743566</id><published>2011-10-12T15:47:00.002+03:00</published><updated>2011-10-12T15:50:54.362+03:00</updated><title type='text'>Yazar mısınız, yazamaz mısınız?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-Xq_HqCecQO4/TpWMVwF_BpI/AAAAAAAAAqo/IAc0qeldAzg/s1600/Screen+shot+2011-10-12+at+15.45.55.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="290" src="http://3.bp.blogspot.com/-Xq_HqCecQO4/TpWMVwF_BpI/AAAAAAAAAqo/IAc0qeldAzg/s400/Screen+shot+2011-10-12+at+15.45.55.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-3705280027916743566?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3705280027916743566'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3705280027916743566'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/10/yazar-msnz-yazamaz-msnz.html' title='Yazar mısınız, yazamaz mısınız?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-Xq_HqCecQO4/TpWMVwF_BpI/AAAAAAAAAqo/IAc0qeldAzg/s72-c/Screen+shot+2011-10-12+at+15.45.55.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-4700242312386606324</id><published>2011-07-18T14:37:00.000+03:00</published><updated>2011-07-18T14:37:31.117+03:00</updated><title type='text'>Rumuz - GSSG: "Benim de hayallerim var."</title><content type='html'>&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Bilkent Üniversitesinden mezun olduktan sonra, şansının&amp;nbsp;da&amp;nbsp;biraz&amp;nbsp;yardımıyla kendini bir sağlık iletişimi ajansında reklam yazarı olarak bulmuş, 23 yaşında bir gencim. İşe başladığım ajansta yaklaşık bir yıldır bu işi yapmaktayım ve her genç reklamcı gibi benim de hayallerim var.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;”Hayallerim var” dediysem de yanlış anlaşılmasın, desteksiz atmıyorum. Ayaklarımı yere basıyor, mevcut işimde edinebildiğim kadar tecrübe edinmeye çalışıyor ve her zaman yapabildiğimin en iyisini yapmaya gayret gösteriyorum. Elimden geldiğince reklamcılık (özellikle reklam yazarlığı) ile ilgili kitaplar okuyor, yapılan reklamları bir reklam yazarı gözüyle inceleyerek her birinden kendime dersler çıkarmaya çalışıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Ve hayallerim... Muhtemelen benim durumumdaki çoğu insandan çok da farklı olmayarak büyük bir reklam ajansında önce reklam yazarlığı ve tabii ki sonunda da kreatif direktörlük yapmak istiyorum. Durmuyorum, yılmıyorum, hayallerimin peşinden koşuyorum ve bir gün gerçek olacaklarına inanıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Benim size sormak istediğim şey de bu hayallerimi gerçekleştirmek için çok okumak ve yazmak haricinde neler yapabileceğim. Sonuçta her sektörde olduğu gibi reklam sektöründe de çevre edinmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Mesela bu çevreleri nasıl edinebilirim? Ve tabii ki benim aklıma gelmeyen veya bilmediğim başka konular hakkında bana ne gibi tavsiyeleriniz olur? Değerli bilgilerinizle ufak da olsa beni aydınlatabilirseniz çok mutlu olurum.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Ayrıca küçüklüğünden beri Türkçe yazım kuralları konusunda takıntılı biri olarak dil bilgisine göstermiş olduğunuz haklı özeni de takdir ettiğimi belirtmek isterim.&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;- - - -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm... Birkaç yılda bir gelen, Türkçesi temiz, belli ki kafası açık birinden bir mektup. Keşke bunlar daha çok olsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostum, size yazabileceğim fazla bir şey yok aslında. Doğru yoldasınız; devam edin. Yaşınız, bu sektörde başlamak için belki de ideal yaş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranızı zamanında veriyor, sigortanızı yapıyorlarsa, sizi insan olarak hoş tutuyorlarsa bir kere çalıştığınız yeri de kutlarım. Onları sevin, en iyi işlerinizi orada yapacaksınız. Bir düzeltme yapmalıyım: Sağlık iletişimi' bence yanlış bir şey. İletişim iletişimdir. Söyleneni anlıyorum tabii, sağlık konulu veya sağlık konularına yoğunlaşan şirketlerin, ürünlerin pazarlama iletişimi demenin kısası ama giderek küçümseyici veya önemini törpüleyici bir 'below-the-line ilaç işi' türünden bir etikete dönüşüyor ki yazık. Belki normal tüketici ürün ve hizmet reklamlarından daha bile önemli aslında yapılan iş. Ucunda sağlık var. Sağlıklı yaşam var. Yine de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayallerinize gelince, şimdi bulunduğunuz noktadan büyük bir ajansta kreatif direktörlüğe geçmek o kadar da zor olmamalı. Ama zamanlamayı iyi ayarlamalısınız. Şimdiki ajansınızda deneyim edinmeye ve belki de sağlık iletişimi ödülleri kazanmaya yetecek kadar kalmalısınız ama daha uzun kalırsanız üzerinize geçecek kalıbı öldür allah kıramazsınız konvansiyonel ajanslara başvurduğunuzda...&lt;br /&gt;Sıkı bir takvim yapın kendinize, her şeyi orada hedeflere bağlayın ve bütün mesleki seyrinizi buna göre yürütün. Askerliğinizi yaptınız mı? Yapacak mısınız? Yapmadıysanız ne zaman yapacağınız da önemli. Ya bir an önce yapıp gelmelisiniz, ya da dediiğim ödülleri - deneyimi kazanıp öyle gitmelisiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngilizcenizin -veya bir yabancı dilinizin- iyi olduğunu varsayıyorum. Öyleyse, sakın kaybetmeyin, sürekli kullanmaya bakın. Okuyun, yazın, konuşun. Değilse, mutlaka ilerletmeye bakın. Türkçenin feriştahı olsanız, yabancı diliniz -tercihen İngilizce ne yazık ki- yoksa, bir yere varamazsınız kreatif direktör olarak. Bazı mesleki kitapların e-book versiyonları pekala satın alınabiliyor. Olmadı, www.scribd.com sitesinde dolaşın...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevreleri nasıl edineceğinizi sormuşsunuz. Size standart reçeteyi önerebilirim: Sektörel etkinliklere, eğitimlere katılın. Açılışlara gidin. Törenlere gidin. Bir sürü insan tanıyın. Mümkünse, Reklamcılar Derneğine katılın ve aktif olun. Onlarla çalışmalar yapın, gönüllü olun. İnsan tanıyın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da, diğer yöne gidin: Öyle şeyler yapın ki, çevreler sizi edinsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörel yayınlarda yayınlanmak üzere yazılar yazıp onlara gönderin. Blog tutun ama ciddi olsun, zırtapos 'aman da ne kadar yaratıcıyım, taaa blogun isminden ve içeriğinden başlıyor yaratıcılığım' tuzaklarına düşmeyin. Ciddi konularda, adam gibi düşünce üretin. Elinizden geliyorsa, belli bir kitabı çevirin tanınan bir yayınevi için. Mesleki bir kitap olsun tabii ki. Bir hobiniz varsa, ona ilişkin birtakım sergiler vs. açacak kadar aktif olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve, tabii, hazır olduğunuzda iş ilanlarına yazın. Nasıl ve neyle başvurduğunuzu çok ama çok dikkatli hazırlayın. Sıradan bir CV ile değil, size yakışacak bir şeyle başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene ilki yapılan Portfolio Night'a katılın, kreatif direktörlerle tanışın, portfolyonuzu görsünler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ara sıra bana yazın. Yazmaya devam edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler. Başarılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-4700242312386606324?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/4700242312386606324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/4700242312386606324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/07/rumuz-gssg-benim-de-hayallerim-var.html' title='Rumuz - GSSG: &quot;Benim de hayallerim var.&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-1531010498418134480</id><published>2011-06-10T10:52:00.000+03:00</published><updated>2011-06-10T10:52:26.266+03:00</updated><title type='text'>Yaratıcı Reklam Yazarlığı Atölyesi 16 Haziran'da başlıyor.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s1600/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s1600/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Başlıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-1531010498418134480?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1531010498418134480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1531010498418134480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/06/yaratc-reklam-yazarlg-atolyesi-16.html' title='Yaratıcı Reklam Yazarlığı Atölyesi 16 Haziran&apos;da başlıyor.'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s72-c/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-8128221372061442451</id><published>2011-06-02T14:51:00.000+03:00</published><updated>2011-06-02T14:51:30.864+03:00</updated><title type='text'>Yaratıcı Reklam Yazarlığı Atölyesi... iyi haber.</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s1600/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s1600/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerden gelen istekler karşısında, Live4Better bu atölyeye katılma bedelini 1000 TL'ye düşürdü.&amp;nbsp;(Atölye böylece, % 20 öğrenci indiriminden de daha ekonomik hale gelmiş oluyor.)&amp;nbsp;Bilginize.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;i&gt;(Katılma düşünceniz varsa, bir an önce durumunuzu netleştirmeye bakın. Çünkü atölyenin İzmir'de de açılması söz konusu; tarih İstanbul'a göre öne veya arkaya kayacak.)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-8128221372061442451?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/8128221372061442451'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/8128221372061442451'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/06/yaratc-reklam-yazarlg-atolyesi-iyi.html' title='Yaratıcı Reklam Yazarlığı Atölyesi... iyi haber.'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tEY4xEfeHys/Ted41N-DufI/AAAAAAAAAnE/lSf9M4bAIc0/s72-c/Screen+shot+2011-06-02+at+14.48.34.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-2934444771336905757</id><published>2011-05-26T09:37:00.000+03:00</published><updated>2011-05-26T09:37:22.971+03:00</updated><title type='text'>Reklam Yazarı olmak isteyenlere duyurayım</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tE9ATtIxT-I/Td305AznLEI/AAAAAAAAAm8/MlDKjs1tLw0/s1600/Screen+shot+2011-05-26+at+09.33.56.png" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="277" src="http://1.bp.blogspot.com/-tE9ATtIxT-I/Td305AznLEI/AAAAAAAAAm8/MlDKjs1tLw0/s400/Screen+shot+2011-05-26+at+09.33.56.png" width="400" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenci iseniz, % 20 indirim var. Size uyan tarihi öğrenmek için belirtilen adrese yazabilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-2934444771336905757?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2934444771336905757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2934444771336905757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/05/reklam-yazar-olmak-isteyenlere-duyuraym.html' title='Reklam Yazarı olmak isteyenlere duyurayım'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tE9ATtIxT-I/Td305AznLEI/AAAAAAAAAm8/MlDKjs1tLw0/s72-c/Screen+shot+2011-05-26+at+09.33.56.png' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-6685074299275399454</id><published>2011-05-06T08:27:00.000+03:00</published><updated>2011-05-06T08:27:31.085+03:00</updated><title type='text'>Matris Katil katletmeye devam ediyor...</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Yapmış olduğunuz yapıcı yorumlarınız için teşekkür ederim. Sizin de belirttiğiniz gibi, evet ben bir "Türkçe Katiliyim" ve size mail atmamın sebebi birazda dilbilgisi konusunda beni aşağılayın yerin dibine sokun diyeydi. Gece gece biraz da dikkatsizlik var tabi ki ama genel olarak rezil kötü durumdayım ve dilbilgimi geliştirmem şart biliyorum. Fakat bakın ben bu yaşıma(21) kadar dilbilgisi hakkında bu kadar eleştiri almadım hocalarımdan ve üstüne gidemedim bu yüzden. Şimdi ise bir kaç yıldır hayalim reklamcı olmak ve çok büyük bi eksiklik var üzerimde, bu da dediğiniz gibi dilbilgisi. Üstünde çok çalışacağım size hatasız bir mail atacağım bir gün. Tekrar teşekkür ederim. &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;- - - - -&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Devam edeyim:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Yapmış olduğunuz yapıcı - arka arkaya yapmak fiili... Kötü ifade, dikkatsiz yazma örneği.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;birazda - biraz da olacak...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;tabi ki - tabii ki olacak; tabi derseniz, bağlı veya bağımlı ve hatta basan yayan anlamına geliyor...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;bir kaç - birkaç olacak&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;:(&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;www.tdk.gov.tr adresini gezerek başlayın çalışmaya isterseniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: x-small;"&gt;Başarılar.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-6685074299275399454?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/6685074299275399454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/6685074299275399454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/05/matris-katil-katletmeye-devam-ediyor.html' title='Matris Katil katletmeye devam ediyor...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-3372667977734353365</id><published>2011-05-05T09:39:00.004+03:00</published><updated>2011-05-26T09:39:41.200+03:00</updated><title type='text'>Rumuz - Matris Katil: "...bu korkum haklı bir korkumu?"</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; Merhabalar.Benim medya sektöründe yol bulmak ile ilgili bir sorum olacak.Şuan üniversite öğrencisiyim ve bölümüm iletişim bilimleri.Reklam sektörüne ilgim yüksek. Yaratıcılığım,kalemim ve pazarlamacılığım fena değil ama bu özelliklerin kendimde ham ve işlenmemiş olarak bulunduğunu düşünüyorum.Kendimi geliştirmek için uğraşmaktayım fakat okul vs. zamanımı kısıtlamakta. Daha verimli çalışmak daha doğrusu işime yaracak konular üzerinde çalışmak istiyorum.Örnek vericek olursam;yunan mitolojisi,çesitli filozoflar,hikaye,güncel konular ve dünya tarihi ile ilgili kitaplar okuyup notlar tutuyorum.Bunların dışında çeşitli metotlarla çekilmiş filmler izliyorum.Fakat popüler kültüre hiç ilgim yok ve bu beni açıkçası biraz korkutuyor.Sizce bu korkum haklı bir korkumu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Okulu bitirene kadar kendimi tamamiyle geliştirmiş ve işe hazır hissetmek istiyorum.Stajlarla vs. teorik bilgi tecrübeyle bütünleşecektir bir şekilde fakat yinede işimi garantiye almak ve yapacağım mesleği hatasız,eksiksiz ve mükemmel yapmak istiyorum...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;- - - - - - -&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Hmm!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Korku ne kelime! Kabus! Felaket! Yıkım! Kıyım! Hatta soykıyım!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Türkçe Katili olsaymış rumuz keşke...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Şuan diye bir sözcük yok kardeşim. Yok. Kim nereden uyduruyor bunu ya...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Vericek olursam denmez, verecek olursam denir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Yinede diye yazılmaz, yine de diye yazılır. Dahi anlamına gelen de'ler da'lar ayrı yazılır ama siz şimdi bu dahi lafını da &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;'&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&amp;nbsp;Olağanüstü yeteneği ve yaratıcı gücü olan kimse, deha' diye anlarsınız.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Ne noktalar nokta ne virgüller virgül: Noktalardan, virgüllerden sonra boşluk bırakılır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;İfade desen ulusal felaket: Birinci cümlede medya sektöründe yol bulmakla ilgili olacağını bildirdiğiniz sorunuzun ardından bu kez de reklam sektörü demişiniz. Hadi bunu geçelim. Kendinizi geliştirmek için şu an (bakın ayrı yazılıyor, gördünüz mü) elinizdeki en önemli, en etkin olanakken okulun (bir de vs'nin o neyse artık) zamanınızı kısıtladığından dem vurmuşunuz. İşime yarayacak konular üzerinde çalışmak istiyorum da (bakın bu da da ayrı yazılıyor) demişiniz. Okulun konuları işinize yaramıyor anlamını mı çıkarmalıyız? Hadi bunu da geçelim. Popüler kültüre hiç ilgim yok demişiniz ki, zurna asıl burda zortluyor kardeşim Matris Katil: Popüler kültüre de ilgi duyacaksınız. Yoksa sizin ilgi duyduğunuzu belirttiğiniz reklam sektörü (yoksa medya sektörü müydü) size ilgi duymadığnı daha ilk başvurunuzda veya o aşamayı geçebilirseniz iş görüşmenizde yüzünüze karşı söyleyecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Özetlersem, korkunuz kardeşim Matris Katil. Daha da çok korkunuz. Kültürsüz kalmaktan, Türkçeyi konuşamamaktan, yazamamaktan, kendini iyi ve güzel ifade edememekten fena halde korkunuz. O kadar korkunuz ki, korkunuz karşınıza oturup ya da dikilip, okuyorsun ve notlar tutuyorsun da okuduğunu anlıyor musun diye soracak kadar sarsın benliğinizi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Boş verin Yunan Mitolojisini veya film metodolojisini. Önce Dilbilgisi, Yazım Kılavuzu, Kompozisyon, Sözlük gibi kitapları devirin. Bir daha devirin. Sonra baştan başlayın okumalarınıza, film izlemelerinize, not tutmalarınıza. Okulunuzu, zaman kısıtlayıcı bir musibet gibi değil de, size öğrenmeyi öğretecek bir kurum olarak görün ve ne kadar şanslı olduğunuza şükredin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Ha, son olarak, korkumu diye yazılmıyor; soru yapan son ekler de ayrı yazılıyor: Korku mu?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Elcevap, evet korkunuz haklı bir korku...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span"&gt;Daha dikkatli, daha az aceleye gelmiş, düşünce ve korkularını daha iyi anlatan yazılarınızı ve haberlerinizi bekliyorum. Başarılar diliyorum.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-3372667977734353365?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3372667977734353365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3372667977734353365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/05/rumuz-matris-katil-bu-korkum-hakl-bir.html' title='Rumuz - Matris Katil: &quot;...bu korkum haklı bir korkumu?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-3765211192550598699</id><published>2011-01-03T00:41:00.002+02:00</published><updated>2011-01-03T00:45:26.106+02:00</updated><title type='text'>Devam: Rumuz - Barcelona: "Şimdi plan şu..."</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Merhabalar.Şöyle bir sorum var size.Elimde bir çok ürün için kendimce yazdığım,reklam fikirlerimin olduğunu daha önce sizinle paylaşmıştım.Blogda yazdığınız yanıtlarda bu fikirleri ajanslara kabul ettirmenin zor olduğunu söylemiştiniz.Bende deneyerek gördüm zaten.Aklımda şu an başka bir plan var.Planım şu ;yazdığım reklam metinlerinden biri için,elime profesyonel bir kamera alsam,profesyonel bir kurgu yaptırsam ve metni filme çekip,video paylaşım sitelerine göndersem bu şekilde ilgi çekebilirmiyim ve sizce bu doğru bir yöntem olur mu ? Filmde marka ismi vermeyeceğim.Aklınıza o iş çok maliyetli olmaz mı ? diye bir soru gelirse hemen cevaplayayım;çok maliyetli olmayacak,tek bir mekan ve sadece 3 karakter,gerisi kamera,montaj vs.&amp;nbsp; Şimdiden teşekkürler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;----&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Hmmm. Demek devam.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Yazım hataları da devam. de'ler da'lar, miyim'ler bitişik. Noktalardan virgüllerden sonra boşluk yok.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Film yapsanız ne çıkacak ki?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;İlgi çekmek derken kastiniz film çeken hem de reklam filmi çeken biri olarak ilgi çekmek mi? Yoksa reklam fikirleri üreten biri olarak mı? Kötü bir filme dönüştüğünde fikriniz hakkında ne düşünecekler, düşündünüz mü? Kötü film olacağını nereden mi biliyorum?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Profesyonel bir kamerayı ele almak film çekmek için yeterli mi sanıyorsunuz?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;O gördüğünüz reklam filmlerinde kaç kişi nasıl bir çalışma yapıyor biliyor musunuz?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Gerek filmi çekerken, gerek çekmeden çok önce, çektikten sonra uzun bir süre...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Öte yandan, çok maliyetli olmayacak dediğiniz rakamları alt alta yazıp topladınız mı? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Profesyonel kameradan ne anlıyorsunuz bilmiyorum ama, günlük kiraları kaç lira biliyor musunuz?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Size kiralarlar mı, düşündünüz mü?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Mutlaka operatör ve yardımcısı da gelecektir en azından, günlükleri kaç lira, öğrendiniz mi?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Aynı şey montaj için geçerli...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Ha, herhangi bir dijital kamera ile, amatör bir çekimden söz ediyorsanız, buyrun yapın filmi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Paylaşım sitesi dediğiniz yerlere koyarsınız tabii.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Filminizi de belki çok sayıda insan izler.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Belki meşhur da olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Ama sizi uyarayım, gerçek bir markaya film çekecekseniz, yani marka filmde görünecekse,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;markanın sahibinden izin almadan çekmeseniz iyi olur.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Sonuçta, markalar, yasayla korunan ve sahibinin tasarrufundaki şeylerdir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;"Consumer generated content" yani "tüketici tarafından üretilmiş içerik" konusunda ülkemizdeki &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;mevzuatın ne durumda olduğunu bilmiyorum. Herhangi bir durumda mı onu da bilmiyorum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Aslına bakarsanız, size verecebileğim en iyi görüş şu olur:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Kamera kirasına vs verecek kadar paranız varsa gerçekten,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;o parayla kendinize reklam kitapları alın, okumaya girişin. Veya bir reklam seminerine ya da senaryo yazma kursuna katılın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: x-small;"&gt;Daha hayırlı bir iş yapmış olursunuz.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Haluk Mesci&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-3765211192550598699?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3765211192550598699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3765211192550598699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/01/devam-rumuz-barcelona-simdi-plan-su.html' title='Devam: Rumuz - Barcelona: &quot;Şimdi plan şu...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-6431981253802662146</id><published>2011-01-02T12:18:00.002+02:00</published><updated>2011-01-02T12:21:08.426+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Kafası Karışık - "Yarışmaların amaç haline gelmesi..."</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Yarışmaların, festivallerin vb. araç olmaktan çıkıp bir amaç haline gelmesi hakkındaki görüşlerinizi merak etmekteyim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;-------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Ben de sizin yeni yılınızı kutlarım. Dilerim sağlıklı ve mutlu, upuzun yaşarsınız.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Gelelim merak ettiğiniz şeye.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Bu konudaki görüşlerimi burada (ve başka yerlerde) çeşitli kereler yazdım. Arşive bakıp okumanızı öneririm.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Ama madem tekrar gündeme getirdiniz, ben de tekrarlayayım:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Atletizmi ve atletleri ele alalım. "Spor yapmak mı, birinci vs gelip kocaman para ödülleri almak mı önemli olan?" gibi bir soru artık abes sayılıyor. Ve güünüyor, hahaha, tabii ki parayı almak... Oysa ben çocukken, atletizm ve tabii atletler büsbütün amatördü. Amatör kalmak zorundaydı. Para alan atletler cezalar görüyordu. Şimdi paralı yarışmaları atletizmin uluslararası federasyonları düzenliyor!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Reklamda durum farklı değil. Ama biraz daha belki karışık. Bireysel bir boy ölçüşmede galip gelmek ve insanoğlunun bedensel becerilerinin sınırını zorlamak, bunun sonucunda alkışlanmak ve kupa almak bir şey... Kendinden başkası için bir görev üstlenip, görevin gerektirdiği neyse onu ölçülebilir bir verimlilik ve etkiyle sağlamak; sonra da oturup iyi bir sonucu değil de o sonucu sağlasın sağlamasın, görevlinin görevi yapışındaki bir şeylerin meslektaşlarınca takdir edilmesi, görevlinin de etrafa şımarması başka bir şey... Evet, her zanaatta bir şeylerin ustaca, sanatkarca yapılması takdir edilesi bir şeydir ama o zanaatın erbabının kendi içinde tutması gereken bir şeydir. Kaldı ki, zanaatsal faaliyetin ortaya koyduğu sonucun bir şeye yaraması esastır. Sonuç birinin, bir şirketin, bir toplumun yararına bir şey ise, af buyrun -klişe lafla söyleyeyim- mastürbasyondur. Zevk verir, ama çocuk yapmaz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Demem şu ki, reklam yaratıcılık yarışmaları amacından sapmıştır. Örneğin, Kristal Elma manifestosunu rahmetli Muammer Öztat ile ben çalıştık, ben kaleme aldım. Ama yıllar ilerledikçe, egolar her sene sürtüştükçe, ortak ve kardeşçe mesleki kurumsal kıvanç ortadan kalktı ve bireysel kösnüllük hakim oldu. Mübarek ola. Böyle de gider.Kimseler kalkıp bana 'e ama bütün dünyada böyle oluyor' demesin. Annemin bir meseli vardı epeydir duymuyorum, "El alem kıçını yırtıp başına davlumbaz yapsa, sen de mi yapacaksın?"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;İşlerinizi öncelikle kendiniz ve &amp;nbsp;müşteriniz için yapın. Ödül de alırsanız, tevazu ile sevinin.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px;"&gt;Tersi ters olur.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Bir dönem, genç bir grup reklamcı ile düzenli buluştum ve Reklamda Ahi Lonca adını verdiğim bir tür kardeşlik, dayanışma yapısı oluşturmaya ve bu ilkeleri yaymaya çalıştım. Sonuç nafile oldu. Neden de, hiçbir zaman tam olarak ortaya konmadı ama yine kıdem, ego sürtüşmesi vs sanki. İçimde bir derttir. Aynı ülküyü bir kez Ferhat Tümer'in Portfolio Yaratıcılık Okulu ziyaretimde Ferhat'a ve gençlere anlattım. (Ferhat da Reklamda Ahi Lonca yemeklerine katılmıştı.) Sonuç yok. Olmaz da.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Sevgiler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;Haluk Mesci&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: 11px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-6431981253802662146?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/6431981253802662146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/6431981253802662146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2011/01/rumuz-kafas-karsk-yarsmalarn-amac.html' title='Rumuz: Kafası Karışık - &quot;Yarışmaların amaç haline gelmesi...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-2281881699651633232</id><published>2010-12-03T14:15:00.005+02:00</published><updated>2011-01-02T11:43:06.166+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Barcelona - Reklam fikirlerim var...</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Eli&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;mde bazı ürünler öyle kendimce oluşturduğum,genelde komedi içerikli, çok güzel olduğunu düşündüğüm reklam fikirlerim var. Bunları ajanslara sunsam&amp;nbsp;değerlendirirler mi acaba&amp;nbsp;? Beğenirler veya beğenmezler orasını bilmemem ama kaale alıp okurlar mı işte orasını merak ediyorum, hani dışarıdan biriyiz ya bu sorun yaratır mı ?. Şimdiden teşekkürler.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;-------&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Hmm! Demek blogu alıcı gözle incelememişsiniz.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Çünkü sorunuzun benzerlerine verdiğim cevaplar zaten var orada.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Örneğin, bu yılın Eylül ayında böyle bir cevap yazmışım.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Ona bir bakın.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: xx-small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Sonra bir daha bakın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Daha eski aylara da bakın...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Göreceksiniz ki, 'evet, sorun olur.'&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;İlginize yine de teşekkür ederim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Haluk Mesci&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Times, 'Times New Roman', serif;"&gt;Not: Fikirlerinizi yazdığınızı varsayıyorum. Bana yolladığınız kısacık yazınızda dikkat ve yazım hataları var. Beni dinlemeyip ajanslara bir şeyler gönderecekseniz, hiç değilse Türkçe hatalarından arındırdığınızdan emin olun. Göndermeden tekrar tekrar okuyun.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-2281881699651633232?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2281881699651633232'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2281881699651633232'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2010/12/rumuz-barcelona-reklam-fikirlerim-var.html' title='Rumuz: Barcelona - Reklam fikirlerim var...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-3120864998480231365</id><published>2010-09-05T11:23:00.003+03:00</published><updated>2011-01-02T11:47:22.808+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Jr - Ben reklam yazarıyım...Hayallerim, hayata yenilmeyecek!</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: small;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #c51f43; font-family: Georgia, Utopia, 'Palatino Linotype', Palatino, serif; line-height: 19px;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;h3 style="margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0.75em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; font-weight: normal; line-height: 21px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px; line-height: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Dönüm noktası...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Bir üniversite, 5 yıl ve son sene!&amp;nbsp;Artık&amp;nbsp;sona&amp;nbsp;yaklaştığımı&amp;nbsp;düşünüyorum ama umudumu nedense, deneyimli reklamcılar ve baskıcı çevre öldürmeye çalışıyor.&amp;nbsp;Evet, tam 13&amp;nbsp;yaşın da&amp;nbsp;karar verdim reklamcı olmaya,&amp;nbsp;hatta ''reklam yazarı'' nedir bilmediğimden, fikir patlaması yaşayan ve çok eğlenen, hayalgücünü reklama aktaracak kişi olacaktım kendimce! Kazandım...&amp;nbsp;Kimse söylemedi ama kazanmanın, deli gibi istemenin yetmediğini,&amp;nbsp;''tanıdık amcan yoksa işi alamazsın'' demediler ki!&amp;nbsp;Yine de amcam olmadan çok şey başardığıma inandım, inanıyorum, inanacak mıyım bilmiyorum?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Kısaca, özetle, bir nefes kariyerimi anlatmalıyım herkese...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Kazandım fakat 4 yıl bir anda 5 yıla çıktı, olsun ingilizce bu eee reklamcılıkta olmazsa olmaz dedim ve hazırlık denilen, 1 yılın gerçekten bomboş geçtiği, üniversite yıllarımın eğlencesini uzatmaya yarayan bir döneme girdim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yeniyiz tabii, boş durmayayım dedim, içimde ki patlangaç heyecanı da yanıma alıp, fakültede ki hocaların yanına gittim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Boş durmak istemiyorum, staj yapabileceğim bir yer var mı? dedim.&amp;nbsp;Şanslıydım, tam yok cevabını alnımın ortasına yerken, o sırada odada bulunan K... Tv. çalışanı bana ne kadar istediğimi anlatmamı söyledi, o anda ne saçmaladım ne dedim bilmiyorum ama K... Tv. nin reklam ajansında, derslerden sonra 3 ay gittiğim Müşteri İlişkileri kısmında staj yaptım. ( Hoş her şey karışıktı, metin yazarlığı yapan strateji de, strateji yapan müşteriyle temasa geçip oradan hop çekimlere gidebiliyordu)&amp;nbsp;Yorgunluk, müşterilerle gerçekten ilgilenip koşuşturma, beyin akümü bitirmeye yetiyordu...&amp;nbsp;Telefonla müşterilerden bir saat alıp görüşmeye gidip reklam vermesi için ikna ediyorduk. Hayır benim mesleğim, hayalim bu olamazdı, onca yıl bunun hayalini mi kurdum dedim ve korkunun da vermiş olduğu gazla, internete dalıp;&amp;nbsp;ajansları,&amp;nbsp;çalışanları,&amp;nbsp;reklam yapım aşamasını,&amp;nbsp;ödülleri... vb.&amp;nbsp;araştırmaya başladım. Bugün sahip olduğum bu bilgilerin çoğunu o zaman öğrendim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Daha sonra ajans işlerine, stajyerliğe ara verdim...&amp;nbsp;Boş durmak mı? HAYIR, hem de kocaman bir hayır.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Web sitesi yaptım, arkadaşlarla bir kaç yarışmaya katıldık.&amp;nbsp;Kısa bir film çektim, hiç umudum yoktu ama Jüri Özel Ödülünü aldı. Hala hayretler içindeyim, çünkü sadece eğlenmek ve kendimi her alanda geliştirmek için yaptığım bir uğraş, nasıl olur da ödüle layık görülürdü.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Derken, kaliteli ajanslardan biri olan, gerçekten çalışmayı çok istediğim Frög&amp;nbsp;tarafından ilk staj görüşmeme çağırıldım. Nereden tahmin edebilirdim ki, hatırladıkça gülme krizine gireceğim bir hüsran görüşmesi olacağını.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;2. sınıftaydım. Çok heyecanlıydım.&amp;nbsp;Ama, kitap yazarsam başarısızlığım olarak anacağım bir enstantane yaşamaktan öteye gidemedim.&amp;nbsp;Şimdi iyi ki de yaşamışım diyorum. Deneyim böyle olur.&amp;nbsp;Dialoğu aynen paylaşıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;FRÖG - Müşteri Temsilcisi olarak staj yapmak ister misin?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ben - Aslında metin yazarlığı istiyorum fakat oraya ulaşmak için alttan başlayabilirim. (ders 1 - Müşteri Temsilcisi, Metin Yazarından aşağı bir konumda değildir.)&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;FRÖG - ..........?&amp;nbsp;Hangi dersleri seviyorsun? Neden?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ah Ben - Bütün dersleri seviyorum, Reklamcılık dersini daha fazla çünkü hocamız Gamze hoca!&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;( Bak ya cevaba bak, heyecan böyle bir şey işte, o sırada beynimden şu geçiyor aslında, bütün derslerden nefret ediyorum, bu ne biçim soru? Ben buna çalışmamıştım ama...)&amp;nbsp;Burada ki ders 2'yi söylememe gerek yoktur umarım!&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Klasik biz seni arayacağız diyerek yolcu edildim, ellerim bomboş, kariyerim çırılçıplak olarak geri döndüm.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Bir süre sonra...&amp;nbsp;3. sınıf olduğumu, artık vaktin geldiğini anladım, nefesimi tuttum ve hiç umudum yokken, bir yolculuk ertesi, hala otobüsteyken telefonum çaldı!&amp;nbsp;İnanamadım, ama inanmalıydım, Tbwa&amp;nbsp;diyordu ses, ben şoktan inanamamış bir daha tekrarlatmıştım çok iyi hatırlıyorum. Bir gün önce cv bir yana sadece ajansın sitesinden İk'ya saçma sapan bir başvuru yapmıştım, tanıdığım da yoktu, nasıl olabilirdi?&amp;nbsp;Prodüksiyon da staj yapmam isteniyordu, reklam yazarlığına ulaşmak için bir basamak diye düşündüm ( merak etmeyin bu sefer Frög ile yaptığım görüşmede ki saçmalığı yaparak dışımdan seslendirmedim bunu ), tabi ki de hayır diyemezdim, pardon!&amp;nbsp;O zaman heyecandan ayaklarım titrerken nereden bilebilirdim ki o titreyen ayakların staja giderken geri geri atacağını...&amp;nbsp;''Kış stajyeri'' diye bir lakap var bence, o da şu:&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Sen bir halt değilsin, sadece sana ihtiyacımız var, aslında yok, kim çağırdı seni? Neyse para vermeyeceğiz, burada jr. olarak başlayabileceğini de aklından bile geçireyim deme!&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yaşadım, biliyorum!&amp;nbsp;Çok şey öğrendim orada, ajansların nasıl bir halde olduğunu, kimseye güvenilmeyeceğini, stajyersen yesen de yemesen de sen bir hiç'sin...&amp;nbsp;Gerçekten iyi fikirlerin olabilir ama orada onların sözü geçer, senin fikrin müşteriye gitmez. Her şeyine rağmen seviyordum ben bu mesleği, beni koparamadılar, silemediler! (Gerçi daha belli değil)&amp;nbsp;Bir süre sonra bitti stajım, karışık durumlardan dolayı bitme sebebini es geçeceğim...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Artık her reklamcı adayının geçireceği buhran dönemine girmiştim, üretim durmuştu bende!&amp;nbsp;Fikir kabızlığı, diyorum ben buna.&amp;nbsp;Ne yapıp etmeli, reklam yazarı olarak staj yapmalıydım başka yolu yoktu, ya reklam yazarı stajyeri ya da elveda reklamcılık merhaba devlet memurluğu... Ben memur olamam hayır yazarken bile içim gıcıklanıyor, yüzümü asarak işimi yapamam...&amp;nbsp;Günler geçiyor,&amp;nbsp;geçiyor, &amp;nbsp;geçiyor...&amp;nbsp;Ben hala maillerime cevap alamıyordum, bir yandan maillerim gitmiyor, maillerimin ulaştığı 3-5 ajansta cevap vermiyordu. Yaza kesin staj bulmalıydım, bu benim kariyerim için önemli bir adım olacaktı.&amp;nbsp;Tekrar aynı adreslere başka mail adresleriyle cv'mi yolladım.&amp;nbsp;Cevap yok.&amp;nbsp;Sonra karar verdim telefonla arayacaktım, &amp;nbsp;evet tek tek hepsini!&amp;nbsp;Neden beni çağırmıyorlardı öğrenmeliydim.&amp;nbsp;Aradım...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;İlk ki, stajyer alımlarımız bitti dedi. ( Şaşırtan şu ki adını vermeyeyim aynı ajans 1 ay önce stajyer alımlarımız daha başlamamıştır, diye cevap atmıştı.)&amp;nbsp;Devam et Jr,&amp;nbsp;diğerleri ise, başka mail adresi vererek beni olmadık yerlere yönlendirdi.&amp;nbsp;Bir tanesi ise ''Tamam sen yazın bizde staj yapacaksın'' dedi.&amp;nbsp;Küçük bir ajanstı ama olsun en azından boşta kalmayacaktım, yine de içimde büyük bir mutluluk yoktu.&amp;nbsp;Garantilemiştim kendimi, rahattım.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Bilmiyorum neden bir kaç gün sonra o ajansa mail atmak ve kendimi kesinkes garantilemek istedim.&amp;nbsp;İyi ki de yapmışım...&amp;nbsp;Ajansın verdiği cevabı duyunca, sektöre bayan olmama rağmen hiç duymadığım küfürleri bile istemsiz bir şekilde beynimden geçirdim. (Aslında biraz isteyerek!)&amp;nbsp;Şöyle diyorlardı,&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Aslında Jr. sen 3 ay bizde staj yapacaktın, karar verilmişti fakat burada ki stajyer arkadaşlardan biri devam etmeye karar verdi o yüzden seni alamayacağız kusura bakma. Hayatta başarılar.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yok çekinmeyin, siz de ediniz küfür! Bu yazıyı okuyan arkamdan gelen arkadaşlarıma minik bir tavsiye, garanti diye bir şey yok bu meslekte unutmayın!&amp;nbsp;Bitti dedim, artık yazın garsonluk falan yaparım para kazanır vaktimi öyle geçiririm diye düşünürken,&amp;nbsp;Ring, ring, ring!&amp;nbsp;Telefon çalıyor, ben uyuyorum, telefona baktım, İstanbul'dan arayan bir numara, nedense çok sevindim, &amp;nbsp;hemen zıpladım ve Alo...&amp;nbsp;Evet istediğim, beklediğim, hayal ettiğim telefon, Lowe&amp;nbsp;istanbul.&amp;nbsp;Aylık stajyer alan, böylece bir çok insana staj yapma imkanı sunan Lowe, beni haziran ayında hemde reklam yazarlığına çağırıyordu, evet dedim evet istiyorum.&amp;nbsp;Sesimi hep isteksizmişim gibi yapmayı denesemde olmuyor n'apabilirim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Çok harika, muhteşem, gerçekten aile ajansı olan bir yerde, beni reklam yazarı yapan bir staj yaptım.&amp;nbsp;Bitmemesini istediğim, stajyerlere babacan bir tavırla yardım eden, toplantılara girdiğimiz, dur ya ben reklamcıyım artık dediğim Lowe, seninle her zaman çalışmak isterim...&amp;nbsp;Bazıları tabii ki olmazsa olmaz çekilmez insanlardı, ama yine de sunum bile yapmıştık...&amp;nbsp;Hatta kreatif ekipte yer aldığım bir ilanım bile gazete de yayınlanmıştı.&amp;nbsp;Durun, durun... Bomba komik bir olayı anlatayım.&amp;nbsp;Sunum günü: Stajyerler 1 ay üzerinde çalıştıkları markalara reklam kampanyası hazırlar, bunun üzerine çalışır ve son gün ajans başkanından tutun da ajansın kedisine kadar herkes onları izler.&amp;nbsp;Her zaman ki gibi heyecan kurbanı ben başrolde...&amp;nbsp;Herkes toplanmıştır ve ajans başkanını beklemektedir. Ajans başkanı Nesteren Hanım toplantı salonuna gelir ve girişte bizim ekibe dönerek,&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-Çocuklar markanız nedir?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ben - MALGİDA!&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Markamız neydi söyleyeyim, Algida Max!&amp;nbsp;Gülmeyin ama...Tamam kopabilirsiniz, gerçekten feciyim!&amp;nbsp;(Şanslıyım ki stajyer arkadaşlarımdan başka kimse duymamıştı.)&amp;nbsp;Neyse bu stajdan aldığım gaz beni tutamazdı. Haziran sonrası için başka bir ajansı ayarlamak Lowe'dan sonra zor olamazdı. Sınıf arkadaşlarımın da olduğu Bed and Breakfast ile görüşme yapmıştım Lowe'da başlamadan önce onlarda beni temmuz için çağırmışlardı. Yine güvenmedim, Lowe bitmeye yakın garantilemek istiyorum ya ben, aradım ajansı...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;''-Merhaba, Jr. ya kusura bakma, seni staja alan kişi işten çıktı, o görüşmüştü senle hemde&amp;nbsp;burada stajyer çok, yer yok, üstelik sana burası küçük gelir, o&amp;nbsp;yüzden seni alamıyoruz.'' dedi.&amp;nbsp;Şok, şok, şok...&amp;nbsp;''Bu profesyonelliğe sığar mı?''&amp;nbsp;dan bir girdim, her şeyi söyledim ve sonra iyi ki de orada staj yapmadım.&amp;nbsp;Yani soruyorum size, benle görüşen kişi benim ne tanıdığım ne torpilim, benim şansıma onla görüşme yapmam benim kurban edilmeme sebep olabilir mi?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Sonuçta,&amp;nbsp;İstanbul'daydım...&amp;nbsp;Yurtta kalıyordum, ve bir umut, işten çıkan Art Director'un bir ajansta tekrar işe başlarsa beni yanına alacağını öğrendim. Onunla ilgili olmamasına rağmen bu hatayı düzelteceğini söyledi bana, ufacık bir umut doğdu bende ama sektör için!&amp;nbsp;Bekledim, ailem bir yandan boş duruyorsam eve gelmemi diretirken bir yandan bende yurtta her yere acil staj yeri mailleri atıyordum...&amp;nbsp;Yok.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Bu sefer olmadı, kuyruğumu kıstıra kıstıra maceraya bir süreliğine Mardin'e giderek ara verdim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Şimdi hala Mardin'deyim, 20 eylül'de dönüş yapacağım. Bu sırada çok şanslıyım ki 2 ajans aradı yarın görüşmeye gel dediler, haliyle uçak biletimi almıştım, bu sefer kafa dinlemeye ve yüksek lisans için çalışmaya karar verdim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Ama duracak değilim, dönüşte bir kaç ajansla görüşerek, işe başlamalıyım.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Çok fazla ayrıntıya girmesem de, 22 yaşımda kariyer maceram şimdilik bu kadar.&amp;nbsp;Artık iş arıyorum, Jr. Reklam Yazarı olmak için...&amp;nbsp;Kulağa hoş geliyor...&amp;nbsp;JR.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;-------------&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Hmmm!&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Gücenmeyin ama, deveye boynun eğri demişler, nerem doğru ki demiş misali, baştan aşağı yanlışlarla dolu anlattığınız "reklam sektörüne girmeye çalışan genç mezun" öyküsü.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Özünde yanlışlar var: Staj kurumu, stajyerlik adı altındaki köle pazarı, buna razı olan ve olmaya devam eden köleler ile onların bu durumdan kurtulmak için gösterebilecekleri kişisel çabaların neredeyse hiçbirini göstermemeleri. Bunlarla ilgili olarak, bu blogda defalarca yazdım. Tekrar etmeyeceğim. Ama şunu söyleyeyim, ajansların beleş personel bulmak için sürdürdüğü bu çıkarcı tavrı aşağılık buluyorum ve kınıyorum. Öğrencilerini bu konuda uyarmayan, yetiştirmeyen; stajı zorunlu kılan okulları da dar görüşlülük ve aldırmazlıkları, aymazlıkları için kınıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Yazınızda yanlışlar var: Gördüm dediği yanlışları düzeltmesi ve mesajını tekrar göndermesi için şans verdiğim ilk kişisiniz. &amp;nbsp;Buna karşın sürüyor yanlışlarınız. Patlangoç-patlangaç dışında neleri gördünüz de düzelttiniz bilmiyorum ve dönüp bakmayacağım ama eklemeden geçmeyeceğim; "yanlışlarımı gördüm" diyen mesajınızın başlığında "DÜZETME" yazıyordu! L harfi uçmuştu. Dikkat dağınıklığı, özellikle reklam yazarlığında öldürücüdür. Bir yandan iş ararken, bir yandan Türkçe Dilbilgisini ve Yazım Kurallarını tekrar çalışın. Hem bunları bilsek bile, hepimizin zaman zaman açıp tazelemesi gerekiyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yanlışlarınızın önemlilerini çabucak özetlersek,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;13 yaşın da&lt;/i&gt;" değil, "&lt;i&gt;13 yaşında&lt;/i&gt;" olacak.&lt;/div&gt;&lt;h3 style="font-family: Tahoma; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0.75em;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: medium; font-weight: normal; line-height: 21px;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif; font-size: 11px; line-height: normal;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;Yine de amcam olmadan çok şey başardığıma inandım, inanıyorum, inanacak mıyım bilmiyorum?&lt;/i&gt;" derken, yanılmıyorsam sonda ? işareti gerekmiyor. (En kolay bkz. www.tdk.gov.tr, Yazım Kılavuzu, Noktalama İşaretleri.)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;içimde ki&lt;/i&gt;" değil, "&lt;i&gt;içimdeki&lt;/i&gt;" olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "...&lt;i&gt;fakültede ki hocaların yanına gittim.&lt;/i&gt;" değil, "&lt;i&gt;...fakültedeki..." &lt;/i&gt;olacak.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;( Hoş her şey karışıktı, metin yazarlığı yapan strateji de, strateji yapan müşteriyle temasa geçip oradan hop çekimlere gidebiliyordu)&lt;/i&gt;&amp;nbsp;cümleniz düşük. "&lt;i&gt;...metin yazarlığı yapan strateji de...&lt;/i&gt;" nereye bağlanıyor örneğin? Noktalama işaretleri, Yay ayraçtan sonraki boşluk vb. hep özensiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;hiç'sin&lt;/i&gt;" değil, "&lt;i&gt;hiçsin&lt;/i&gt;" olacak.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;maillerimin ulaştığı 3-5 ajansta cevap vermiyordu.&lt;/i&gt;" değil "...&lt;i&gt;ajans da&lt;/i&gt;..." olacak.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;İlk ki, stajyer alımlarımız bitti dedi&lt;/i&gt;." değil, "&lt;i&gt;İlki...&lt;/i&gt;" olacak.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Türkçede, telefonlar "&lt;i&gt;ring ring ring&lt;/i&gt;" diye çalmıyor! İngilizcede belki.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;Ajansın verdiği cevabı duyunca, sektöre bayan olmama rağmen hiç duymadığım küfürleri bile istemsiz bir şekilde beynimden geçirdim&lt;/i&gt;" cümlenizi tekrar okuyun bakın, "sektöre bayan olmak" ve "buna rağmen bazı küfürleri hiç duymamak" gibi bir anlam çıkıyor.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Benzer bir çarpıklık "&lt;i&gt;Bu yazıyı okuyan arkamdan gelen arkadaşlarıma minik bir tavsiye, garanti diye bir şey yok bu meslekte unutmayın!&lt;/i&gt;" cümlesinde var: Yazıyı okuyan arkanız mı? O arkanızdan arkadaşlarınız mı geliyor?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- "&lt;i&gt;Şimdi hala Mardin'deyim, 20 eylül'de dönüş yapacağım.&lt;/i&gt;" cümlesinde geçen "&lt;i&gt;dönüş yapmak&lt;/i&gt;" yerine, "döneceğim" demelisiniz. Türkçede "dönüş yapmak" diye bir fiil yok.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;- Son olarak, sizin üzerinizden herkese soylüyor olayım, tek olduğu için, "İnternet" özel isim sayılıyor ve &lt;b&gt;b&lt;/b&gt;üyük harf İ ile yazılıyor.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&amp;nbsp;"Kariyer kariyer" dediğiniz şeyi, oturup tekrar düşünün hele. Bir yerlere girmeye çalışırken, staj adı altında yaşanmış çarpıklıklar var sadece. Ne pahasına olursa olsun bir yere gireyim de sonrasına bakarım çabalarınızı bırakın. Siz mesleki bilgiyle ve kişisel özenle dolu,&amp;nbsp;saygın bir biçimde hazır olmadıkça ve kamikaze tarzı başvurularınızı sürdürdükçe, kendine ajans diyen her düzen o yakındığınız tavırlarını sürdürecektir. Örneğin reklamcılık ve ilgili diğer konularda neler okuyorsunuz kendinizi yetiştirmek için? Okuyorsanız, niye oralardaki yazı ve yazıma dikkat etmiyorsunuz? Heyecan iyi ama mesleki dikkat ve özen de çok önemli. Yanlışlarla dolu bir mesaj veya CV'nin ne kadar itici olduğunu size anlatamam. Okuyan kişinin kendisi de çoğu kez o yanlışları yapsa bile, iş başvurusunda gördükleri gözüne batacaktır.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Okumuyorsanız, pek bir diyeceğim kalmıyor aslında...&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Times; font-size: medium; margin-bottom: 0px; margin-left: 0px; margin-right: 0px; margin-top: 0px;"&gt;Yazmadan, yazdığınızı düşünmeye koyulmadan önce, okuyun. Tekrar okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Not: Adınızı geçirmişsiniz yazıda. Onu, TV istasyonunun adını ve benzeri bir iki şeyi değiştirdim, çıkardım vs.&amp;nbsp;&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-3120864998480231365?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3120864998480231365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3120864998480231365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2010/09/rumuz-jr-ben-reklam-yazarymhayallerim.html' title='Rumuz: Jr - Ben reklam yazarıyım...Hayallerim, hayata yenilmeyecek!'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-9222978623553771988</id><published>2010-09-01T18:57:00.000+03:00</published><updated>2010-09-01T18:57:27.572+03:00</updated><title type='text'>Rumuz: Amatör - Vs.</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Ben 39 yasında amatör olmaya çalışan bir reklam uğraşanıyım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;4 yıldır çeşitli metinler yazmaktayım. Birkaç uluslararası şirkete, sloganlarımdan  örnekler yolladım. Hiçbirinden geri dönüş olmadı. Ancak, bir iki sloganımı rötuşlu olarak kullandıklarını düşünmekteyim. Örn; ekmek firması için ' Tost Kalalım ' sloganımı, bir ajansa yolladıktan bir süre sonra, ' ... ile dost' olarak anafikrinin kullanıldığını, bütün ekmek poşetlerinde görmeye başladım. Oysa, daha önce ekmek poşetlerinde hiç bir slogan kullanılmamaktaydı.  Bu şekilde yine örnekler var, ama uzatmayacağım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Lise mezunuyum, kısa bir süre, 2 yıl gibi, konservatuar eğitimim olsa da tamamlanamadı maalesef. 5 yıl çeşitli barlarda çıktım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Sloganlarla başlayan amatör çalışmalarım, kampanya, görsel, tv reklam metni haline de hayalimde dönüşmekteler. Karakaplı bir defterimde herşey yazılı ve bu defterle Uğur Çakır'a gittim, sanırım kendisi de, çalıştığı, sektörün en önemli firmalarından birinden ayrılmak üzere olduğu için bu görüşme yapılabildi; ve beğendiği satırları işaretlerken, sektör hakkında az da olsa bilgi ve görüşlerini paylaştı. 'Taşıması Bedava Konut ' projesi başlıklı, banka veya müteahhit firmalara yönelik fikrimi not ederek ayrıldı, yeniden bir görüşme ise bir daha yapılamadı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Sadece slogan yazmanın yeterli olmayacağını da biliyorum. Ama bir yerlerden başlamalıyım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Mailime, yazılarınızdan, yorumlarınızdan dolayı size duyduğum, hissettiğim,  güven ve sevgiyle örnekler ekledim. Hem yol göstermeniz, hem de teselli etmeniz için :-) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Sloganlar;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Muhabbeti Açar ( Çilingir Rakı - Kampanyaya bile dönüşebilecek bir slogan, çilingir sofralarının kurulması gibi )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Bakımlı olmak iyidir, insana güven verir ( Havayolu Şirketi - tv reklamı senaryosu da var )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Rakım ( Yükseklik Tabelası görseliyle, rakı reklamı )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Bindiğiniz gibi değil ( Otomobil )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Yediğim en güzel nane ( şeker-ciklet )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Acı başlar tatlı Bitter ( Çikolata )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-PS : I love You ( Play Station )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Hayaller bazen el değiştirir ( 2. el lüks otomobil )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Duş İşleri ( Duşakabin )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Efsanelerde değil eczanelerde ( Prezervatif )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-İlkbahar Yaz Sonbahar Jeep ( 4 mevsim görseliyle jeep reklamı )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Gerçek biran... ( Bira içilen bir masa resmi kullanılarak )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Yaz saati uygulaması ( Saat reklamı, Swatch mesela, rengarenk dizilmiş halde )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Nescafee Mucho ( Dalida - bessame mucho yorumuyla )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Give me the Nike ( George Benson - give me the night - dolunay üzerinde nike amblemiyle )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Önce ayağınıza dokunur sonra hayatınıza... ( Spor ayakkabı markası )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Dereden tepeden konuştuk biraz..( jeep )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-İki dil bilir ( Jeep - yarı kirli bir jeep görseliyle )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Bazıları için gece , 2. bir gündür ( Viski, gece bar görüntüsü )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;-Onu seven 'Uno' sever. ( Uno ekmek )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: inherit;"&gt;Vs....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Dışarıdan reklamlar, sloganlar yazıp ajanslara yollayan kişilere bir de siz katılmışınız demek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerinize alınmayın isterseniz ama, ta baştan şunu söyleyeyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam ajanslarını bozan üç kaynak varsa, onlar,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ajanslara girmek için her şeyi yapmaya hazır ve razı (dolayısıyla ajanslara salak gibi beleş iş gücü sunan) yeni mezunlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Reklam ajanslarının gelirini sonsuza dek kırpan medya ve reklamveren (veya reklamveren ve medya)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dışarıdan slogan, reklam filmi vs. yazıp gönderen, sonra da fikrim çalındı diye yaygara koparan amatörler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan defalarca yazdım, çeşitli mesleki yayınlarda belirttim, REKLAM İŞİ, BİRİLERİNİN BİR YERLERDE OTURUP VEYA İSTİHAREYE YATIP, FİKİRLER YUMURTLAMASIYLA YÜRÜMÜYOR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işin arkasında, reklamverenin kendi içinde veya reklam ajansıyla birlikte çalışıp mutabık kaldığı bir stratejik yön var. Bunun ifade edildiği, ölçülebilir hedeflere bağlandığı; etkelenmesi istenen hedef kitlelerin, kurumsal veya markaya ilişkin olmazsa olmazların, araştırma sonuçlarının işaret ettiği önemli noktaların, zamanlamanın, bütçenin vs. belirtildiği bir brif belgesi var. O markanın daha önceki kampanyalarının o güne getirdiği platform, slogan, tarz, ses tonu var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana yazılarımdan vs. güven duyup emanet ettiğinizi incelikle - ustalıkla belirttiğiniz örnek sloganlarınıza bakınca gördüğüm genel nitelik, "harf değiştirmeyle, orijinal sözcüğe veya kavrama sesce yakın sözcükler elde edilmesi; ürün veya hizmet bağlamında kalmayı çoğu kez başaran, ironik bir yapı". Hemen hepsinde bu tarz hakim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama dediğim gibi, iş sadece, tumturaklı veya çağrışımlı manidar cümleler icat etmekle bitmiyor, başlamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla, yazdıklarınızın herhangi bir reklam kampanyasında kullanılması, ya müthiş bir raslantıyla markanın iletişim ihtiyacına denk gelme gerektirecektir ya da kullanan ajansın (dolayısıyla da kreatif direktörün) her nedense bir yerlerde tıkanıp kaldığına, kendiliğinden gelen bir armağana (!) sarıldığına işaret edecektir. Bu ikinci şık, bazen, ajansın veya kreatif direktörün üçkağıtçılığının bir gereği de olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıldığını gördüğünüz 'tost kalalım' sloganınıza gelince, hatırladığım kadarıyla, daha 90'lı yıllarda&amp;nbsp;KLAN'da&amp;nbsp;UNO için yaptığımız bir basın reklamda kullanılmıştı sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek sloganlarınızı sadece bir şeye işaret sayabilirim: Yazıyı, mekanik yapısı ve değişebilirliği içinde görebiliyor, düşünebiliyorsunuz. Bu da sizde, geliştirilmek ve disiplin içinde yani brif uyarınca kullanılır hale getirilmek kaydıyla, yazar malzemesi olduğunun ipucu olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yazım hatalarınız var. (Hepimizin olabiliyor ama dönüp dönüp kontrol etmelisiniz, yanlışlarınızı öğrenmeli, yazılarınızı düzeltmelisiniz. Hele bir e-posta gönderiyorsanız...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: 'Herşey' laneti. Galiba 'everything' karşılığı gibi düşünülüp birlikte yazılır hale gelen bu sözcük -ki böyle bir sözcük yok- aslında 'her şey' diye ayrı yazılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: 'Biran' laneti. Böyle bir sözcük yok! Doğrusu 'bir an' (gençler bunun bir de 'şuan' biçimini seviyor ve kullanıyor.) 'Bira' ile örtüşsün diye böyle yazdığınızı söylemeyin bana lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Türkçe hatalarınız var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: 'Geri dönüş olmadı'. Yine çeviri bir lanet. Hem bakın, 'geri dönülmedi' bile dememişsiniz, bir de 'olmak' eklemişsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: 'En önemli firmalarından'. 'En' diyorsak, tek olması gerekiyor. Sizin demek istediğiniz 'önemli firmalarından'...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Dikkatinizi odaklamanız gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örnek: 'Nescafee'. Tek e ile yazılmıyor mu? Bunu gönderseniz, ajans veya reklamveren, 'Hadi canım sen de, daha markamızı bile doğru yazamıyor' demez mi?&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-size: small;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;Son olarak, sorayım: 'Amatör olmaya çalışan reklam uğraşanı' ne demek?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse; font-family: arial, sans-serif;"&gt;Reklamcı olmaya amatörce uğraşıyorum mu?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;Reklamla amatörce uğraşıyorum mu?&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;Ne? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;Hayatın zorluklarla dolu olduğunu, geçimin kazanılmasını gerektiğini biliyorum tabii ama, ne yazık ki reklamcılık da amatörce yapılamıyor. (Aslına bakarsanız galiba artık profesyonelce bile yapılamıyor ama neyse.) Size diyeceğim şu: Eğer bu işi gerçekten yapmak istiyorsanız, hariçten gazel atmaya çalışmayı bırakın ve bir yere girmeye bakın. Ama, bu da, sadece yazı dili becerisiyle de olmuyor artık. İletişim, pazarlama, medya vb. bilgisi gerektiyor. Ve sakın ha, ebedi stajyer kadrosuna razı olmayın.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;Vs.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: arial, sans-serif;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="border-collapse: collapse;"&gt;İlginize teşekkür ederim.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-9222978623553771988?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/9222978623553771988'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/9222978623553771988'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2010/09/rumuz-amator-vs.html' title='Rumuz: Amatör - Vs.'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-2749144303093837466</id><published>2010-07-21T11:44:00.003+03:00</published><updated>2010-07-21T12:09:33.178+03:00</updated><title type='text'>Rumuz: Ben - Nasıl ilanlar yapmalıyım?</title><content type='html'>Şu anda orta ölçekli bir reklam ajansında stajyer reklam yazarlığı yapıyorum. Sorunum ise, yazdığım ilanların ve bulduğum fikirlerin yaratıcı bulunmasına ve beğenilmesine rağmen uygulamaya geçmemesi ve müşterinin kolay yolu seçerek klasik ilanları (yaratıcılık içermeyen, mutlu aile tablosu vb. gibi fotoğraflar ile hazırlanan) tercih etmesi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durumda sorum şu: Yayınlanan ama "klasik" ilanlar mı hazırlamalıyım yoksa yayınlanmayan ama beğenilen yaratıcı çalışmalar mı yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sorum da şöyle: Şu an baş reklam yazarına bağlıyım ve yaptığım işleri ona gönderiyorum. Acaba işlerimin uygulanabilmesi için ve kendimi göstermek amacıyla yaptığım çalışmaları Creative Director'ümüze (aynı zamanda ajans başkanı kendisi)&lt;br /&gt;iletmem daha mı doğru olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;---&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Orta ölçekli demek... Stajyer reklam yazarlığı demek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç dostum, (stajyer olduğunuza göre, genç olduğunuzu varsayıyorum) 'stajyer reklam yazarlığı' tamlaması ve garipliği size de batmıyor mu? 'Stajyer reklam yazarı' olarak çalışıyorum demek istiyorsunuz herhalde. 'Stajyer reklam yazarlığı yapmak' zaten kanser olmuş bu konunun, artık bir pozisyon hatta meslek haline gelmiş olduğunu gösteriyor bana! Bir kat daha üzülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar zamandır bu tuhaf durumdasınız? Umarım az bir süreden beridir. Çünkü staj ise zaten bir ay bilemediniz iki hadi üç ay olsun. Para alıyor musunuz? Bordroda mısınız? Bir bordroya imza atıyor musunuz? Atıyorsanız, aldığınız parayla imzaladığınız rakam aynı mı? Sosyal sigortanız var mı? Yok mu? Yemek paranızı veriyorlar mı? Bunlara 'hayır' cevabı verdiyseniz tamamen veya ağırlıklı olarak, içten tavsiyem o işyerini çalışma müdürlüğüne ihbar etmeniz. Ya da oradan aynen çıkmanız. Yazık size. Allah bilir nerelerde okumuşsunuzdur. Yabancı dil biliyor olabilirsiniz. Evli veya nişanlı olabilirsiniz. Orada tutunabilmek için cepten veya aileden para yemiyorsunuzdur umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, sorularınıza gelelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılması gereken şey, önce müşterinin ve ajans yönetiminin ısmarladığı işi yapmak, göstermektir. Amma, yanı sıra, 'bunu yaptım ama şöyle de yapılabilir' deyip ortaya koyabileceğiniz ve sizin kafanızdaki doğruları işleyen ek bir çalışma olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, kafadan 'o iş öyle olmaz, yapılmaz' demek yerine, yapmak ve ne kadar kötü veya etkisiz olacağını, daha iyi bir çalışmayla göstermek akıllıca olur. Puan kazandırır. Sonuçta, kendi ısmarladıklarını seçebilirler ama birkaç işten sonra belki de imana gelirler. En azından iyi niyetinizi görürler. Bir gün, tamam şunu yapalım diyebilirler. Hâlâ oradaysanız (stajyer ve 43 yaşında olmadığınızı umarak söylüyorum) sizin de seveceğiniz işleriniz yayınlanabilir. Olmadı, basıp çıktığınızda, gittiğiniz görüşmelerde 'bakın bunlar yayınlandı ama bunları da çalışmıştım, daha iyidir' diyebileceğiniz bir dosyanız olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem, reklamveren her zaman kendi kafasının basacağı, kendi kültürünün yeteceği işlere peki der. Kafayı zorlamaz. Hayalgücünü işletmez. Risk almaz. Hele profesyonelse. Sadece 3 aylık veya yıllık satış sonuçlarına bakar. Patronu ne kadar pirim verecek veya fırça çekecek ona bakar...&lt;br /&gt;:(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajans orta ölçekli ama hem kreatif direktör var hem baş yazar hem stajyer öyle mi? başka yazarlar da var mı baş yazarın altında yoksa bu zincir bu üçlüden mi ibaret? Neyse, madem bir baş yazara bağlısınız, onu atlayıp işleri patrona göndermek sevimsiz olur. Baş yazarla aranızı bozar, başınıza iş açar. Sen ki bir stajyersin, yani etajerden hallicesin, ne işin var beni atlayıp patrona doğrudan iş göndermeye deyip, sizi Çırak Stajyer Reklam Yazarı pozisyonuna tersterfi ettirebilir! Bunu istemeyiz değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dikkatimi çekti, 'işleri gönderiyorum' diyorsunuz... Yüz yüze görüşmüyorsunuz mu demek bu? E-posta veya intranet üzerinden mi yolluyorsunuz çalışmaları? Olur mu!? Yüz yüze konuşmalısınız. Size niye öyle yapmayı istemediğini anlatmalı. Size yön vermeli. Size bir şeyler öğretmeli. Belki yanlış düşünüyorsunuz, bunu size anlatmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoksa siz fanilerin alçak düzeyine inmeye tenezzül etmeyecek kadar ulvi, yoğun, vs vs mi baş reklam yazarı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine dikkatimi çekti, 'bulduğum fikirlerin' diye bir laf etmişsiniz! Hangi okuldansınız bilmiyorum ama, size öğretmediler mi, 'fikir bulunmaz -çünkü kaybolmamıştır ki bulunsun- üretilir, düşünülür, geliştirilir vs vs. diye?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka sorularım da var: Oraya nasıl bir süreçle başvurdunuz? Niye oraya başvurdunuz? Sizinle kim görüştü? Sizi neden aldılar? Erkek misiniz yoksa kadın mı? Güzelce, akça pakça mısınız yani yüzünüze bakılır türden bir şey misiniz? Alırken ne söylediler? Reklam düşünmek ve yazmak dışında angaryalar da yaptırıyorlar mı? Tost söyle, gazete kes, patronun gömleklerini temizleyiciden al gibi... Sizden başka stajyer var mı?  En eski stajyer ne kadarlık? Ay? Yıl? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah ah.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-2749144303093837466?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2749144303093837466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/2749144303093837466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2010/07/rumuz-ben-nasl-ilanlar-yapmalym.html' title='Rumuz: Ben - Nasıl ilanlar yapmalıyım?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-1787634731486592918</id><published>2010-01-24T17:14:00.005+02:00</published><updated>2010-01-24T17:53:10.935+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Çaydanlık - Ben nasıl bir fark yaratabilirim?</title><content type='html'>Halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünden mezun olmaya hazırlanan bir çömezim.  Hergün okuduğum yazılar ve bu yazılara ilişik fikirler; aklımın ücra köşelerine endişe sinyalleri gönderiyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ben bir hayalperestim. Jules Verne ile tanışmadan önce Aya yolculuğun hayalini kurardım. Siyah gökyüzündeki o minik ışıltıların hakimi, odamdaki Çin lambasını andıran büyük ışık: Ay. Astronot olmak istiyordum. Hayallerim benimle birlikte büyümemiş; çocukken çizdiğim resimler bu duruma şahitlik ediyor şimdi. Reklamcılığın en baba sözlerinden: " Sky is the limit." ürettiğim fikirlere özgürlük tanıdı. Artık fikirlerimi uzay mekiğiyle Aya uğurlayabilirdim. Cümlelerime özgürlük verdim, kelimeleri benzemeyenleri içinde kaynaştırdım. Fikirlerim Küba oldu, sonra Amerikan sektörü onlara ambargo koydu. Öncelikle derslerde kalıplarla karşılaştım. Pazarlamanın kalıpları, fikir üretimime uygun değildi. Mallar çoğu zaman elimde kaldı. Yıllar geçtikce fikirlerim de bu duruma alıştı ve kalıbına uygun hale geldiler. Artık bir ben yoktu benden ileri; pazar, ekonomi ve hedef kitle vardı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Kapısında "sektör" yazan afili bir ajansta staj yaptım. Bu tecrübede hayal kırıklığına uğrayan sadece fikirlerim değildi. Bizzat ben kendim hüsrana uğradım. Geçmeyen saatler, asılan yüzüm, ve çatılan kaşlarım bir bütünün parçalarıydık. Sonbaharda okula döndüğümde geçmiş yılların çeşidi derslerin sınıflarında dirsek çürüttüm.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mezuniyete kalan sayılı günlerde okulun isteği üzerine doldurduğum memnuniyet anketinin sonunda, kendimi memnuniyetimi sorguladım. Eskiden mezunlar bir mesleğin erbabı olarak mezun olurlarmış. Söylentilerden kulağıma çalınanlar bunlar. Şimdi bizler mezun olurken daha yaşlı, daha kararsız, daha endişeli ve daha dertliyiz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu işin formülü yok. Okuduklarım okumadıklarımla doğru orantılı artış gösterirken; " Bilgi " hala baba bir kelime olarak karşımda duruyor. Bütün yazdıklarımdan sonra merak ediyorum: Benden daha kıdemli üniversitelerden mezun, Türkçe, İngilizce ve diğer dillere benden daha hakim, daha okumuş milyonlarca insan varken ben nasıl bir fark yaratabilirim ? Farkımı bulmak adına çıkarttığım akıl haritasının bağlantılarında boğulmaktan kendimi zor kurtardığımı belirtmeliyim.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Eli ayağı düzgün ender mektuplardan... Siz benim öğrencilerimden biri olmayasınız sakın? İpuçları yabancı gelmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mektubunuzu soldan sağa, yukarıdan aşağıya birkaç kez okudum. Sonunda bir soru içerse de, belki de blogun başlığına uyan bir biçimde, dertleşen birinin sesini duydum. Birden çok şey söylüyordu. Benim masadan söylenebilecekleri söylemeye çaba göstereyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere, kabul edin ki, büyüdünüz! Ve bu iyi bir haber değil aslında. Odanızdaki Çin lambası sizi astronot olup aya göndermeye yeterken, şimdi kapısında sektör yazan afili ajansta staj yapabilmek bile sizi kesmiyor. Yapı, işleyiş, gençlere, yeni mezunlara bakış sizi endişelendiriyor. Anlattığınız her şey, çocukluğun eşsiz yaratıcılığı ve hayalgücü yerine, eğitim sisteminin düzenli biçimde başka -kalıpsı- şeyler koyduğuna işaret ediyor. Benim verdiğim Reklam ve Halkla İlişkiler dersinizde bunu aynen böyle anlattığımı hatta doğuştan sahip olduğumuz yaratıcılığın hangi yaşta yüzde kaç azaldığını (yok edildiğini demek daha doğru belki de) tablo halinde gösterdiğimi hatırlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satır aralarında, fikirlerinizin kabul görmemesinin sizi mutsuz ettiğini görüyorum. Mazeret olarak gösterilen veya sizin saptadığınız, fikirlerinizin pazarlamanın kalıplarına uymaması ise, üzülmeyin; buna bir staj süresinde karar verilemez. Daha sahici ve sürekli bir çalışma ortamında, düşünmeyi bilen biri olarak başka fikirler üretebilirsiniz ve/veya pazarlamanın veya başka şeylerin kalıplarını zorlayacak bir düzeye gelmek için çalışırsınız. İş de aslında bu: Kalıpları kırmaya çalışmak. Hangi alanda olursa olsun. Kişisel veya örgütsel veya toplumsal, iş veya sanat, ürün veya hizmet... Fikirleriniz kalıplara, bir staj süresinde uyuverdiyse, çabuk pes etmişsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiden mezunların bir meslek erbabı olarak yetiştikleri savına nereden geldiniz bilmiyorum. Her mesleğin çıraklık, kalfalık ve ustalık aşamaları vardır ki bunlar da yaş, deneyim ve performans ile ortaya çıkar. Mezunlar, olsa olsa, sağlam bir bilgi temeli ve bir mesleğin ilkeleri ile çıkarlar okullarından. Ya da, ne yazık ki sık gördüğümüz üzere, tın tın boş; kültürsüz, okuma-yazma-düşünme becerilerinden epey yoksun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nasıl fark yaratabileceğiniz sorusuna verilecek cevabı, yine derste gösterdiğim (yasaklı bile olsa, YouTube'dan bulup seyredebilirsiniz) Steve Jobs'ın bir mezuniyet konuşmasından hatırlayın: Stay hungry, stay foolish. Yani, hep bilgiye aç olun ve çocukluğunuzu asla kaybetmeyin. Umutsuzluğa kapılmayın, geleceğin sizlere baktığını unutmayın. Bugün size kalıplar dayatan sistemi, dayattığı kalıpları kırarak siz değiştireceksiniz. Sizden daha okumuş, dile daha hakim vb. başkaları karşısında ne yapacağınızı sormuşsunuz bir de... Öncelikle koşulları elinizden geldiğince eşitlemeye çalışacaksınız. Beraberliği bozacak veya sizin tercih edilmenizi sağlayacak şeyin, 'yaratıcı düşünme becerisi' olduğunu da hatırlayın. Başkalarının -ne kadar okumuş vs olsalar bile- görmediğini görebilmek, düşünmediğini düşünebilmek; ve de bunları gösterebilmek veya anlatabilmek yaratıcı düşünme becerisi. (Michael Michalko'nun kitabından. Türkçesi de var, okuyanlar için buraya koyalım adını: Yaratıcı Dehanın Sırları. Koridor Yayınları. Birinci basım 2008. ISBN: 978-9944-983-64-8)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir hatanızı görmezden geldim ve düzelttim ama biri var ki işaret etmek zorundayım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Farkımı bulmak adına çıkarttığım akıl haritasının..." cümlenizdeki 'adına' kullanımı yanlış. Çok yaygın hale gelen bu hata iç acıtıcı bir düzeyde. Kullanmanız gereken doğru sözcük, 'için'. Haydi bilemediniz eski kullanımda söylediniz diyelim, o zaman 'uğruna' diyebilirsiniz. Ama 'adına' olmaz. 'Farkınızı bulmak' size vekalet mi verdi ki 'adına' olsun??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Zihin haritalarının ayrıntıları iyidir. Boğulacak gibi oluyorsanız, unutmayın: "When you are stuck, take a break". Tıkandığınızda, ara verin.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-1787634731486592918?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1787634731486592918'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1787634731486592918'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2010/01/rumuz-caydanlk-ben-nasl-bir-fark.html' title='Rumuz: Çaydanlık - Ben nasıl bir fark yaratabilirim?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-8413864848257807534</id><published>2009-12-19T00:27:00.002+02:00</published><updated>2009-12-19T01:14:00.617+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Amistad - Reklamcı olmayı gerçekten istiyor muyum?</title><content type='html'>Ülkemizin popüler üniversitelerinin birinde işletme bölümünden mezun olmama üç dört haftalık bir zaman kalmasına rağmen hala kariyer planım netleşmedi. Okulda çeşitli disiplinlerden dersler alarak kendimi hem işletmenin çeşitli kollarında yetkin kılmaya çalışırken bir yandan da serbest seçmeli derslerimi edebiyat, politika ve görsel sanatlar üzerine yoğunlaşarak eksik olduğumu düşündüğüm alanlarda geliştirmeye çalıştım. Üniversiteye başlamadan önce aklımı kurcalayan reklamcılık hayalinin ise tamamen filmlerde veya Mad Men dizisindeki gibi yıldızlaşmış figürler üzerine kurduğumu fark edip staj macerama başladım, işi yakından görmek ve az da olsa deneyim kazanmak için.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Büyük bir ajansta stratejik planlama bölümüne girmem ile birlikte staj maceram başlamış oldu. Kısa bir birliktelikten sonra vedalaşarak başka bir ajansa geçtim gene aynı pozisyon için. Herhangi bir sorundan veya mutsuzluktan değildi bu veda, sadece farklı ajansların metodlarını ve çalışma ortamlarını gözlemleyebilmeyi amaçlıyordum. Neyse lafı daha fazla dolandırmadan, ikinci reklamcılık stajımın ikinci ayı taze bitmişken bu staj sürecinin bana pek birşey katmadığını farketmiş bulundum. Aynı zamanda ajansta 30 yaşında stajyerlerin bulunduğunun farkına varmam, gene 30 yaş civarı insanların 4 aylık deneme süreçlerine maruz kaldığını öğrenmem, birlikte çalıştığım planlamacılardan birinin sanal ortamlarda stajyer sömürüsü ve sektördeki gelir dağılımındaki ters piramit kurgusuna isyan etmesi de motivasyonumu alt üst etti. Şöyle ki, cebimden yol parası verip günde iki-üç saate yakın trafik çekip geldiğim ajansımın bana birşey katıyor veya vaad ediyor olduğu konusunda şüphelerim arttı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu ajansa girerken görüşmede stajyerlikten yetiştirip kadroya almak gibi bir gelenek olmadığını öğrenmiştim, gene de Jr. Planlamacı gibi çalıştırıyoruz biz stajyerleri vaadine kanarak kabul ettim gönüllü köleliği. Şimdi ise biraz sorgulamaya başladım bu gidişatı. “Reklamcı olmayı gerçekten istiyor muyum?”, “Lisansüstü programlara katılmak ve bu pek parlak bir gelecek vaad etmeyen iş koluna daha fazla yatırım yapmalı mıyım?”, “Stajda ilanları ve filmleri ayıklayıp kimsenin geri dönüş yapmadığı minik raporlar yazmak bana ne katıyor?” gibi sorular var aklımda.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ajanslar kadrolarındaki küçülme sebebiyle iş yükü ağır olan üstlerimin bana ve diğer stajyerlere ayıracak vakti olmamasını anlayabiliyorum, sigara molalarında “Keşke iş yükümüz bu kadar ağır olmasa da size birşeyler öğretebilsek” derken ki samimiyetlerine de inanmak istiyorum. Fakat CV’mde güzel duracak olması dışında birşey katıyor mu acaba bu emeklerim diye düşünmeden de edemiyorum. Birinci ayımdan sonra bu ajansta stajyer ekibi olarak yaptığımız işlerin rutin ve beyin gerektirmeyen şeyler olduğunu fark ettim. Gene alıntı yapıyorum ama “Kendinizden birşeyler katın, yoksa bu işleri bilgisayar kullanabilen lise mezunu biri de yapabilir” denilmesine rağmen fikirlerime kulak asılmadığını düşünmekteyim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Herneyse, özetle sormak istediğim şudur; sizce şu an kendimi ajans içinde nasıl geliştirebilirim? İnternet sayesinde dünya çapında kampanyaları takip etmek dışında açıp bir kitap okuyacak vaktim ve enerjimin kalmıyor olması beni rahatsız ediyor. Okul ve stajı bir arada yürütürken vaktimi boşa mı harcıyorum acaba diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Çoğu ajansın stajyerlerine “biz bir reklamcılık okuluyuz” dediğini duyduğum bir ortamda gerçekten kendimi geliştirebileceğim, ben bu işi istiyor muyum sorusuna cevap verecek hale gelebilmemi sağlayacak  bir ajans var mıdır?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Şimdiden teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu güzel ve özenli yazılmış mektup için teşekkür ederim. Doğru yazabilen kimse yok mu diye üzülmeyeceğim artık. ('Birşeyler' dışında hatanız yok gibi geldi bana.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşadığınız 'staj' yutturmacası, ne yazık ki, burada da defalarca yazılanlardan farklı değil.&lt;br /&gt;Ajanslar bu ayıbı inatla sürdürüyor. Ama onları da gençlerin -sizin deyişinizle- 'gönüllü köleliğe' razı olması azdırıyor.&lt;br /&gt;'Reklamcılık okulu' olduğunu ileri süren ajansların (!) ve onların yöneticileri dahil reklamcılarının, reklamcılığı, insan yetiştirmeyi, iş yasasını vs. ne kadar bildiği de ayrıca içimi kaldırıyor. Bırakın staj dönemini, orada tam zamanlı çalışmaya başlasanız size ne öğretebilirler, bu bile çoğu yer için meçhul bence. Çok çalışıyoruz, sizinle ondan ilgilenemiyoruz da bir kandırmaca. Ajansların gece yarılarına kadar mesaiye kalmaları gibi: Bu, işlerinin çokluğuna değil, verimsiz çalıştıklarına işaret ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kestirmeden gideyim ve size önerimi söyleyeyim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamcılık konusunda ümidinizi hemen yitirmeyin. Evet, sizi, sittin sene stajyer olarak çalıştırılacak bedava eleman gibi değil, yeni başlayacak ve yetişecek nitelikli biri olarak işe alacak gerçek ajanslar var. Sayıları az bile olsa var. Madem 'staj'ı ne menem bir şey olduğunu gördünüz, şu işletme bölümünü bir güzel bitirin. Hemen askere gitmek gibi bir planınız yoksa, bu seçeneği de düşünün. 'Master yapacağım, bir yandan da çalışmaya bakacağım' diyorsanız, disiplinli ve onurlu bir arayışta ben de size yardımcı olmaya çalışırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi seneler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-8413864848257807534?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/8413864848257807534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/8413864848257807534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2009/12/rumuz-amistad-reklamc-olmay-gercekten.html' title='Rumuz: Amistad - Reklamcı olmayı gerçekten istiyor muyum?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-1026469591122475523</id><published>2009-12-10T20:18:00.007+02:00</published><updated>2009-12-10T21:43:39.331+02:00</updated><title type='text'>Rumuz: Betonudelicem - Kurnaz ve yaratıcı olduğumu düşünüyorum</title><content type='html'>Merhaba Fotografçılık bölümünde okumaktayım. 21 yaşındayım.  Reklamcılıgı yeni düşünmeye başladım açıkçası fakat kararlıyım. Ögrenmem gereken pek çok şey oldugununda farkındayım. Kurnaz ve yaratıcı oldugumu düşünüyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1. Şuana kadar reklamcı adayları hakkındaki gözlemlerim : Genellikle reklamcılıgın sadece yaratıcılık oldugunu düşünüyorlar.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2. Sıkıntılar genellikle hep iş bulma ve şans tanınmaması yönünde, bunun tek sebebi reklam sektörünün acımasız ve sert bir sektör olmasımı dolayısıyla onlara şans tanınmamasımı yoksa herkezin iyi bir yazar yaratıcı birer deha olmaması olabilirmi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;3. Şimdiden işe girmek için bazı kurnazca fikirlerim var. Fakat girdikten sonra nasıl olacak yani ajansta işler nasıl yürür biraz fikir verebilirmisiniz ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;4. Yaratıcı olmak için reklamcı olmak bana saçma geliyor dogrusu. Reklamcı olmak sattırmaktır bence.. Yaratıcı olmak istiyen yazar olabilir. Hemde hayal güçlerini şirketlerin maddi çıkarları gölgelemeden yapabilirler. Bence reklamcılık, reklam verene istedigini vermektir, Ona para kazandırmak ürünü sattırmaktır. Reklam adaylarının sorunu bu olabilirmi&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;5. Reklam yazarları sizce nasıl olmalıdır ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;6. Son olarak yetenekli oldugumu gerçekten nasıl anlıyabilirim ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; Gerçekten iddalıyım fakat kendime olan güvenim gözlerimi kör etmiyor.  Türkçemi en kısa zamanda düzeltecegim, ögütlerinizi dinliyor, çok okuyorum ve yazmaya başlıyacagım. Bana yol göstermesi açısından yazın portfolio isimli sizinde katılım yaptıgınız kursa gitmeyi düşünüyorum katılan arkadaşlarım oldu sizce benim için faydası ne yönden ol&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Not: Biz gençlerle ilgilendiginiz için size çok teşekkür ediyorum. Haddime degil ama söylemeden geçemiyecegim kültürünüz ve duruşunuzla bulundugunuz konumu fazlasıyla hakettiginizi düşünüyorum, şimdiden teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Hmmmmmm!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darılmayın ama şaka gibi bir yazı. 'Türkçemi en kısa zamanda düzelteceğim', siyasi partilerin seçim vaadleri gibi duruyor. Düzelme ne demek, yeni baştan öğrenseniz belki daha iyi olur. Niye bu kadar geç cevap yazabildiğimi de böylece söyleyeyim: Yazınızı ilk okumamdan sonraki şoku, iki haftada zar zor atlattım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazımdan başlayalım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Biten cümlelerin sonuna nokta konur. 'Merhaba.' gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ş harflerini, ı harflerini, ö ve ü harflerini yazmışsınız ama ğ yok. Hepsi g olmuş. Ğ harfine özel bir gıcıklığınız mı var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Şuan' diye bir laf yok Türkçede! Siz gençlere bunu nasıl öğreteceğiz? İki ayrı sözcükten oluştuğunu anlamak için dilbilimci olmak mı gerekiyor allah aşkına?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Herkez' diye bir sözcük yok. 'Herkes' olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Soru soran 'mi' 'mı' ekleri, kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Dahi bağlacı yerine geçen 'de', 'da' kendinden önceki sözcükten ayrı yazılır. Aksi takdirde, 'ismin de hali' anlamında kullanılmış olur. Örneğin 'kapı da' ile 'kapıda' aynı şey değildir: İlki, 'kapı dahi, kapı bile' demektir, ikincisi ise 'kapının önünde' veya 'kapının üzerinde' vs demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazınızı asıl okunmaz yapan, ifadedeki ve mantıktaki tuhaflıklar, çelişkiler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Şimdiden işe girmek için kurnazca fikirlerim var. Fakat girdikten sonra nasıl olacak  yani ajansta işler nasıl yürür biraz fikir verebilirmisiniz?' &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asıl ben sorayım: Girmek için kurnazlıklar tasarladığınız ajansların nasıl çalıştığını madem bilmiyorsunuz, o kurnazlıkların ajanslara girmenize yarayacağını nereden biliyorsunuz? Hayır, reklam ajanslarında işlerin nasıl yürüdüğünü buradan yeterince anlatmam mümkün değil. Madem okuyorsunuz, ajanslarda işlerin nasıl yürüdüğünü kitaplarda bulabilirsiniz onlara başvurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Yaratıcı olmak için reklamcı olmak bana saçma geliyor' demişsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra da, işleri nasıl yürüttüğünü bilmediğiniz reklam ajanslarında çalışmanın, reklamcı olmanın sattırmak olduğunu buyurmuşsunuz. Sizce reklamcılık, reklamverene istediğini vermekmiş! Ona para kazandırmak, (virgül yok tabii, ben koydum) ürünü sattırmakmış. Dostum, siz zaten işi çözmüşsünüz. İşlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmek için bana yazmanız filan gerekmiyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Aynı paragrafta 'Yaratıcı olmak isteyen yazar olabilir. Hemde hayal güçlerini şirketlerin maddi çıkarları gölgelemeden yapabilirler' demişsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım, 'reklam yazarı olabilir' değil de 'edebiyatçı olabilir' demek istiyorsunuz. Şirketlerin maddi çıkarlarının reklam yazarlarının hayalgücünü gölgelediğini nereden çıkardınız? Bu da mı bir gözleminiz? Yaratıcılık tanımını, işleyişini tam olarak öğrenmeden; ajanslarda işlerin nasıl yürüdüğünü bilmeden bu fikirlere nereden varıyorsunuz? Meşhur 'bilmem kaç kuruş' kitabından mı? Cin olmadan adam çarpmayın genç dostum. Bu işe girmek istiyorsanız, klişelerden, önyargılardan, yarım yamalak sözde bilgi kırıntılarından uzak kalmaya bakın. Açık fikirle öğrenmeye bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Reklam yazarları sizce nasıl olmalıdır?'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun veya orta boylu, esmer veya sarışın, kız veya oğlan, zeki, okumuş, konuşmasını yazmasını bilen, kültürlü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Yetenekli olduğumu gerçekten nasıl anlayabilirim?'  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi konuda? Fotoğrafçılık mı? Ajanslara kurnazca girmede mi? Denersiniz. Sonuca bakarsınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Bana yol göstermesi açısından yazın portfolio isminde sizinde katılım yaptıgınız kursa gitmeyi düşünüyorum katılan arkadaşlarım oldu sizce benim için faydası ne yönden ol'&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neresini düzelteyim? Ne demek bu cümle?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) 'Bana yol göstermesi açısından, [cevap] yazın:' mı demek istiyorsunuz?&lt;br /&gt;a) Yazın, bir kursa, portfolio ismini kullanarak ben de mi katılmışım?&lt;br /&gt;b) İsmi, yazın, portfolio olan kursa ben de mi katılmışım?&lt;br /&gt;c) Katılım yapmak ne demek?&lt;br /&gt;d) İsmi portfolio olan, benim da katıldığım bir kursa, yazın gitmeyi mi düşünüyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse... Ben kursa filan katılmadım. Portfolio'ya bir akşam üzeri konuk konuşmacı olarak gittim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonu olmayan soruyu tahmin edersek, bence bu kursun size ne açıdan faydası mı olur?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok basit: Dilinizin düzgün ve doğru olmasının, yazdıklarınıza dikkat etmenin yaratıcılık bakımından önemini öğrenirsiniz herhangi bir başka şey öğrenmeseniz bile. (Bu Türkçe ve yazımla Portfolio'ya alır mı Ferhat Tümer sizi, orasını bilemem tabii.) Hem madem bazı arkadaşlarınız katılmış Portfolio kursuna, onlar ne öğrenmişler, sordunuz mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gençlerle ilgilenmem konusunda söylediklerinize teşekkür ederim ama benim ilgilenmem yeterli değil. Gençler kendileriyle, dilleriyle, kafalarıyla ilgilenmeliler herkesten (herkezden değil!) önce.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-1026469591122475523?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1026469591122475523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/1026469591122475523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2009/12/rumuz-betonudelicem-kurnaz-ve-yaratc.html' title='Rumuz: Betonudelicem - Kurnaz ve yaratıcı olduğumu düşünüyorum'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-397982959477612339</id><published>2009-07-01T21:43:00.004+03:00</published><updated>2009-07-01T22:01:00.910+03:00</updated><title type='text'>Rumuz: SG - Herkes tanıdıkları sayesinde bir yerlere sızmış...</title><content type='html'>Merhaba Haluk bey ,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Yeni mezun bir reklamcı olarak sizin gibi iyi  işlerin altında imzası olan bütün reklamcılara heyecanla bakıyorum.Okul bitti asıl savaşa başladım şimdi orta ölçekli bir tam hizmet reklam ajansında staj yapıyorum ancak benim endişelerim var. Reklam dünyası beni ürkütüyor bir o kadarda heycanlandırıyor.Ancak kimseye şans verilmiyor JR. bir iş ilanında bile 2-3 sene tecrübe isteniliyor. Staj yapmak istesem herkes tanıdıkları sayesinde bir yerlere sızmış kontenjanları çoktan doldurmuş oysa ben sürünmeye , bu işin içinde en eziyetiyle pişmeye razıyken peki ben şimdik ne yapmalıyım ? &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne mi yapmalısınız? Örneğin mektubunuzdaki (e-postanızdaki) yazım ve ifade hatalarını düzeltmekle başlayabilirsiniz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- '...sizin gibi iyi işlerin altında imzası olan...' derseniz, 'iyi iş' ben oluyorum, benim altımda da birilerinin imzası! Demek istediğiniz bu değil herhalde. Sanırım, 'Yeni mezun bir reklamcı -adayı- olarak, iyi işlerin altında imzası olan sizin gibi bütün reklamcılara heyecanla bakıyorum.' demek istiyorsunuz. O zaman dahi sorun var. Örneğin, arka arkaya olarak ve olan geliyor ki, hoş değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Noktalardan virgüllerden sonra boşluk bırakmak gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- '...bir o kadarda' değil, 'bir o kadar da' demek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'JR bir iş ilanı' derseniz, junior olan, iş ilanı olur; ilana konu olan pozisyon değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sizin yaşınızda birinin 'tecrübe' yerine 'deneyim' kullanması daha iyi olmaz mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'Heycanlandırıyor' yazmışsınız, ya da klavyeniz size oyun etmiş. Bir şeyleri göndermeden önce okumak gerek. Özellikle reklamcı olacaksanız, işleriniz yayınlanacaksa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Endişe, ürkme, heycanlanma arka arkaya gelince, 'Ancak kimseye şans verilmiyor' diye devam edince ne demek oluyor, çıkaramadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- 'sızmış'tan sonra virgül konsa iyi olur, aksi takdirde 'bir yerlere sızan kontenjan' dolmuş gibi okumak mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, sonuca geleyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siz bir 'tam hizmet' ajansında staj yapıyor olduğunuz için şanslısınız bence. Bu devirde staj yapacak yer bulabilmek büyük başarı doğrusu. Ama, madem mezunsunuz, niye 'staj' adı altında yaptırılan angaryaya razı oluyorsunuz? Üstelik, sürünmeye, eziyetle pişmeye hazır ve razı olduğunuzu baştan belirtmişsiniz ki bu ölümcül. Bu teslimiyet, kötü niyetli bazı reklam şirketlerinin sizin gibileri bedavaya, hem de uzun süre çalıştırmasına olanak tanıyor. Yazık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden mezunsunuz? Hangi alanda yoğunlaşmış bir eğitim gördünüz? Yazar mısınız, grafik tasarımcı mı, stratejist mi, müşteri ilişkileri mi, başka bir şey mi? İlk 'stajınız' mı? Daha önce de bir yerlerde eziyet gördünüz, süründünüz mü??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-397982959477612339?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/397982959477612339'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/397982959477612339'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2009/07/rumuz-sg-herkes-tandklar-sayesinde-bir.html' title='Rumuz: SG - Herkes tanıdıkları sayesinde bir yerlere sızmış...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-3689914148990771839</id><published>2007-10-19T14:05:00.000+03:00</published><updated>2007-10-19T14:07:04.164+03:00</updated><title type='text'>Grafik tasarımcılar için gerçek staj olanağı! Acil!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_oKP87nVaSrU/RxiPsCILjXI/AAAAAAAAACA/tARrb9Sa1AA/s1600-h/BILGIREKLAM_ILAN.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://bp1.blogger.com/_oKP87nVaSrU/RxiPsCILjXI/AAAAAAAAACA/tARrb9Sa1AA/s400/BILGIREKLAM_ILAN.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5123002562782137714" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-3689914148990771839?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3689914148990771839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/3689914148990771839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2007/10/grafik-tasarmclar-iin-gerek-staj-olana.html' title='Grafik tasarımcılar için gerçek staj olanağı! Acil!'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_oKP87nVaSrU/RxiPsCILjXI/AAAAAAAAACA/tARrb9Sa1AA/s72-c/BILGIREKLAM_ILAN.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-116423079657175890</id><published>2006-11-22T23:23:00.000+02:00</published><updated>2006-11-22T23:26:36.936+02:00</updated><title type='text'>Rumuz : "Hep aynı hep aynı" - Bu sektör adam olmaz</title><content type='html'>Blog'daki yazıları okuyunca, tipik bir "bu sektör adam olmaz" haline büründüm. Ben de tam reklam dünyasındaki işe yaramayan yaratıcılıktan, etki yaratmayan reklamlardan bahsedecekken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim derdim aslında tam da bu: Sektördeki nitelik. Artık -de'leri, -da'ları ayrı yazabilen reklam yazarı aramak değil, fikir üretebilen reklam yazarı bulmak bile zor. "Neil French de kim?" diyen, Bernbach'ın Lemon ilanını bile bilmeyen, hadi onu da geçtim "reklam nedir?" sorusuna doğru dürüst yanıt bile veremeyen bir sürü reklam yazarı, bunların çalıştığı küçüklü büyüklü bir sürü reklam ajansı var ortalıkta. Ben reklam dünyasının Sezen Aksu'suyum diyenler de var, bir guru edasıyla dolasanlar da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;360 derece pazarlamadan bahsederken, "çevrende 360 derece dön, bak yine aynı yerdesin" demek geçiyor içimden. Çalıştığım her ajansta iyinin ne olduğunu bile bile kötüyü yapan insanları görüyorum. "Neden?" diye sorduğumda "müşteri böyle istedi" yanıtıyla karşılaşıyorum. Bir şekilde ekmek parası dönüp dolaşıp "başlık" parası oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;David Ogilvy'nin ajansa yeni girenlere matruşka gönderip, en küçük matruşka bebeğinin üstüne "senden daha iyilerle calışırsan daha iyi olursun" yazması örneği bile bu şahane ajanslara ders olmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yaratıcı yönetmenin bir koltuğu var. O koltuk bir nevi Führer koltuğu. SS olmayanlar o koltuğa yaklaşamıyor bile. İnsanı işinden soğutan bir bürokrasi, oradan oraya koşmaktan bitkin düşmüş fikirler ve hayaller...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paul Arden'in, "bu işin %75'i enerjidir, eğer bu sende yoksa sevimli ol!" öğüdü bile artık bana yetmiyor. Bu ajanslar benim enerjimin %75'ini alıyor ve işin kötüsü ben sevimli bir insan değilim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Güzel bir yazı gibi duruyor. Yani ifade, yazım özeni filan yerinde... Ama bazı sorunları var, bazı soruları davet ediyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-‘İşe yaramayan yaratıcılık’tan, ‘etkisiz reklamlar’dan, ‘bu sektör adam olmaz’dan giriyor, führer-prima donna yaratıcı yönetmenlerden yakınıp, Paul Arden’den çıkıyor. Sadece eleştiriyor. Çözüm önermiyor. Hakkı yemeyeyim tabii, belki de yazı uzamasın diye önerilere girmiyor... (Bir kere, bu blogdaki yazılar sektörün adam olmayacağından çok, sektörün insan kaynakları, insan çalıştırma, gençlerin iş bulması, gençlere şans verme vs alanındaki sorunlara daha çok yoğunlaştığı halde, sektörün adam olmayacağına buradan nasıl karar veriyor ki? Belki bütün blogları kastetmiştir...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Evet, tanımlanan kişiler ve niteliksizlik sektörde hemen her alanda kol geziyor amma, yazarımız, işaret ettiği durumlar, kurumlar ve eşhas karşısında ne yapıyor? Savaşıyor mu yoksa iş değiştirip duruyor mu? Çoğu yer ve çoğu kişi kötü veya düşük nitelikli olabilir ama hiç mi iyi yer yok? Çalışmıyor mu, çalıştığı işe veya yere küsmüşse, ne yapmayı düşünüyor? Madem sektör adam olmayacak, başka bir sektöre geçmeyi düşünmüyor mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sektörün düşük nitelikli ve ilkesiz yapısını bu denli iyi anlatabilen bir kişi, niçin adını verecek yerde rumuzla yazar? Niçin Hmm! gibi bir bloga yazar da, sektör dergisi diye şişinen yayınlara makale olarak göndermez? Adını vermekten çekinmesinin nedeni işinden olmaktan korkması mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yazdıklarından yola çıkarak, ne yapılmalı diyor, değişim için?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Not: İlkeli bir yer, nitelikli insanlarla çalışma arayışı varsa, yazışalım. Bazı yerlere önerebilirim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Not2: Ben bu üslubu bir yerden tanıyorum ama...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-116423079657175890?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116423079657175890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116423079657175890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/11/rumuz-hep-ayn-hep-ayn-bu-sektr-adam.html' title='Rumuz : &quot;Hep aynı hep aynı&quot; - Bu sektör adam olmaz'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-116163752337863883</id><published>2006-10-24T00:02:00.000+03:00</published><updated>2006-10-24T00:05:24.113+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'ry mm' - Reklam Yazarları yazamıyor mu?</title><content type='html'>Benim de sorum var; ama biraz farkli. Arastirdim da ülkemizde pekcok reklam yazari bir fikirle cikisi sagliyor. Ajanslarda calismaya basladigi zaman ise, sirketlerle butunlesiyor ve ortaya gunumuzde oldugu gibi yaraticiliktan uzak, diger reklamlarla aynı tarz tanitimlar yapiliyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sorum su: Reklam yazarlari mi yaratici, benzerlikten uzak reklamlar yazamiyor, yoksa sirketler 'aman ne olursa olsun,         ti-vi'de cikayim yeterli' mi diyorlar? Hani reklamin iyisi kötüsü olmaz mantiği?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Yine İnternet Türkçesi harfleri... Öff! Zamanında kıçını kaldırmayıp bu işleri başımıza açan tüm mühendislerin diploması çürüsün inşallah!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteli dostum, ilginize ve iltifatlarınıza teşekkür ederim. Kusura bakmayın ama sorunuz farklı filan değil: Eksik bilgi veya varsayımlar üzerinde yürüyen bir soru. Açıklamaya çalışayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Araştırdım da, pek çok reklam yazarı bir fikirle çıkışı sağlıyor, ajanslarda çalışmaya başladığı zaman ise, şirketlerle bütünleşiyor ve ortaya günümüzde olduğu gibi yaratılıcıktan uzak, diğer reklamlarla aynı tarz tanıtımlar yapılıyor.” ne demek, ben anlayamadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  - Reklam yazarları ajanslarda çalışmazken (?) fikirler üretiyor, çıkışı (neyin çıkışı?) sağlıyor.&lt;br /&gt;  - Ama ajanslarda çalışmaya başlayınca (?), şirketlerle (hangi şirketler, ajans mı yoksa reklamveren mi?) bütünleşiyor    &lt;br /&gt;   (bütünleşmek ne demek? Ruhunu mu satıyor? Onların etkisi altına mı giriyor?) Fikir üretmeyi bırakıyor (?)&lt;br /&gt;  - Yaratıcılıktan uzak (?), diğer reklamlarla aynı tarz (?) tanıtımlar (?) yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mu demek istiyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratıcılığın, hele reklamda yaratıcılığın nasıl tanımladığını karmaşık bir konu. Ve maalesef biraz geyik konusuna dönüşmüş durumda. Oysa Reklamda Hesapverebilme başlı başına bir önemli konu ve buna göre, kabaca söyleyeyim, sokaktaki adamın veya gazete köşesinde reklam eleştiren profesörün yaratıcılık hesabıyla-kaygısıyla reklamı yapan ve/veya yaptıran şirketin hesabı her zaman aynı olmuyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Reklam yazarları mı yaratıcı, benzerlikten uzak reklamlar yazamıyor yoksa şirketler ‘aman ne olursa olsun, ti-vi'de çıkayım yeterli' mi diyorlar? Hani reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı?” keza, alan dışından birinin sorabileceği türden, toplama bir soru gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayın ki, önünüze gelen her reklam uzun bir onay sürecinden geçiyor. Önce ajans içinde, sonra reklamveren şirkette. Bazen rekabet kurullarında, özdenetim kurullarında... Zaten yola çıkışta da reklam yazarına verilen siparişin kendisi de bir takım beklentilerin özetlendiği, somut biçimde tarif edildiği bir tür ön sözleşme. Yani reklam yazarı kafasına göre takılmıyor. O siparişteki hedefleri nasıl, neyle en iyi tutturabileceğine kafa yorarak başlıyor işine... Yaratıcılık denen niteliğin ortaya çıkışında, pek çok etmen ve taraf var aslında. Evet, bazı şirketler ve onların ajansları daha rakiplerinkine benzer işler yapıyor; bazıları ise daha cesur, risk alabilen, yenilikler deneyen vb işlere yönelmeyi kendi açısından daha doğru buluyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamla tanıtımı aynı cümle içinde ama sanki ayrı şeylermiş gibi kullanmışsınız. Klasik üniversitede okuyorum demişsiniz, merak ettim hangi bölüm?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin de ucundan eleştirir gibi olduğunuz yaygın sallamaya da bir cevap vereyim buradan: Reklamın iyisi olur, kötüsü olmaz! Ne demek bu derseniz, reklam bir yatırımdır; paranızı bir yere-şeye-projeye yatırınca, ne harcayacağım karşılığında neyi ne zaman alacağım diye düşünürsünüz, reklamda da durum farklı değil. Hesabını böyle yapmayanlar, kötü reklamları yapanlardır (reklamı kötü yapanlardır).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de, başlığınızı çözemedim: “RV mi, RY mi?” RV ne oluyor acep? Yazarken vaz mı geçtiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size de iyi bayramlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-116163752337863883?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116163752337863883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116163752337863883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/10/rumuz-ry-mm-reklam-yazarlar-yazamyor.html' title='Rumuz : &apos;ry mm&apos; - Reklam Yazarları yazamıyor mu?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-116042940747003923</id><published>2006-10-10T00:16:00.000+03:00</published><updated>2006-11-22T22:57:54.756+02:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Umutsuz yaşanmaz' - Yaratıcılığın uçsuz bucaksız okyanusu...</title><content type='html'>Yakin Dogu Universitesi Uluslararasi Iliskiler mezunuyum, 2000 senesinden beridir de California eyaletinde yasiyorum.&lt;br /&gt;Burada bulundugum surede sehir kolejinde pazarlama, uluslararasi ticaret gibi konularda dersler aldim. Kagit, deri, otomobil, devre mulk gibi farkli alanlarda uzun seneler satis elemani olarak deneyimler kazandim. Fakat hic bir urun yada sektor bana istedigim calisma  hirsini ve sefkini veremedi. Universiteden mezun oldugum sene, Turkiyede kendime reklamcilik pazarinda yer bulmaya calistiysamda, yeni mezun, is  deneyimi az gibi often puften sebeplerden dolayi firsat verilmedi, tam o donemde de zaten  Amerikaya goctum, benim  Turkiyede ki Reklamcilik maceram daha baslamadan sona ermis buldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaraticiligin ucsuz bucaksiz okyanusunda, benimde yuzdurecek bir teknemin oldugu fikrini hicbir zaman aklimdan cikarmisda degilim. Size sorum; reklam yazari olabilmem icin bana  ne gibi tavsiyelerde bulunabilirsiniz( sektorde is bulabilmemi kolaylastirabilecek bir rehber), tavsiye edebileceginiz bir lisans programi da var midir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilginize Tesekkurler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - -  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! İlginize asıl ben teşekkür ederim. Cevap yazmakta geciktim biraz, özür dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Sektörde iş bulabilmemi kolaylaştıracak bir rehber', 'bir lisans programı' derken nereyi kastettiğinizden emin olamadım. Kaliforniya'da mı yoksa buraya dönmeyi mi planlıyorsunuz da onu mu soruyorsunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kere reklam yazarı olabilmek için Türkçenizin epey hasara uğradığını söylemek zorundayım. De'ler filan bitişik. Şefki gibi sözcükleri de yanlış yazmışsınız. Altı yılda Türkçeniz bu hale geldiyse yazık. İlk önereceğim şey, İnternet üzerinden kendinize Türkçe dilbilgisi kitapları ve yazım kılavuzu ısmarlamanız, unuttuklarınızı (belki de hiç öğrenmediklerinizi) tekrar ele almanız. Reklam yazarlığının başka koşulları, olmazsa olmazları için blogdaki diğer yazılarda verdiğim başka cevapları da okumanız iyi olur. O koşullara uymuyorsanız, ya koşulları dikkate alıp sıkı bir kampa girersiniz, ya da gerçekçi davranıp reklam yazarlığını unutulabilirsiniz. Karar size kalmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lisans konusunda, yine, başta söylediğimi söyleyeceğim. Dönüyorsanız, buradaki programlara bakmanız gerek. Lisans veya sertifika. Hangi şehirde olacaksınız, o bile belirleyici olur. Ama şöyle bir sıralarsak, Bilgi Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi bu alanda iyiler. Reklamcılık Vakfının Bilgi ile işbirliği içinde yürütmeye başladığı Adschool lisansüstü ve sertifika programları sunuyor ve çok çok ilginç. Vakfın ayrıca sektörel eğitimleri var. Bilgi Üniversitesi hocalarından Celil Oker'in zaman zaman yaptığı yazarlık atölyeleri çok başarılı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yok eğer Kaliforniya'dan söz ediyorsak, sizin oradan araştırmanız daha sağlıklı sonuç verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar edeyim, Türkçe, Türkçe, Türkçe. Mutlaka ama mutlaka elden geçirin. Destekleyin. Cilalayın. Tazeleyin. Hem, çok çok okuyor musunuz ? İyi yazmak için çok okumak da gereklidir. Yoksa, reklam yazarlığını unutun!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-116042940747003923?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116042940747003923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/116042940747003923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/10/rumuz-umutsuz-yaanmaz-yaratcln-usuz.html' title='Rumuz : &apos;Umutsuz yaşanmaz&apos; - Yaratıcılığın uçsuz bucaksız okyanusu...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115893359864829053</id><published>2006-09-22T16:59:00.000+03:00</published><updated>2006-09-22T17:00:01.020+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Bir Su Bardağı Kızgınlık' - Akılları nerdeymiş ? - CEVAP</title><content type='html'>Merhaba, 'Bir Su Bardağı Kızgınlık'  rumuzlu arkadaşa yanıt vermek istiyorum.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda Sanat Tarihi Bölümüne çift anadal programıyla devam etmekteyim. Reklamcılık okuyan arkadaşın dikkatini, okuduğu bölüme ve yapacağı işe olan saygısını takdir ediyorum elbette. Fen-Edebiyat fakültesi öğrencilerinden bu kadar mustarip olunduğunu bilmiyordum. Reklamı merak edenlere, ona ve onunla ilgili pek çok şeye ilgiyle ve inceleyici bakışla bakanlara beni de ekleyebilirsiniz. Savunma noktam şu olacak: Bakış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göktürkçe, Uygurca, Osmanlıca, Karahanlıca gibi dil derslerinin yanında; yeni ve eski Türk edebiyatı tarihi, Masal, Halk Hikâyesi, Mitoloji, Destan, Seyahatname, Belagât ve Retorik,  Güzel sanatlar, Yazılı ve Sözlü anlatım, Metin tahlili gibi edebiyatın dışında tarih, sosyoloji, psikoloji gibi bir sıralama yapmadan hayatın pek çok içine alan ve pek çok alanın içine giren konularla ilgili dersler alıyoruz. Düşüncenin, iletişimin kaynağı olan "dil"i başlangıcından tutup günümüze getiriyoruz; dile dayalı kaynağını hayattan alan söz sanatı şeklinde kısaca tanımlayabileceğimiz edebiyatı, konuşmayı, yazmayı inceliyoruz, bir yazılı metni noktasından imlasına düzeltme işini hallediyoruz. Bizler de dil ve edebiyata bu denli dokunmuşken, kelime oyunlarımızı sürdürürken, hayat alanında onun oyunlarına "başka, farklı, değişik" olabilecek bakışlarımızla bakmaya hiç yanaşmayalım öyle mi? Öyle nitelendirmelerde bulunulmuş ki, reklam metnini yazan insan, onu düzelten insan ve yine metinle sınırlı kalmayıp üreten, ortaya koyan, yapan, etken, etkin ne derseniz ondan, başka alandan çıkamayacak... Renkliliğe, bakış açılarına, yaratıcılığa, dile, söylemenin, iletişimin nasıllığına reklam sektörünün ihtiyacı yoksa siz haklısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haa şimdi "Ben yaparım, ederim," diye ortaya atmıyorum kendimi. Ama "Reklam okudum, reklamcı olurum; okumayan olmasın," gibi bir bakış ne denli doğru bilemiyorum, ama bana pek hoş görünmüyor doğrusu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yumni&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115893359864829053?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115893359864829053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115893359864829053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/09/rumuz-bir-su-barda-kzgnlk-akllar.html' title='Rumuz : &apos;Bir Su Bardağı Kızgınlık&apos; - Akılları nerdeymiş ? - CEVAP'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115696964704888675</id><published>2006-08-30T23:23:00.000+03:00</published><updated>2006-08-30T23:27:27.376+03:00</updated><title type='text'>Bu da bir başka yazışma !</title><content type='html'>sizinle tanisiyoruz ankara markadan.. tebrikler bakiyorum da piyasada ne kadar klonlanmis reklam var çogu kirmizi odullu!! bravo gercekten bravo!! ne kadar yaraticisiniz anlatamam..&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;kirmizi ödül veriyo gençlere verdiginiz destekten dolayı ama mahi mahiyi arıyoruz 'yok ablacim burda seninle kimse ilgilenmez' deniyo!! ryd, rd bence 5 kurus etmezler!! hepiniz sözde varsınız ama icraatte yoksunuz aynı partiler gibi..&lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;cvp vermeyeceginizi bilsem de yine de bi ihtimal verirsiniz diye umudum var..&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;hosca kalın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;melih maldar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ne biçim bir mesaj ? Sarhoşken mi yazdınız yoksa hep mi böyle ters mi yazarsınız ? Terbiye sınırlarını zorladığınızın farkında mısınız ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ne ilgim var kardeşim Kırmızı yarışmasında verilen ödüllerle ? Seçilen işlerle bir sorunun varsa, bunu açar Hürriyete veya Jüri başkanına  söylersin. Yanlış adam, yanlış adres.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem ne demek “Mahi’yi arıyoruz, yok ablacım burada seninle kimse ilgilenmez deniyor” ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mahiyi ne için aradınız ? Hangi konuda kiminle görüştünüz ? Ne cevap aldınız ? Derdiniz ne ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1973’ten beri neler yaptığım, neyi temsil ettiğim, kiminle ne kadar ilgilenip yardım ettiğim herkesin bildiği şeyler. (Nitekim Hürriyetin vermeyi kararlaştırdığı kağıt da, gençlerin yetişmelerine yardımcı olduğum vs vs için.) Ama öyle anlaşılıyor ki sizin dünyadan haberiniz yok. Her neyi taktıysanız kafaya, onu bir an önce değiştirmeye bakın. Akıl sağlığınıza önem veriyorsanız tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115696964704888675?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115696964704888675'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115696964704888675'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/bu-da-bir-baka-yazma.html' title='Bu da bir başka yazışma !'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115675376940959284</id><published>2006-08-28T11:17:00.000+03:00</published><updated>2006-08-28T11:31:30.096+03:00</updated><title type='text'>Bir yazışmayı aşamalarıyla takdirinize bırakıyorum.</title><content type='html'>Çeşitli kesimlerden, çeşitli düzeylerde mesajlar alıyorum. Bunlardan birini ve ardından gelişen iletişimi (!) buraya koyayım ki, nelerle karşılaştığım hakkında fikriniz olsun. Yakınmıyorum veya kendimi önemsemiyorum ama biraz da insaf diyorum !&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci mesaj, noktası virgülüyle aynen. İsim ve telefon numarasınu çıkardım :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Haluk Mesci Ağabey,30 yaşındayım adım ......  alaylıyım kendi kendimi yetiştirdim..moralim piskolojim berbat.Ama bu mesleğin daha doğrusu mesleğimin iyisiyim üretkeniyim.gazetede sizinle ilgili yazıyı okudum.hemen ümitleniverdim.biraz kana cana geldim.Haluk Ağabey,bana 15 dakkanızı lütfedin ayırın.15 dakkalığına beni evladın yerine koy.size kendimi çalışmalarımla anlatayım.hayatımı şu dakkaya kadar bu meslek uğruna harcadım.ziyan zebil ettim.duygu sömürüsü yapmıyorum.zaten bunu yapamayacak kurnaz davranamayacak kadar moralsiz ümitsiz yorgun durumdayım.sizinle şuan içimden geldiği gibi konuşuyorum.ağabey para pul iş istemiyorum.bu sektörün en kodamanlarındansınız.bana 15 dakkanızı ayırında en azından bu sevdaya boş yeremi kapılmışız kendimizi mi aldatmışız yoksa mesleğimin gerçekten iyisimiyim bunu söyleyiniz.şu dünya gözüyle böylesine bir refarans alabileyimki gözümüz açık gitmesin.bu işten ekmek yemek mutluluğunu yaşayamadım .bari siz beni ölçün biçin.ağabey fena halde dağıtmış durumdayım.beni 15 dakkalığına hayata bağlayın .bir sans verin.15 dakkalık bir müthiş heyacan verin .fazlada bişey istemeyede hakkımız yok.Haluk ağabey durumum budur.bana ister duygu sömürüsü yapıp ağlayan karektersiz bir tip deyin.ister iyiden iyiye çaresiz kalmış samimi ve fakat bitik biri deyin.saygılarımla.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevabım :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi alanda çalışıyorsunuz, hangi alanda yetiştirdiniz kendinizi ?&lt;br /&gt;Sakinleşip, kafayı toplayıp bir daha yazın.&lt;br /&gt;Bir iki işinizi gönderin, bir bakayım hele.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gelen cevap :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Haluk Ağabey projelerim ektedir.saygılarımla ve teşekkürlerimle&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Cevap yazmada geciktiğimde gelen hatırlatma :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Haluk Ağabey, nasılsınız ilk mesajını alır almaz büyük bir hevesle 5 çalışmamı ana hatlarıyla yazıp gönderdim umarım elinize geçmiştir ben çalışmalarımın kalitesinden eminim fakat sizin fikrinize yorumunuza düşüncenize katkınıza son derece ihtiyacım var en başta yaptığınız gibi gene bana cevap yazarsanız bende gene minnettar kalırım saygılarımla&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Gelenleri okuyup yazdığım mesaj :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bende bıraktıkları izlenim, ki sadece öyle çalışmış olabilirsiniz, çığır açıcı stratejik yeniliklerden çok, pazarda zaten var olan bazı stratejilerin/araçların uygulama alanlarındaki biçimsel farklılıklar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlara bakarak kişi hakkında bir hüküm vermek güç. Hatta imkansız. Ama yine de akıl yürütmem gerekirse, böyle yaklaşımlar üretebilen bir kişinin bir ajansın strateji planlama bölümünde iş arayabileceğni, bulabileceğini söyleyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önceki mesajımda sormamış mıydım, ne okudunuz, nerede yaşıyorsunuz, neyle meşgulsünüz ? Bunlara bağlı olarak, kendinize bir iş arama yaklaşımı geliştirebilirsiniz. Madem ürünler-hizmetler için fikirler üretiyorsunuz, kendiniz için de yapın benzeri çalışmaları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonucu birlikte görelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Aldığımız karşılık, teşekkür :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Hukuki açıdan tarafıma ait olan proje dediğim şeyler hakkında yorumunuza teşekkürler.proje dediğim şeylerin ayarında bitanede sen gönderde bunun ne kadar kolay oldugunu hep beraber görelim.kaldıki bunların ne uygulaması var nede benzeri nede herhangi bişeyden esinlenilmişlerdir.yakası açılmadık mevzulardır.reklamcılığı slogan üretmek reklam senaryosu yazmak grafik tasarım yapmak(ki grafik işinin yüzde ellisinide bilgisayar yapıyo)sanan dahi cocukların yanına bile yaklasamayacağı işlerdir.dedimya proje dediğin diye aşağlıyıcı yaklaşımı boşverde bunlardan bitanede sen gönder.ne kadar sıradan olduklarını görelim.er meydanı.buyur burdan ye.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Benim, hesabı kapatışım :&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce adam olmayı, insan gibi iletişim kurmayı öğren. Görüş sordun, 1973'ten beri öğrendiklerim, uyguladıklarım doğrultusunda düşüncemi, fikrimi söyledim. Beğenmedin, işine gelmedi diye hemen bozulup, tersiye sınırlarını aşacaksan, uğurlar olsun. Hayırlı başarılar dilerim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerlendirmeyi herkese bırakıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115675376940959284?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115675376940959284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115675376940959284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/bir-yazmay-aamalaryla-takdirinize.html' title='Bir yazışmayı aşamalarıyla takdirinize bırakıyorum.'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115666822104660983</id><published>2006-08-27T11:22:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T14:07:31.680+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Fajitas Lovers' - Konkurları nasıl duyuyorlar ?</title><content type='html'>Reklam ajansları, konkurlara katılıyorlar, bu konkurları nereden öğreniyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konkurları ajanslar araştırmıyorsa, kim(ler) ajanslara haber veriyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce konkur düzenlemek doğru bir şey mi? Kazanamayan ajansların çalışmaları çöpe gidiyor sonuçta.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin yukarıdaki sorularım hakkındaki, altın niteliğindeki görüşlerinizi merak ediyorum. Paylaşırsanız sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Konkur !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Altın görüş filan değil, bilinen şeyler :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konkurlar birkaç türlü duyuluyor. &lt;br /&gt;a) Konkuru açan reklamveren kendisi haber veriyor.&lt;br /&gt;b) Piyasada kuşlar söylüyor.&lt;br /&gt;c) Meslek kuruluşları bildiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konkur sayılmayacak, ama yine de ajans seçimiyle ilgili bir başka yöntem, benim iki kurucusundan biri olduğum Mahi Mahi Markalaştırma Hizmetlerinin uyguladığı. Özetle, bu yöntemde ajanslar herhangi bir çalışma yapmıyorlar, kendilerini anlatıyorlar. Sistemli bir değerlendirme sonrasında, ajans seçiliyor. Bundan da anlayacağınız gibi, biz, spekülatif-yarışma amaçlı çalışma içeren konkur türünün doğru olduğuna inanmıyoruz. Çalışma, genelde göstermelik ve etkilemelik olduğundan, konkur kazanılsa bile daha sonra gerçek hayatta işe yaramıyor. Konkura girecek çalışmayı hazırlayan ajans ekibiyle, konkur kazanıldığında o işe bakacak ekip aynı olmayabiliyor, reklamveren bir bakıma oyuna geliyor; bile bile ladese razı oluyor. Öte yandan, birajansın böylesi bir yarışmaya girmesi, o ajansla zaten çalışmakta olan diğer müşterilere karşı da ticari bir haksızlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamcılar Derneğinin konkur ilkeleri var. Ama bunlara uyan da var uymayan da. Konkur, at binme dışında, hiçbir iş kolu için saygın bir durum değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115666822104660983?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115666822104660983'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115666822104660983'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-fajitas-lovers-konkurlar-nasl.html' title='Rumuz : &apos;Fajitas Lovers&apos; - Konkurları nasıl duyuyorlar ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115640434493222634</id><published>2006-08-24T10:21:00.000+03:00</published><updated>2006-08-24T10:28:37.223+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Bir Su Bardağı Kızgınlık' - Akılları nerdeymiş ?</title><content type='html'>Anadolu Üniversitesi, Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü 4. sınıf öğrencisiyim. Açıkçası yazıları okudukça niye herkes reklamcı olmak istiyor diye düşünmeden edemedim. Özellikle Fen-Edebiyat fakültesi öğrencileri yıllardır bu günü bekliyormuşçasına reklamcı olmaya karar veriyorlar. Anlayamadığım nokta bu kadar Fen-Edebiyatçının üniversiteye girmeden önce aklı nerde olduğu. Henüz ortaokulda okurken -ki o zamanlar bölümümüzün adı İletişim Sanatları idi- iletişim okumaya karar vermiş ve onun için çalışmıştım. Bölümüme de ilk ve tek tercihimle yerleştirildim, severek okuyorum, her sene onlarca bölüm dersi alıyorum, yarışmalara giriyorum, dereceler alıyorum, her yaz staj yapıyorum ama yine de reklamcı olabilir miyim bilmiyorum. Ben mi cesaretsizim yoksa bu arkadaşlar mı cahil cesaretine sahip anlayamadım. Günümüzde işi gücü olmayan ev hanımlarının bile yapabileceği  bir iş gibi görünmesi inanılmaz can sıkıcı. Açıkçası arada annem de mi böyle düşünüyor diyorum kendi kendime.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;Benim size asıl sormak istediğim ise Bursa'daki reklam ajansları olacak. Tabela reklamcılığı yapan birçok ajans var. Taktir edersiniz ki yapmak istediğim bu değil aralarından ayrılan bir ajans var mı onu öğrenmek istedim. Eğer varsa en azından bulma çabalarım boşa gitmeyecek ya da eğer yoksa ben boşa kürek çekmiş olacağım...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Aslında söyleneceklerin büyük bölümünü siz söylemişsiniz. Ben bir şey eklemeyeyim. Ama okurlardan bir cevap gelirse, belki buraya koyarız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bursa ajansları hakkındaki sorunuza gelince, size özel olarak bilgi ulaştırmaya çalışacağım. Ama siz bu arada, Bursa Reklamcılar Derneğinin üyelerini bir inceleyedurun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu arada, gençlerin büyük bölümü gibi siz de 'açıkçası' sözcüğünü pek seviyorsunuz anlaşılan. Özellikle yazıda bu kadar sık kullanmak zorunda mısınız, anlamı ve kullanımı konusunda kafanız berrak mı, bir düşünün.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115640434493222634?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115640434493222634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115640434493222634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-bir-su-barda-kzgnlk-akllar.html' title='Rumuz : &apos;Bir Su Bardağı Kızgınlık&apos; - Akılları nerdeymiş ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115640343455226115</id><published>2006-08-24T10:07:00.000+03:00</published><updated>2006-08-24T10:26:27.760+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Teta Alfa' - Kimseye inanmayın</title><content type='html'>Öncelikle muhatap olacaklığınız tutmuş tebrikler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;       REKLAMCILIĞINIZDAN ELEŞTİRİYE AÇIK OLMA GİBİ BİR ÖZELLİĞİNİZ KALDIYSA BUNU YAYINLAYIN. AÇIKÇASI BEN SİZİN YANLIŞ YÖNLENDİRDİĞİNİZE İNANDIĞIM ARKADAŞLARA BİR YOL GÖSTERMEK İSTİYORUM. SONRA SİZİNDE CEVAP HAKINIZ VAR TABİ İSTER BENİ ELEŞRİRİRSİNİZ İSTER MUHATAP OLMAZSINIZ, BEN ALIŞKINIM, HAYIR KIZGIN DEĞİLİM ALIŞKINIM.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;       ARKADAŞLAR!!!!!!!&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;       Haluk Mesci, Media Chat (sektörde nasıl tutunurum kitabı) gibi kaynaklar sektörün teşbihte hata olmaz dinazor kaynakları. Yok be her söyledikleri hatalı demiyorum. Çok kilit noktalada sizleri karamsarlığa sürüklediklerinden bahsetmek istiyorum ben. ilk olarak imla falan geçin bu geyiği benim bir fikrim var Allah sizi inandırsın ne dinazorlar ne sektörün ingilizce ağızlı yeni yetmeleri bu fikri üretemez külliyen orjinal. Şimdi bu fikir yayınlandığı ülkede livays (ingilizce bilmiyorum da), likupır alayını silmezse ne olayım. İngilizce meselesine gelelim, ajansların çoğu yabancı ortaklı malum ama onu da geçin be kardeşim Türkiye'de ki reklamlara bir bakın; yani siz reklam fikri bulacaksınız tercümanlık yapmayacaksınız. Şimdi diyeceksiniz ki ''biz bilmiyor muyuz bunu ajanslar ingilizce istiyor sular seller gibi hemde'' ya tamam arkadaşlar ama bu adamların sektörlerini zorlaştırarak yücelttiklerini anlamıyor musunuz, kendilerini iç görü creatif beyin gibi süslü laflarla ulaşılmaz birer abide kıldıklarını görmüyor musunuz.. İngilizce gereksiz. ben öyle diyorum ondan gereksiz. sen kimsin? ben senim senin gibi sektöre girmek isteyen biriyim ama yooo aşağılama sakın beni ÇÜNKÜ BEN YA-RA-TI-CI-YIM gerçekten yaratıcıyım. ingilizce-imla-ajans tecrübesi-staj gibi geyiklere karnım tok ben bu sorunları aşarım şimdi biri bana çalış çabala kendini geliştir diyecek... hoop dedik... Ben benim kendi yöntemlerimi kendim bulurum OLMASADA YARATIRIM BEN YARATIRIM BEN YAPARIM NASIL?  Arkadaşlar kimseye inanmayın kendi yolunuzu kendiniz çizin evet fikirlerinizi çalacaklar ama yılmayın kendi markanızı yaratın NASIL? Arkadaşlar İnanın bana Cem Uzan Ali Taran'a seçim kampanyasını teslim ederken aklında tek şey vardı İMLA KURALLARI, Serdar Erener POMAN'ı yaparken bunun bir çocuk reklamına dönüşeceğini sonra yurtsever benzinle Medina ve turgul' un Cem Yılmazlı opet reklamındaki mizah anlayışlı reklamına karşı stratejik ve daha önce cola turka da işe yaramış olan miliyetçilik .................................. evet bunların hepsini hesapladı.....HESAPLADI(!) çünkü İMLA ÇOKÖNEMLİDİR. Sizi tanımıyorum ama benim gibi düşünüyorsanız YILMAYIN. Karanlıkta kaldıysanız sesime gelin size söylüyorum inançlı olun. YOLUNUZU KENDİNİZ ÇİZİN. Hoşçakalın.&lt;br /&gt;       &lt;br /&gt;       Not: Sayın Haluk Mesci iyi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Ne diyorsun kardeşim sen ya ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce dilinin kurallarına saygı göstermesini öğren. Ondan sonra yaratıcılık, işe girme-girememe, strateji vs tartışmaya giriş. Bu imlayla, allame olsan on para etmezsin. Etsen etsen, bu çağdaki pek çok genç (!) gibi Türkçenin de, bu ülkedeki yaşamın da içine eden aldırmaz kafanın, umursamaz anlayışın, saygısız tutumun kök salmasına yardım edersin. Efendi ol. İnsan ol. Ondan sonra reklamcı belki olursun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115640343455226115?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115640343455226115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115640343455226115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-teta-alfa-kimseye-inanmayn.html' title='Rumuz : &apos;Teta Alfa&apos; - Kimseye inanmayın'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115628037634113343</id><published>2006-08-22T23:54:00.000+03:00</published><updated>2006-08-22T23:59:37.196+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/AdSchool.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/400/AdSchool.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Reklamcılık Vakfının Bilgi Üniversitesi işbirliğiyle oluşturduğu yeni program. Benzersiz olan girişimin pek çok kişinin ilgisini çekeceğini sanıyorum. (Ali Atıf Bir isim vermeden eleştirse de...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115628037634113343?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115628037634113343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115628037634113343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/reklamclk-vakfnn-bilgi-niversitesi.html' title=''/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115622571913837598</id><published>2006-08-22T08:48:00.000+03:00</published><updated>2006-08-22T09:27:52.973+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'enrkm' - Ne gerekiyor ?</title><content type='html'>Ben 10 yıldır reklam ajansı sahibi bir gencim  ilk önceleri çok çok amatörce sadece kartvizit ve radyo reklamı siparişleri alan kendi çapında bir ajans olarak faaliyet gösterdik fakat bu 10 yıl içinde ne yaptıysam büyük firmaların dikkatini çekemedik, çektiklerimizde bizden onlar için düşündüğümüz yaratıcı fikirleri bizden dinleyip daha sonra bu fikirleri kendi ajanslarına uygulattılar ( Pınar sütün Kido meyveli sütleri ile beraber dağıttığı çoçuk oyun hamurları kampanyası burada çocuklar sütle beraber aldıkları oyun hamurlarından yaptıkları şeylerin resimlerini çekip pınar süte yollayacak ve beğenilenler ödüllendirilecekti bu kampanyayı A dan Z ye yazılı bir şekilde pınara yolladık pınar bizi es geçip önerdiğimiz bu çalışmayı başkaları ile yaptı ) ( TC Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne istekleri üzerine çocuklar için porselenden bankaya gidince içindeki paranın kumbara kırılarak alınabilen ve para atıldığında müzik çalan bir kumbara tasarladık fakat banka kumbara dağıtmaktan vazgeçince biz çalışmalarımızın karşılığını yine alamadık)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim size sormak istediğim 1-Bu tarz çalışmalarda  hakkımı nasıl yedirmem 2- bazı ulusal firmalara satışlarını destekleyebilecek projelerim var bunları onlara hakkımı yedirmeden nasıl ulaştırabilirim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - -  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Ya büyük bir aceleniz vardı, ya bilgisayar klavyenizde tuşlar eksik. Bütün yazıda, ibret için, bir tanecik virgül var noktalama işareti olarak ! Yazım hatalarını ise saymıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusura bakmayın ama büyük reklamverenlerin dikkatini bu tür dikkatsizlikler içeren yaklaşımlarla çekmeye çalışmamışsınızdır umarım. Yani umarım söz konusu şeyler sadece bana yazdığınız bu kişisel mesajda vardır. Aksi halde, reklamverenlerin sizi ciddiye almasını bekleyemezsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, reklamverenler, sık sık yazdığım(ız) gibi, dışarıdan ve istenmeden gönderilen fikirlere itibar etmezler. Düzenli, -bazen uluslararası sözleşmelerle belirlenen- sözleşmeyle çalıştıkları ajansları vardır. Ajanslarının, bu düzenli ve sürekli işbirliği içinde, reklamverenin ürünlerini, pazarlarını, tüketicilerini vb bilmelerini beklerler. Yaratıcı fikirler, reklam uygulamaları vs ancak bu bilmenin, tanımanın, analiz etmenin sonucunda çıkar ve bir sürecin sondan bir önceki halkasını oluşturur. (Sonraki aşama da, sonuçları değerlendirmek, bunlara dayanarak ileriye doğru planları gözden geçirmektir.) Bu ajanslar, müşterileri için, çeşitli uzmanlık alanlarında yetişmiş insanlar çalıştırırlar. (Ajansınızı bu yönden de değerlendireceklerdir.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, dışarıdan fikir sunan ve fikrin çok muazzam olduğuna inanan reklamcının, o fikrin dünyanın bir yerinde çoktan uygulanmış olduğunu bilmediği bu nedenle fikirlerinin çalındığını veya izinsiz kullanıldığını düşündüğü de olur. Reklamverenler ve reklamcılar bu tür mesleki uygulamaları yayınlardan, uluslararası ağlarından yararlanarak yakından izlerler. Hatta belli bir uluslararası markanın bu tür uygulamaları dünyanın her yerinde yaklaşık aynı olur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen, uyanık (!) bir orta kademe yöneticisi açıkgözlük eder ve istenmeden gönderilmiş fikirlerin üzerine yatar ! İşte o zaman fazla bir şey yapılamayabilir. Çünkü, o fikirlerin size ait olduğunu kanıtlamanız gerekir ki bu da ülkemizde uzun ve sancılı bir süreç oluyor genellikle. Fikirleri önceden notere kaydettirmek, vs vs gibi önlemlerden söz edilse de, dışarıdan fikir gösterme işinin verimi düşüktür, acılıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka türlü söylersek, yaratıcı fikirlerinizi, hakkınızı yedirmeden ulaştırmanın yolları denenebilirse de, size önerim bu stratejiyi bırakmaktır. Önce şirketinizi anlatan sunumlarla, size inanacak, iman edecek müşterileri bulun, yaratıcı fikirlerinizi onlar için geliştirin kullanın. Size iman eden ve para ödeyen birileri, becerilerinizi daha çok hak ederler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamcılar Derneğinin web sitesine girip dolaşmanızı öneririm. Orada, muteber reklam ajanslarının hizmetlerine, çalışma ilkelerine vb ilişkin geniş bilgi bulacaksınız. Ajansınıza ve çalışma yaklaşımlarınıza bir de onların ışığında bakın. Belki bazı stratejilerinizi değiştirir veya geliştirirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar dilerim, ilginize teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115622571913837598?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622571913837598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622571913837598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-enrkm-ne-gerekiyor.html' title='Rumuz : &apos;enrkm&apos; - Ne gerekiyor ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115622239950337233</id><published>2006-08-22T07:37:00.000+03:00</published><updated>2006-08-22T08:16:25.503+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'ODTÜ' - Dolambaçlı mı ?</title><content type='html'>Ben Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünü bu sene bitirdim. Öğrenim hayatımın 2. yılında reklam ve iletişim üzerine çalışmaya karar verdim. Özellikle yaratıcı yazarlık konusu beni cezbetti. Ancak; eğitimimi yarım bırakıp, reklamcılık okumayı tercih etmedim. Bunun yerine psikoloji eğitimini reklam ve iletişim üzerine kullanabileceğim kısmıyla daha çok ilgilenmeye, seçmeli derslerimi tüketici davranışları, medya ekonomisi, pazarlama iletişimi gibi ilerde işime yarayacağına inandığım dersler arasından seçtim. 3. sınıftayken yaz stajına kabul edildiğim stajımı 2. hafta sonunda; -sizin de bahsettiğiniz ajansların malum köle stajyer politikası yüzünden- terk ettim. Yılmadım. Istanbul'daki ajanslarla iletişim kurmaya çalıştım. Pek başarılı olduğumu söyleyemem. Ama mobil teknolojileri üzerine çalışan bir firmanın cep telefonlarina yönelik hizmetleri için editörlük görevine kabul edildim ve İstanbul'a yerleştim. Çalışmamın 2. ayında yapılan değerlendirme sonunda firmam; marka iletişimi konusunda başarılı olabileceğim kanaatine vararak iş hayatıma yeni bir açılım getirdi. Tam bu noktada fikrinizi almak istediğim konu şu; sizce reklam metni yazarlığı hedefim için çok dolambaçlı bir yol mu takip ediyorum, yoksa bahsettiğim pozisyonda belirli bir süre çalışmak reklam alanında bana değerli bir kazanım sağlar mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ'lü olsun da, çamurdan olsun ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! İzlediğim yol çok mu dolambaçlı diye sormuşsunuz... Bence değil. Hatta, tersine, çok yönlü bir sağlamlaştırma sağlar diye düşünüyorum. Reklam ve diğer pazarlama iletişimi yatırımlarının gelip ulaştığı en önemli değişim, marka dediğimiz işletme aktifinin oluşumuna-işleyişine nasıl katkıda bulunduğunu kavraması. Sizin de, öğreniminizle ve daha sonra çalışmaya başladığınız marka iletişimi alanında kazandığınız, kazanacağınız deneyimle reklam ajansları için iyi bir potansiyel oluşturma şansınızı yüksek bulurum. Yazar olmak istediğinize göre de, yazı konusunda başka cevaplarda yazdığım niteliklere, yeteneklere, kültürel alışkanlıklara sahip olmanız koşuluyla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, yakın bir tarihte Reklamcılık Vakfının lisansüstü düzeyinde önemli bir öğrenim olanağı başlayacak. Web sitesinden haberleri İzlemenizi öneririm. İşinize yarayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Mesajınızın başındaki hoş sözler için de ayrıca teşekkür ederim.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115622239950337233?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622239950337233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622239950337233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-odt-dolambal-m.html' title='Rumuz : &apos;ODTÜ&apos; - Dolambaçlı mı ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115622138127448111</id><published>2006-08-22T07:34:00.000+03:00</published><updated>2006-08-28T11:34:59.653+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Esmer' - Ne gerkiyor ?</title><content type='html'>slm hocaam reklam yazarlıgı i.in neeeler gerkiyor her bakımdaan &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blogda verilmiş diğer cevapları okumakla başlayabilirsin, her bakımdan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115622138127448111?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622138127448111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115622138127448111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-esmer-ne-gerkiyor.html' title='Rumuz : &apos;Esmer&apos; - Ne gerkiyor ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115611436195463387</id><published>2006-08-21T01:52:00.000+03:00</published><updated>2006-08-21T01:52:42.246+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Grafik tasarım bölümünde okumaktayım. Bu sene ÖSS ile girdim. 21 yaşındayım. Henüz hazırlık atlama sınavına girmiş değilim. Bundan dolayı hangi sınıfta olduğumu yazamayacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen sene Kıbrıs Girne'de bulunan GAU ( Girne Amerikan Üniversitesi ) 'de hazırlık okudum. Orta düzey biraz geçkin İngilizce sahibiyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004 – 2005 yılarında Ankara'da bulunan iki ajansta toplam 11 aylık staj yaptım grafik tasarım programlarının birçoğunu kullanabiliyorum… Gerek ajanslarda gerekse Frelance olarak dışarıda birçok iş yaptım ve yapıyorum kendimi geliştirmek adı altında 3D programlar öğrenmekteyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi okulum gereği İstanbul'la gelmem ve orada kalmam ve eğer yapabilirsem bir reklâm ajansına girip part time çalışmam gerekiyor ama sorunum şu ki ajansların çoğu 3 yıllık tecrübe istiyor. Tecrübe istemeyenler ise ya ekstra program ya da gelecek için bir referans olamıyorlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özet olarak benim sorum şu ben reklâmcılığın staj kısmını Ankara'da geçirdiğime inanıyorum bu doğrumudur&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;eğer doğruysa sizin bana görüşmem için ajans önerebilirmisiniz? eğer doğru değilse ne yapmalıyım ve nerde yapmalıyım? Son olarak benim kendimi geliştirmem için neler önerirsiniz? İlginiz için teşekkür ederim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Yine staj, yine işe girme telaşesi, yine yazım hataları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır size görüşmeniz için ajans öneremem : İşlerinizi, yeteneklerinizi, kültürünüzü, kişiliğinizi vs vs bilmiyorum;  bilsem bile benim önermem bir anlam taşımaz, şu veya bu yoldan görüşeceğiniz ajansın bunları görmesi, beğenmesi gerek ki sizi işe almayı düşünsün. Hem okula yeni girdiğinize, hazırlığı bile daha bitirmediğinize göre, niye İstanbula gelmeniz gerekiyor anlamadım. Okulu bitirin bakalım önce. Öğrenin iyice. Cin olmadan adam çarpmaya kalkışmıyorsunuzdur umarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11 ay iki ajansta staj yapmış olmanız, sizin deyişinizle 'staj kısmını' Ankara'da geçirdiğiniz anlamına gelir mi bilmem. Kağıt üzerinde, okul gözünde belki... Ama unutmayın ki staj denen alıştırma, aslında bir mesleğe yeni girecek birinin o mesleğin ve o iş kolundaki bir kuruluşun işleyişi hakkında fikir sahibi olmasına yarar. Staj 11 ay yapılmaz ! Bu 11 ay boyunca az da olsa bir para almadıysanız, yemek yemediyseniz (sigortanız bile yapılmalıdır aslında ama onu söylemiyorum bile), öğrenim gördüğünüz alanda çalıştırıldıysanız dahi staj adı altında angarya yaptırmışlar sayılırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinizi nasıl mı yetiştireceksiniz ? Derslerinize sımsıkı sarılın. Hocalardan öğrenebildiğinizin hepsini öğrenmek için çabalayın. Okulun kütüphanesini yutun, reklamcılık ve tasarım üzerine siteler, makaleler, kitaplar okuyun. Genel kültür kitapları da okuyun. Sinema, tiyatro, müzik, ne bulursanız izleyin. İngilizcenizi orta düzey üzerine çıkarmak için bir şeyler yapın. Ama daha da önemlisi, Türkçenizi pekiştirin. Nasıl yazılır, nasıl yazılmaz yeniden öğrenin. Kendinize bir yazım kılavuzu alın. Olmadı, Türk Dil Kurumunun sitesindeki yazım kılavuzuna bakın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginize teşekkür ederim, başarılar dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115611436195463387?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115611436195463387'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115611436195463387'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/grafik-tasarm-blmnde-okumaktaym.html' title=''/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115611307900347722</id><published>2006-08-21T01:14:00.000+03:00</published><updated>2006-08-21T01:31:19.426+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Su İzi' - Ön hazırlık...</title><content type='html'>İnternet günlüğünüzü yeni keşfettim.  İsminizi daha önce iyi bir yazar ve reklamcı olarak duymuştum. İnternet günlüğünüzde gençlere samimiyetle yol gösteriyor olmanız şaşırttı doğrusu; tabi ki sevindirdi de. İnsanlar 'iyi' olduktan sonra yeni yetişenlerle, genç kuşakla pek ilgilenmiyorlar, diye biliyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TED Ankara Koleji mezunuyum. İletişim ve Tasarım bölümünü düşünüyorum. (Bu bölümden reklamcı da olunabiliyor. :)) Yetenek sınavına gireceğim.Kompozisyon sınavının medya/iletişim ile ilgili bir konuda olacağını söylediler. Sınava girmeden bu alanda makale, yazı vs. okuyup bir ön hazırlık yapmamın faydalı olabileceğini düşündüm. Bana bu konuda&lt;br /&gt;önerebileceğiniz internet sitesi/yayın/kitap var mı? Önbilgi edinmek ve düşünsel hazırlık yapmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginize teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginize asıl ben teşekkür ederim. İltifat etmişsiniz. Gençler konusunda bir şeyler yapmaya çalışıyorum işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Sınav ne zaman olacak bilmiyorum ama umarım bir alay şeyi hazırlık niyetiyle okuyup kafanızı karıştırmazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinin sitesine derin ve geniş bir göz atın bakalım aklınızdan geçen bu tür bir kaynak mı : &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;http://ilef.ankara.edu.tr&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TED Ankara Koleji mezunu olduğunuza göre, İngilizceniz iyidir. Bir de şuraya, Daniel Chandler'in ünlü Media Studies sitesine bakın : &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;http://www.aber.ac.uk/media/index.php&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bana bir e-posta daha atın ve işinize yarayıp yaramadıklarını belirtin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitaplar için, büyük bir kitapçıya girip raflarını inceleyin. Başta Reklamcılık Vakfı olmak üzere, MediaCat yayınlarını ve Üniversitelerin iletişim - medya konulu yayınlarına bakın. Aradığınız gibi bir iki kitap mutlaka çıkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115611307900347722?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115611307900347722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115611307900347722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-su-izi-n-hazrlk.html' title='Rumuz : &apos;Su İzi&apos; - Ön hazırlık...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115607015430319875</id><published>2006-08-20T13:22:00.000+03:00</published><updated>2006-08-20T13:41:02.573+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Kleopatra' - Çok mu zor ?</title><content type='html'>Ben Kocaeli Üniversitesi Emlak ve Emlak Yönetimi Bölümü' nden mezunum. Şuan da yaptığım bir şey yok. Reklamcılık, üniversite sınavına girmeden öncede hep aklımda olan bir işti ama bu meslekle ilgili bir bölüm kazanamadım. Gazete de yapmış olduğunuz röportajı görünce dayanamayıp size e-mail atıyorum. Reklamcı olmak sadece görsel olark ilgimi çeken bir şey değil veya heves olarak ilgilendiğim bir şey de değil. Yazdığım makale, öykü, roman, şiir vs. yazılarım yok ama bir aralar günlük yazıyordum sınavlarımdan dolayı bırakmak zorunda kaldım. Şuan da da devam etmeyi düşünüyorum. Şu durumda yazdıklarımdan sadece heves almak için bir şeyler yapmak istediğim anlaşılsada bunun böle olmadığını bilmenizi isterim. Belki ulaşması zor hatta imkansız bir şey için uğraşıyorum ama ben hayatımda istediğim işi yapmak istiyorum. Çünkü insanların sevdikleri işleri yaptıkları zaman daha mutlu ve daha başarılı olabileceklerine inanıyorum. Sizin görüşlerinize çok ihtiyacım var. Sizce ne yapmalıyım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Reklamcılık çok genel bir tanım. Ne olmak istiyorsunuz ? Grafik tasarımcı olmak için mutlaka bunun eğitimini almak gerek. Yazar olmak için, bazı bölümlerden çıkan insanların daha hazırlıklı bir alt yapıyla geldiğini görebiliyoruz ama, kesin eğitim koşulu yok. Kesin koşul, mutlaka yazan, yazmayı seven, yazmadan duramayan, belki/tercihen yazdıklarını yayımlamış biri olmak. Yazmaya yetenekli ve istekli olmak, kültürlü olmak, dünya görüşüne sahip olmak. Düzgün Türkçe bilmek, kullanmak. ['Şuan' yazmışsınız iki kez. Birinin ardından da hem -de hali hem dahi için iki da'yı ayrı yazmışsınız ! Reklamcı olmak isteyen biri için, olmaması gereken bir dikkatsizlik... Vazgeçmeye çalışın. Özen gösterin.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanların sevdikleri işte çalışması, sevdiği şeyleri yapması, bu yönde çaba göstermesi, hayatını buna göre düzenlemesi gerçekten kişisel bir hak. Desteklenmesi gereken bir şey. Ancak, mesleki düzeyde baktığınızda yatkınlık, yetenek, eğitim gibi koşullar da giriyor işin içine. İnsanların dertlerini azaltan, sağlıklı yaşamalarına katkıda bulunan bir hekim olmaktan ben de çok hoşlanabilirdim. Ama, bunun için tıp eğitimi görmek gerek. Kan görünce bayılmamak gerek. Vs vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blogda sizinkine benzer sorular çok soruldu. Sorulmaya da devam ediyor. Arşive geçmiş soruları ve cevapları inceleyin. Göreceksiniz ki cevaplarım, bir kelime eksik bir kelime fazla, aynı. Yaşınız, varlığınız elveriyorsa kendinizi reklamcılık için yetiştirmeye bakın. Okuyun. Kurslara gidin. Kendinizi deneyin. Yatkınsanız, yetişebilecekseniz, bunu siz ve birileri görebilir. Tersini de hemen anlarsınız. Kendinize bir yol çizersiniz. Seçeceğiniz yaklaşım ne olursa olsun, mutlaka gerçekçi olun. Hayal kurmak belki insanoğlunun elindeki en büyük araç-gereç. Ama hayallerinizi uygulamaya geçirme aşamasına geldiğinizde, somut bazı koşulların yerine getirilmesi gerekiyor. Aksi halde, hayaller hayal olarak kalmaya devam ediyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115607015430319875?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115607015430319875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115607015430319875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-kleopatra-ok-mu-zor.html' title='Rumuz : &apos;Kleopatra&apos; - Çok mu zor ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115605018509516814</id><published>2006-08-20T07:36:00.000+03:00</published><updated>2006-08-20T08:03:06.103+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Sevişgen Yazar' - Ali Taran sevişirken bile... mi ?</title><content type='html'>Sayın Mesci,&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ali Taran, nasıl başarılı reklam yazarı olunacağını izah ederken demiş ki "'Gece karınla sevişirken bile bir yandan kampanya düşüneceksin, aklına ilginç bir şey gelirse karının üstünden kalkıp bir yere not edeceksin!"*&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Öyle mi?&lt;br /&gt;Saygılarımla.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Ali Taran'in alintisi Engin Ardic'in 19 Agustos 2006 tarihli, Aksam Gazetesi'ndeki kosesindendir. http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=50341,10,2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! Ali Taran'ın cinsel hayatı değil herhalde merak ettiğiniz. Öyle yapıyor mu yapmıyor mu diye sormuyorsunuzdur. Soruyorsanız bile cevabını ben bilemem. Engin Ardıç'a öyle söyleyip söylemediğini soruyor da değilsinizdir. Ama söyleyeyim, söylemiştir. Bir: Engin Ardıç'ın da reklamcılık yapmışlığı vardır, demek ki karşılaşmışlardır, çalışmışlardır, demek ki söylemiş olma şansı yüksek. İki: Ali söylediği gibi yapmıyorsa bile öyle söylemiştir, çünkü öyledir veya öyle gibidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açayım. Yaratıcı süreç, bu süreci inceleyen bilim adamlarının ve ampirik araştırmacıların saptadıkları gibi, bir aşamasında aydınlanma anı denen bir nokta bulunan bir süreç. Kabaca söylersek, belli bir konuda düşünüp durduktan sonra, nerede ne yapıyor olursanız olun, çözümün ne olabileceğine ilişkin bir buluş-kavrayış anı yaşanıyor. (Bunun için hazırlık aşamalarını, ev ödevinizi iyi yapmanız gerekiyor tabii ama, geçelim.) Hatta buna &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;bed-bath-bus&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; yani &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;yatak-banyo-otobüs&lt;span style="font-style:italic;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;  anı deniyor. Hatta bu nedenle, yetişmekte olan reklam yazarlarına yanlarında mutlaka bir not defteri taşımalarını öneriyor, öğretiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toparlarsak, Ali Taran bu lafı etmiştir. Öz olarak, söylediği doğrudur. Ancak, daha çok 'yaratıcı fikir' veya 'satıcı fikir' dediğimiz temel fikrin yakalandığı anı kastetmiştir. Yazma eyleminin kendisini veya bütününü değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115605018509516814?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115605018509516814'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115605018509516814'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-sevigen-yazar-ali-taran.html' title='Rumuz : &apos;Sevişgen Yazar&apos; - Ali Taran sevişirken bile... mi ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115546230765786328</id><published>2006-08-13T12:40:00.000+03:00</published><updated>2006-08-13T12:47:14.513+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Hayalet kalem' - Reklam sektöründe çalışmaya karar verdim</title><content type='html'>Yazıma kendimi eleştirerek başlamak istiyorum. Ne zamandır böyle bir blogu göremediğim için kendime kızıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de blogda yazan bir kaç arkadaşım gibi Fen-Edebiyat Fakültesi öğrencisiyim.Bu fakülte içersinde ise Felsefe eğitimi almaktayım. Küçük yaşlardan biri TV denilen sihirli kutunun içinde olup bitenleri merak ederim (reklamlar, diziler, filmler). Bu merakım üniversiteye başladığımda doruk noktasına ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam sektöründe çalışmaya karar vermem bu merakı doruk noktasına ulaştıran sebepti. İlk başta küçük küçük metinler yazmaya, sonra bunları geliştirp senaryoya dökmeye başladım. Bunların öncesinde de markalara hayali olarak sloganlar hazırladım. Vakit bulduğum zamanlarda da kısa film senaryoları yazmaya çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size soracağım soru şu: Oturduğum yer İzmir. Biliyorum ki bu sektörde İstanbul başı çekiyor ve sektörün merkezini oluşturuyor. Bu konuda ne yapabilirm. Mezun olur olmaz bavulumu alıp İstanbula mı geleyim ? Yoksa İzmir de mi başlamalıyım. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;- - - - - - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Galiba bu Fen-Edebiyat fakültelerinde reklam aşkı okutuluyor ! Ne diyelim, hayırlı olsun ! Veya Allah kurtarsın ! Sorulara, konulara sondan başlayalım... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Mezun olur olmaz bavulu alıp İstanbula gelmek iyi bir fikir olmayabilir :&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;    - İş bulmadan gelmek macera olur. İnsanı ya serseri yapar ya sefil eder&lt;br /&gt;    - Çok paran yoksa ve otelde vs kalmayacaksan, eşin dostun tepesine ekşimek olur. Bu da insanı sevimsiz yapar,    &lt;br /&gt;      eşi dostu rahatsız eder.&lt;br /&gt;    - İş bulup gelebilmek, o zamana kadar kendini çok iyi yetiştirmen ve iyi bir ‘işe almaya değer adar’ haline getirmene &lt;br /&gt;      bağlı.&lt;br /&gt;    - O ise, daha önce defalarca söylendiği gibi, çok okumuş, çok düşünmüş, hayatı epey bir çözmüş, iyi Türkçeden &lt;br /&gt;      başka bir yabancı dili (genellikle İngilizce) sular seller gibi okuyup konuşabilecek düzeyde öğrenmiş böylece &lt;br /&gt;      pazarlama ve reklam alanında epey litaretür devirmiş olmak; çok çok iyi yazı yazabilmek gibi şeyleri gerektiriyor.&lt;br /&gt;    - İzmir’de de ajanslar var. Orada başlamaya çalışmak bir yol olabilir. İzmirdeki ajanslar ise, başını müşteri ve ciro  &lt;br /&gt;      düzeylerinin çektiği bir dizi mesleki zorluk yüzünden belki de istedikleri gibi ve istedikleri kadar çok insan &lt;br /&gt;      alamıyorlar. Ama bunlara rağmen bir başlangıç sağlayabilirseniz, İstanbul için referans olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralara serpilmiş çeşitli sinir uçlarına dokunarak devam edelim... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Reklam sektöründe çalışmaya karar vermek iyi ama yetmiyor :&lt;/span&gt; Reklam sektörünün seninle çalışmaya karar vermesi gerekiyor. Bu da, bu blogdaki çeşitli örneklerde göreceğin gibi (arşivdeki yazıları da taramanı rica ederim) zor, sinir, karmaşık, kompleksli, bazen şansa kalmış, vs vs bir süreci içeriyor. Ajanslar çok iyi bir adayla karşı karşıya değillerse, kırıtıp duruyorlar, koşullar dayatıyorlar; angarya yaptırıyorlar. Yetiş de gel diyorlar. Nasıl yetişeceksin ? Yumurta, tavuk. İşe girmedikçe yetişemiyorsun, yetişmedikçe işe giremiyorsun. İşe girmek uğruna staj adı altında eziyet ve angaryaya razı olanların sayısı içler acısı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Markalara hayali sloganlar veya ısmarlanmamış senaryolar yazmak, ne yazık ki, kıymeti harbiyesi olan şeyler değil : &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Brif yani o sloganı veya senaryoyu gerekli kılan, tarif eden, sipariş eden gerçek bir belge-mutabakat-iş emri yoksa, yazılan şeyin o markanın gerçek hayattaki iletişim-reklam ihtiyaçlarıyla ilişkisi yoktur. Veya çok ender olarak vardır. Reklam ajanslarında kadrolu olarak düzenli çalışan ve zamanlarının büyük bölümünü o markanın ihtiyaçları, geçmişi, geleceği, rakipleri üzerine düşünerek, çalışarak geçiren reklamcıların bile bazen gerekli çözümlere ancak yaklaştığını biliyoruz. Aynı şeyi dışarıdan, gerçek pazarla ve tüketiciyle kopuk bir ortamda sağlamak genelde imkansıza yakındır. İşin sadece biçimsel yanına ilişkin bazı fikirler geliştirebilmiş ve bunları bazı yazı ürünlerine dökmüş olabilirsiniz ama bunların yayınlanır ve işe yarar hale gelebilmeleri için, unutmayın ki, reklamverenin onayından geçmesi, yani gerçek hayatın piyasa gerçeklerine göre tartılıp doğrulanması gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size yol önermeden önce, durumunuzdaki hemen herkese sorduğum şu soruyu sorayım : Yazı yazmadan duramayacak kadar &lt;span style="font-style:italic;"&gt;yazar&lt;/span&gt; mısınız ? Reklamdan başka, yazdığınız ve tercihen yayımlayabildiğiniz eserleriniz var mı ? Türcümesi şu soruların : Reklam işine girmek isteyen bir yazar mısınız yoksa reklam merakı yüzünden veya reklamın çekiciliğine kapıldığı için reklamlar yazabileceğini sanan bir hevesli misiniz ? Birincisi iseniz, iş belki birazcık daha kolay. İkinci duruma uyuyorsanız ve önünüzde de eğitim vb gibi zaman varsa, kendinize gerekli donanımı kazandırabilmek için bilinçli bir hazırlık dönemi geçirebilirsiniz. Reklam sektöründe, hele hele yaratıcı bölümde, iş bulmaya çalışmaya bundan sonra başlamanız sizin için iyi olur. O zaman bile iş garanti değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115546230765786328?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115546230765786328'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115546230765786328'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-hayalet-kalem-reklam-sektrnde.html' title='Rumuz : &apos;Hayalet kalem&apos; - Reklam sektöründe çalışmaya karar verdim'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115495793915798576</id><published>2006-08-07T16:34:00.000+03:00</published><updated>2006-08-27T11:44:51.980+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'En attendant Godot' - Estragon'un beklediği reklam yazarlığı mıdır ?</title><content type='html'>Kıt kaynakların etkin kullanımı sorununa 6 sene boyunca bir çözüm bulamadım ve ilerde de bulabileceğimi sanmıyorum. Aslında bunu daha önceden fark etmiştim;hatta iktisat okumaya başlamadan önce bile, ama hayat işte.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Konuya gelirsek...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sevgili hocam, şuanda size yazmakta olan kişi ilerde ya bir ofiste inanmadığı, sıkıldığı, iş dışında bişiler yapmak için kendini paralıyacağı bir meslek sahibi olacak ya da gene bir ofiste inandığı, kendini yeniden keşfettiği, "İşe yarıyorum galiba" diyebileceği bir meslek sahibi olacak. Öyle olduğunu sanıyorum. Gerçi bu durum benim kuşağımdaki bir çok genç için geçerli bir durum. Herkes, kendisi açısından yeterli yaratıcılığıyla, para kazanmak istiyor ilerki yaşamında.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Ben bir hafta önce Marmara Üniversitesi iktisat bölümünü bitirdim. 6. senem de. Bu 6 sene içinde daha çok tiyatroyla uğraştım aslında. Yani ekonomi konusunda bilgim ve ilgim, tiyatrodakinden daha az diyebilrim. Şimdi hayatımın keskin bir dönemeçindeyim sanırım. Reklamcılık yüksek lisansı yapmak istiyorum (ki bunun için şansım işletme ve iletişim mezunlarından daha az) ve ilerde reklam yazarlığı ya da marka geliştirme üzerine çalışmalar yapmak istiyorum.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Fakat nasıl bir yol çizeceğimi bilmiyorum. Bazı handikaplar var.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Tanıdığım insanlar sayesinde bazı reklam ajanslarına başvurabilirim ancak bu konuda bilgisiz olduğumdan kabul edilmem imkansız gibi gözüküyo. Bu ajanslara stajyer olarak başvurabilirm işi öğrenmek için ama bunun içinde param yok.Para kazanmam gereken bir dönemdeyim. Ailem İstanbul dışında yaşıyor çünkü. Bölümüme ilgili işlere başvurabilirm ama bu sefer reklam yazarlığı hayalimden uzaklaşmış olacağım.&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Sizce ne yapmalıyım? Reklamcılıkla ilgisiz bir iş bulup, çalışıp, yüksek lisans mı yapmalıyım? Bir reklam ajansına girip stajyer olarak çalışma riskini üzerime alıp, ailemle karşı karşıya mı gelmeliyim?&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Şu anda başvurma şansım olan yerlere başvurup, olası mülakatlarda yerin dibine geçmeyi mi seçmeliyim?&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Ya da herşeyi boş verip askere mi gitmeliyim : ) ?&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;5. bir yol varsa o da olabilir tabi.:)&lt;br /&gt;     &lt;br /&gt;Bütün bunlara karar vermek içinde az zamanım var açıkçası. Kasımdan itibaren çocuk tiyatrosundan para kazanabilirim ama o zaman da çalışma saatleri nedeniyle reklam ajanslarında stajyer olarak problem yaratırım.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;MediaCat ve Reklamcılık Vakfının hangi kitaplarını kesin olarak okumalıyım. Yüksek lisans başvurusunda neler bilmeliyim ve nelere dikkat etmeliyim.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;Cevaplarsanız çok teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak bu maili geç bir saatte ve oldukça yorgun bir vaziyette yazdım. Blogunuzu tesadüfen gördüm ve kafam oldukça karışık olduğundan hemen yazmak istedim. Kısacası imla hataları ve düşük cümleler için şimdiden özür dilerim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Yine bir dertli, reklamcı olmak isteyen genç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size hemen şunu söyleyeyim, ne kadar geç saatte yazıyor olursanız olun, mesajlarınızı, yazılarınızı, hatta aşk mektuplarınızı son birkaç (!) kez kontrol etmeden göndermeyin. Yazım hataları için özür dilemeniz incelik ama o hataları yapmamaya çalışsanız daha yararlı olur size de, Türkçeye de.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci söyleyeceğim şey daha da yürek burkucu : Yazı yazmadan duramayan, sayfalar dolusu yazılar yazan (şiir, öykü, tiyatro oyunu, deneme, günlük, blog, aklınıza ne gelirse işte) biri değilseniz, reklam yazarlığını hiç aklınızdan geçirmeyin. Bir reklam yazarı, filmler, ilanlar yazıncaya kadar [hatta onları yazar olduktan sonra bile] pek çok başka şey yazmak zorundadır. Yazma eylemi ise, o sürece alışkın ve aşık değilseniz, işkencedir. Reklam yazarlığı, evet yaratıcı bir iştir ama, fikir üretmenin ardından gelen yazma sürecini de içerir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha çok tiyatroyla ilgilendiyseniz, tiyatroyu seviyor olmalısınız. Niye o alanda iyi olmak, ilerlemek için bir şeyler okumaya devam etmiyorsunuz ? İktisatçı bolluğu ve maalesef o alanda bilgelik yokluğu var. Bir de siz sürünür olmayın derim. Yani illa yüksek lisans yapacaksanız, bunu o alanı sevdiğiniz için yapın. Hem yüksek lisans gerçekçi reklam ajanslarında, işe hem de reklam yazarlığı işine alınmak için gerekli ve yardımcı da değil aslında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka deyişle, ailenizi üzmeyin, kendinizi ve onları parasal sıkıntıya atacak maceralara girişmeyin, askerlik görevinizi aradan çıkarın ve o sürede hayatınızı düşünün. Muhtemelen tiyatroya daha bir sarılacaksınızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam ajanslarında staj angaryasına razı olmak insanlık onuruna aykırıdır. Sahici bir ajansta, sahici bir staj yapabilecekseniz, ne ala. Ama daha önceki paragraflarda söylediklerim önceliklidir, bilesiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap vermekte çok geciktiğimin farkındayım, yaz telaşesine geldi. Özür dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Not : İlla okuyacağım diyorsanız, ve paranız varsa, Reklamcılık Vakfının bütün kitaplarını, MediaCat kitaplarının reklamcılık alanındakileri okuyabilirsiniz. Reklam Yazarlarının Ortak Defteri diye bir blogumuz var, karıştırıp dertleri vs görebilirsiniz. http://ortakdefter.blogspot.com&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115495793915798576?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115495793915798576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115495793915798576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/08/rumuz-en-attendant-godot-estragonun.html' title='Rumuz : &apos;En attendant Godot&apos; - Estragon&apos;un beklediği reklam yazarlığı mıdır ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115200656794711289</id><published>2006-07-04T12:43:00.000+03:00</published><updated>2006-07-04T12:49:28.520+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : "Evrene Kozmik Perspektif" - Nedir bu yaa ?? Uzay mekiii falan</title><content type='html'>Hmm ! Kozmik Perspektif arkadaşımızdan şirin bir cevap gelmiş ! Buyrun :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style:italic;"&gt;hocam valla saygısızlık ettiysem özür dilerim ama ben açık olmak istedim : ) bilmem belkide daha derin yaklaşmak istedim konuya.ama bakın, valla dilbilgim çok iyidir, samimiyim.cicero'dan caesar'dan metin çevirdik hocam lütfen, hakkımı yedirtmem : ) ) herneyse canım hocam, ya valla çok şirinsiniz : ) ) tabiki işin içine girince herbi ayrıntıya dikkat edicem.sonuçta rahat olalım dedim. he bi de şu var hocam, beni günümüz gençliğiyle bir tutmazsanız sevinirim. çünkü değilim. ben"yaptım ki" "geldi ki" gibi abuk sabuk bir türkçe kullanan,"son paramızı şaraba verdik"diyen, tek derdi, kapitalizmi desteklemek için alışveriş yapmak olan, çevresinden bihaber, kendine özgülüğünü yitirmiş, sevgisini ifade edemeyen, 24 saat aşk geyiği yapan, oturup hayata dair iki düşünce üretmeyen, o sığ gençlikle aynı kategoride değilim çok şükür. o konuda kendime haksızlık ettirmem. hakkımda önyargılar oluşmuş kafanızda ama sorun değil. valla hocam samimi soruyorum,okumak ve düşünmek dışında ne yapılabilir?hem okuyorum hem konuşuyorum bunları arkadaşlarımla. zen olcaz yakında : ) ) )  neyse hocam, kendinize iyi bakın,çok sevgiler, hemde içten : ) ) ) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki. Bir ricam var. Madem 'o gençler' gibi değilsiniz ve dilbilginiz iyi, şu metninizi yazım kurallarına göre düzeltip gönderir misiniz lütfen, buraya o haliyle koyayım bakalım nasıl olacak ?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115200656794711289?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115200656794711289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115200656794711289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/07/rumuz-evrene-kozmik-perspektif-nedir_04.html' title='Rumuz : &quot;Evrene Kozmik Perspektif&quot; - Nedir bu yaa ?? Uzay mekiii falan'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115199824491076425</id><published>2006-07-04T10:23:00.000+03:00</published><updated>2006-07-04T10:30:45.136+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : "Evrene Kozmik Perspektif" - Nedir bu yaa ?? Uzay mekiii falan</title><content type='html'>hocam ben ist.üniversitesi latin dili ve edebiyatı mezunuyum. hocam kısa kesicem, ben bu reklam senaristliğiyle yakından ilgileniyorum. yaratıcılığıma güveniyorum. yabancı dilim fena değil. ilgi alanlarım falan geniş; felsefe, parapsikoloji, psikoloji, seslendirme, müzik, insan ve hayata dair herşey... hocam şunu da peşinen söyliim, size yazdıım bu yazıda imla kurallarına dikkat edip hiç de kasandra olmak istemiyorum müsadenizle. zaten biliorum kuralları, burda kimseye bişey ıspatlamıorum o yüzden rahat rahat anlatıcam durumumu :)) hocam sorarım size, nedir şimdi bu senaristlik durumları?? reklamcılık falan? ya hocam bende bu işle ilgileniorum ama yinede ne biliim öyle bi bahsediosunuzki bu işten, sanki reklamcılık değilde uzay mekiği hakkında konuşuyoruz. nedir ya, sonuçta bu bi iştir, hayatın anlamı değil. insan niye çalışır, yaşamını idame ettirebilmek için! e bu kadar basit! buna gereğinden fazla anlamlar yükleyip, uzay mekiği gibi anlatmanız, fani varlıklar olduğumuzu düşününce açıkçası çok tuhaf geliyo. ya zaten evrene kozmik bi perspektifle bakarsanız, reklamcılık, bu devinim içinde ne kadarcık bi yer tutar varın siz hesap edin! şimdi konuya çok daha sağlıklı bi yaklaşım getirebiliceemizi düşünüyorum, naapmak lazım hocam? bu staj olayları hikayeden nağmelermi yoksa gitmek mi lazım? sonra kasımdaki senaristlik kursları falan? artık bu işin pirisiniz, biz gençlere yol gösterin. şimdiden teşekkürler, sevgiler (zaten sevgiden daha yüce bi değermi var şu hayatta??) hoşçakalın..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Allahım sen aklımı fikrimi koru yarabbi ! Kızım, çocuğum, evladım, sana ne diyeyim bilmiyorum. Ama dur senin dilinde yazayım: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya kızım yaa, nedir bu yaa, sana ne diyeyim bilmiorum ! Nedir bu uzay mekiii, evrene kozmik perspektifle bakma durumları falan ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısa kesicem : Günümü kararttığından emin olabilirsin : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  - Tam benim değiştirmeye çalıştığım türden bir ‘günümüz gençliği’ tarzı.&lt;br /&gt;  - Türkçe ve yazı dili hak getire. &lt;br /&gt;  - İmla kurallarını bilior da (ehhem) ama kimseye bişey ispatlamıor (ehhem).&lt;br /&gt;  - Reklama fazla anlam yüklüormuşuz, uzay mekiği gibi konuşuormuşuz.&lt;br /&gt;  - Konuya daha sağlıklı bi yaklaşım getirebiliceemizi düşünüormuş. &lt;br /&gt;  - Falan, falan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavrucuğum, madem reklam ‘sonuçta bi iş’ ve ‘bu kadar basit’, sana aynı mantıkta ‘basit’ bir cevap veriorum :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pirlik nağmelerini falan geç : Senin akla makla ihtiyacın yok maşallah. &lt;br /&gt;Reklamcılığa bu kafayla, bu Türkçeyle girmeye çalış. &lt;br /&gt;Ve gör gününü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115199824491076425?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115199824491076425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115199824491076425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/07/rumuz-evrene-kozmik-perspektif-nedir.html' title='Rumuz : &quot;Evrene Kozmik Perspektif&quot; - Nedir bu yaa ?? Uzay mekiii falan'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-115126193889954422</id><published>2006-06-25T21:45:00.000+03:00</published><updated>2006-06-25T21:58:59.283+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Sakarya Üniversitesi' - Erken mi olur ?</title><content type='html'>Ben, Sakarya Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü II.sınıf öğrencisiyim. Hepimizin bildiği gibi Fen Edebiyat okuyanların formasyon eğitiminden sonra öğretmen olacağı gibi bir düşüncesi vardır (ben de dahil). Fakat sonradan duyduklarım reklam ajanslarının metin yazarlığı bölümüne Reklamcılık bölümünden ziyade Fen Edebiyat'dan aldıkları yönündeydi. Bende de ortaokuldan beri reklam yazarlığına olan ilgimden dolayı kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum. Fakat metin yazarlığı hakkında ufak bir bilgim yok (nasıl yapıldığına, geliştirildiğine dair vs...) Bazı sitelerde bu konu üzerine ders verildiği yazıyordu. Henüz hiçbirini aramadım. Size sorum bu yöndeki düşüncelerimin erken olup olmadığı. Örneğin, şu anda yaz tatilindeyim ve Ağustos'a kadar İstanbul'dayım. Eğer metin yazarlığı için stajerlik sözkonusuysa seve seve yaparım. Yani bu konuda bilgi edinip sonra stajerlik yaparak pekiştirsem mi? Ayrıca ilerde metin yazarı olduktan sonra (inşallah) reklamcılık sektörünün diğer alanlarında görev yapmak isteyeceğimi düşünüyorum. Örneğin; grafikerlik. Bu mesleği de araştırdığımda gördüm ki Macintosh, bu ortamda freehand gibi hiç bilmediğim programlara hakim olmak gerektiğini gördüm. Bu konuda da Macintosh öğrenebileceğim yerler varmış, bunu şu anda öğrensem bu da benim için çok mu erken olur, ya da bilgisizce hareket etmiş mi olurum? Size yazan bir kişiye bu konuda okuma materyali göndereceğinizi söylemişsiniz; beni bu konuda bilgilendirecek her konuda bilgiyi bana da gönderirseniz çok sevinirim. Bir sorum daha: İngilizce bu konuda büyük bir eksiklik mi? Şimdiden okuyup yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Eskiden beri reklam yazarlığına ilgi duymuşsunuz, ama nasıl yapıldığına dair fikriniz yok... Nasıl ilgi duydunuz peki ? Reklamlar ilginiz çektiği için, onları düşünenler ilginizi çekti, o işi ben de yapsam diye mi düşündünüz acaba ? Her neyse, madem koskoca üniversite öğrencisi olmuşsunuz, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde okuyorsunuz, insan gidip biraz kütüphanede veya İnternette araştırmaz mı ? Okulunuzda reklam bölümü varsa oradaki dersleri vs incelemez mi ? Önce ev ödevinizi biraz yapın ve konuyu herhangi bir alanda bilgi toplayan ve yazı hazırlayacak bir üniversiteli gibi araştırın. Mümkünse [yani alabiliyorsanız] diğer bölümlerden [varsa tabii] reklam dersleri almaya bakın. Stajı vs sonra düşünün. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer bir konu, böyle bir bölümde okuyup, bu kadar kötü bir ifadeye sahip olmak. Eğer İnternette yazmaktan kaynaklanan bir dikkatsizlik varsa, dilerim öyledir, biraz daha özen gösterin. Yazdıklarınız göndermeden okuyun. Yazım ve anlatım hatalarını düzeltmeden yollamayın. Eğer daha kalıcı bir aksaklık varsa dilinizde, yazmanızda, bunlarla reklam yazarı olunamaz bilesiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grafiklik yapmak için o dalın eğitimini almak gerek. Sadece Macintosh ve/veya Freehand vs öğrenmekle olunmaz. Bunlara ilişkin bilgiyle sadece bilgisayar operatörü olunur, grafiker olunmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, İngilizce (veya bir başka yabancı dil) bırakın reklamcılığı, bugün artık bütün alanlar için bir eksiklik.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-115126193889954422?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115126193889954422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/115126193889954422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/06/rumuz-sakarya-niversitesi-erken-mi.html' title='Rumuz : &apos;Sakarya Üniversitesi&apos; - Erken mi olur ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114985124289215237</id><published>2006-06-09T14:04:00.000+03:00</published><updated>2006-06-09T14:07:23.166+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : "Stajyer' - Nasıl kısaltırım</title><content type='html'>20 yaşında bir üniversite öğrencisiyim.Yaklaşık 2 senedir reklamcılık konusunda bilgi topluyorum. Amacım iyi bir reklam yazarı olmak.Bloglardan tutun da iş ilanlarına varana dek reklamcılıkla ilgili pek çok kaynağı inceliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ajansın stajyer aranıyor ilanını görünce başvurdum ve kabul edildim. Ajans beni 3 ay boyunca deneyecek. Reklamcılıkla ilgili kitaplardan (en son Beni Seç'i okudum) öğrendiğim kadarıyla stajyerlik emek sömürüsü olarak görülüyor. &lt;br /&gt;Bunu mülakatta da belirttiler zaten.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim üç adet sorum var:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk olarak ajansa kabul edilmem ve reklamcılık dünyasına girebilmem için neler yapmamı tavsiye edersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci sorum ise 3 aylık staj süresi uzun mudur? Görüştüğüm yetkili üzerine basabasa bu üç aylık sürenin bir gün bile uzamayacağını üç ay sonunda bana ya seninle çalışmak istemiyoruz diyeceklerini ya da kimlik fotokopimi muhasebeye verip çalışmaya başlamamı isteyeceklerini söyledi. Ben bu üç aylık süreyi ne yaparsam kısaltırım? Nasıl ajansa kabulümü sağlayabalirim? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son sorum ise reklamcılık konusunda MediCat yayınlarının birçok kitabını okumuş ve alt-orta seviyede İngilizce bilen birine hangi kitapları okumasını tavsiye edersiniz? (Bu arada ajansta ajansın geniş bir kütüphanesinin olduğu ve benim kendimi geliştirmem için bu kütüphaneyi mutlaka kullanmam gerektiği söylendi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - -  - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Yürek sızlatan şu malum durumlardan biri daha ! Canım kardeşim, güzel çocuğum, üniversite ikide okuyorsun ama yine de gençliğine ve deneyimsizliğine -hadi temiz kalpliliğine diyelim- kurban gidiyorsun sanki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yahu ‘stajyer aranıyor’ diye ilan mı olur ? Bir düşünsene ! Zaten adamlar da belirtmişler görüşmede, ‘bu ucuz işgücüdür’ diye... Ne ucuzu, sudan ucuz ! İnsafsızlar. Üç ay denemeymiş ! Üç ayın sonunda sana kararlarının bildireceklermiş. Ne denemesi, ne kararı ya ? Üniversite ikide okuyan birini, çalıştırarak deneyecekler, iyi mi değil mi diye görecekler ve işe mi alacaklar ? Pozisyon ne acaba ? Olsa olsa kalıcı stajyer kadrosuna (= köle) koyarlar. Hatta korkarım güzel bir kız olsaydın şansın belki daha bile yüksek olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajında bir sürü Türkçe ve yazım hatası var. Hadi, stajyer olarak kabul edildiğin (veya bana yazdığın) için heyecandan elin titredi diyelim, kontrol etsene göndermeden önce ! Harf hatası = trafik kazası !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularına nasıl baktığımı buraya kadar yazdıklarımdan çıkarmışsındır sanırım. Ama yine de ele alalım da, belki okuyanlara bir yararı olur :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Bir ajansa kabul edilmek için önce üniversiteni bitir. O zamana kadar çok oku, çok yaz. Yabancı dilini geliştir. Türkçeni geliştir. Ve en önemlisi, hayallere dalma, kimsenin seni kötü kullanmasına yol açma, izin verme !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Staj, adı üzerinde, stajdır : “Herhangi bir meslek edinecek olan kimsenin geçirdiği uygulamalı öğrenme dönemi- TDK” Öğrenme yani. Ne kadar öğrenirsen o kadar iyidir. Yeter ki öğren, yeter ki öğretsinler. Amaçları seni ve senin gibileri beleşine kullanmak olmasın. Tost almaya göndermesinler, fotokopi çektirmeye kullanmasınlar. Niyetleri iyiyse, 3 ay olabilir. Tost stajı ise, ertesi gün oradan kaçarsın, böylece stajı acayip kısaltmış olursun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) MediaCat kitaplarının çoğunu okuduysan, Reklamcılık Vakfının kitaplarını da oku. Stajına kabul edildiğin ajansın madem kütüphanesi var, kütüphaneden çıkma ! Ne varsa oku ! Notlar çıkar. (Ama bir uyarı : Ya kitapların çoğu İngilizce ise ne yapacaksın ?? MediaCat kitaplarıyla doluysa orası ne olacak ??)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçekçi olalım !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114985124289215237?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114985124289215237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114985124289215237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/06/rumuz-stajyer-nasl-ksaltrm.html' title='Rumuz : &quot;Stajyer&apos; - Nasıl kısaltırım'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114983209725298477</id><published>2006-06-09T08:34:00.000+03:00</published><updated>2006-06-09T08:49:19.873+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : 'Son kurşun' - Bu yaştan sonra...</title><content type='html'>Yolun yarısı yaşlarda bir sanat yönetmeniyim. Şu an bir ajansta çalışıyorum ama muhtemelen ay sonunda işsiz kalacağım. (Yeni müşteri yok, denemelerden de sonuç cikmiyor, gidişat da bunu 'gerektiriyor'.) Galiba beni bu satırlara iten de bu stresin yarattigi çaresizlik. Yoksa cesaretsizlik mi diyelim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorum su: Bu yaşında hiç ödülü olmayan, hiç büyük ajansta çalışmamış, hiç fikirlerini ortaya koyabilecek geniş ufuklu müşterilere hizmet verememiş bir sanat yönetmeni bundan sonra gözünü nereye dikmeli? (Bu yaştan sonra?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha mütevazi, küçük, butik bir ajansa mı, yoksa 'son bir kurşunum var, bunu iyi kullanmalıyım' mı demeli? Çünkü takdir edersiniz ki, hem yaşım, hem de yukarıda saydığım 'olumsuzluklar' beni oldukça düşündürüyor. Muhtemelen, cv'mi gönderdiğim insanlari da düşündürecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;35 yaş (?) ne ki ! Tam olgunlaşılacak, ustalaşılacak bir çağ. Azimle, inatla yola devam edilmeli öncelikle. İyi iş çıkarılabilecek, herhangi bir büyüklükteki bir ajansta, bu işe yeni başlayan birinin heyecanıyla göreve asılmalı !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş örneklerinize baktım. Grafik duygusu, uygulamaların tıkış tıkış olmaması vb hoş. Gelgelelim, yayınlanmamış ve/veya spekülatif portfolyo işlerinden tırsmışımdır hep. Yayınlanmışlara itibar etmek kaçınılmaz bir ölçü ne yazık ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dolayısıyla, size önerim şu : Birinci paragrafta önerdiğim üzere bir yerlere asılacaksanız, görüşmeyi başarırsanız, spekülatif bir portfolyo göstermek yerine, onların vereceği -kurmaca da olsa- bir brif için sınırlı bir zaman içinde çalışıp göstermeyi önerin. Bu kendine güvenen birinin yapacağı bir öneri olur ve aklı başında bir kreatif direktörü ya da patronu çok heyecanlandıracağı varsayılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olup bitenlerden beni de haberdar edin. Başarılar dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : 'Oldukça' ve 'mütevazi' sözcüklerini yanlış kullanmışsınız. Umarım anlattığınız bezginlikten veya İnternettendir. Oldukça yerine 'epey', mütevazi yani paralel değil, 'mütevazı' yani alçak gönüllü demek istiyorsunuz çoğu insan gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114983209725298477?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114983209725298477'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114983209725298477'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/06/rumuz-son-kurun-bu-yatan-sonra.html' title='Rumuz : &apos;Son kurşun&apos; - Bu yaştan sonra...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114884534813044196</id><published>2006-05-28T22:31:00.000+03:00</published><updated>2006-05-28T22:42:28.693+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : "Red' - Yardım istemeden</title><content type='html'>Bu bloğu yeni keşfettim. Radikal bir değişiklikle reklamcılık sektörüne girmeyi ciddi ciddi düşünmekteydim. Ancak internette ne zaman konuyla ilgili araştırma yapsam hevesim kırılıyor. Bu sayfada da görülebileceği üzere Türkçe yazamayan ateşli ve feci halde yaratıcı reklamcı dolu ortalık.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Nedeni çok basit. Sektöre kaynak sağlayan İletişim Fakülteleri veya paralı üniversitelerin Reklamcılık bölümlerine, yarıdan fazla Türkçe yanlışı yaparak girmek mümkün. Dört işlem yapamayan adamı mühendis diye mezun etmeye &lt;br /&gt;benziyor bu.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Gerçekten sektör bu kadar ucuz mu? Sadece tanıdıkla isim yaptıktan sonra "ne versem gider" mi? Öyle olmadığına inanmak istiyorum. Öyleyse de hiç sorun değil.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Ülkenin en afili diplomalarından biri elimde, hayatımda imla hatası yapmadım, yapmam da. Ama her on kişiden dokuzunun "yaratıcı yazar, hikayeci, şair" olduğu memleketimizde bu yetmez. Şansımı kendim yaratmam gerektiğinin, çalışmam ve çok çalışmam gerektiğinin farkındayım. Ben siz dahil kimseden "yardım" istemeden tanıdıksız, torpilsiz yapacağım bunu; kendini beğenmişlikle sınırlarını bilmek arasındaki ince çizgiyi aşmadan yapacağım.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Herneyse, sizden işin teorik kısmıyla ilgili orta düzey kitap tavsiyeleri isteyecektim.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Amme hizmetiniz ve blog için teşekkürler, kolay gelsin.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;-------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Yardım istediniz bile... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamcılık Vakfının yayınlarının tümü işinize yarar.&lt;br /&gt;Kapital Medya (Media Cat) yayınları arasında da yararlı olabilecek epey kitap var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İmla hatası yapmamanız, yapmamaya dikkat etmeniz gerçekten çok önemli. Hele reklamcı olmayı kafaya koyduysanız. ('Herneyse' bitişik yazılmış. Bir klavye azizliği mi ?)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114884534813044196?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114884534813044196'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114884534813044196'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/05/rumuz-red-yardm-istemeden.html' title='Rumuz : &quot;Red&apos; - Yardım istemeden'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114633672450151627</id><published>2006-04-29T21:49:00.000+03:00</published><updated>2006-04-29T21:52:04.766+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Herhangi bir rumuz' : "Benim plan işler mi ?"</title><content type='html'>29 yaşındayım ve eğitimimle hiç ilgisi olmamasına rağmen endüstriyel tesislerde verimlilik artışı sağlanmasına (özetle; türk sanayicisinin ayağını “çinli pabucuna” sokmasına yardım etmek de diyebilirilz) yönelik çalışmalar yapan bir firmanın kurucu ortağıyım. Bu firmada 5 senedir ciddi emekler vererek sektörde iyi bir yer edinebildik (en azından artık çalışanların maaşlarını cebimden ödemek zorunda kalmıyorum!!). Bunları anlatarak başlamamın sebebi, kendime göre “yakacak gemilerimin” olduğunu belirtmek. Reklam yazarlığı konusunda, en hafif tabiri ile, salakça olarak nitelendirilebilecek bir özgüvene sahibim. Ancak işi gücü bırakıp “ben, bundan sonra, reklam yazarı olarak hayatımı kazanacağım” demek konusunda henüz aynı derecede özgüvene sahip değilim maalesef! Bu sebeple bir “ara çözüm” bulma ihtiyacı çerisineyim. Ara çözüm derken bilinç altımda yatan iş planı (kronolojik sıralama ile);&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1-  Tanıdık reklamcılar, ve/veya reklamcı arkadaşı olan tanıdıkların bir listesi yapılacak,&lt;br /&gt;2-  Bu liste içerisinden “beni sevme derecesi”, “zeki olduğuma inanma derecesi” kriterlerine göre bir sıralama yapılacak,&lt;br /&gt;3-  Üst sıradan başlayarak randevular ayarlanacak ve ilgili şahsa; bir reklam filminde freelance (ve tabi ki bedava) olarak çalışmak için ciddi bir istek duyuduğum, bu konuda bana yardımcı olabilirse fekladenin de fevkinde bir kıyak yapmış olacağı ifade edilecek,&lt;br /&gt;4-  Böyle bir şans yakalanınca (ki mutlaka yakalanacak, inanmazsam olmaz!!) ; çok düşünüp, çok yazılacak-  yine düşünüp, yine yazılacak- yine düşünüp, yine yazılacak - yine düşünüp, yine yazılacak -   yine düşünüp, yine yazılacak -…………………………………………………………&lt;br /&gt;5-  Ortaya çıkan fikir;&lt;br /&gt; a) Yazdığım reklam ajanstakilerin yaptıklarının alayından daha iyi olacak ve dolayısıyla aynı işi birkaç kez daha yapma olasılığım ortaya çıkacak,&lt;br /&gt; b) Bu konuda bünyemde bulunan özgüvenin gerçekten salakça olduğu kibar (veya kibar olmayan) bir dille tarafıma tebliğ edilecek. (tabi ki bu tebliğin gerçekliği ve samimiyeti sorgulanacak ve  süzgeçten geçirilecek)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Sonuç : Her iki ihtimalle de bu iş için harcadığım vakte değer bir kazanım elde edilecek.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Cevaplama nezaketi gösterirseniz gerçekten mutlu olacağım sorularıma gelince;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;1- Yukarıdaki iş planı gerçek hayatta işler mi?&lt;br /&gt;2- Bir reklam yazarının düzgün türkçe kullanması mı, özgün fikirler üretebilmesi mi daha önemlidir? (Tercüme : Düzgün türkçe kullanımı ve imla hatalarına niye bu kadar önem veriyor sunuz?)&lt;br /&gt;3- Bana bu ve benzeri fikirleri tartışabileceğimiz, benim için gerçekten çok keyifli ve faydalı olacak, bir tanışma fırsatı verirmisiniz? (Sorunun “pat” diye sorulmasının ardındaki felsefe; ”istemezsen alamazsın”. Bu yüzden sizden çok değerli vaktinizi talep etme konusundaki üslubumu cüretkar buluyorsanız, peşinen özür dilerim )  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; - - - - - - - - - - - - - -  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Gösterdiğiniz ilgi ve güvene teşekkürler. Tersini söylemek isterdim ama planınız gerçek hayatta işlermiş gibi gelmiyor bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Ajanslar, reklamverenleriyle düzenli ilişki ve sürekli çalışma içinde fikir ve reklam üretirler. Çıkan işlerde, ajanslar kadar reklamverenlerin de katkısı veya karışımı-karşıması vardır. Freelance veya deneme işlerinde bunun olması mümkün değil. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani freelance yazarlıkla çıkabilecek işler belli türden işlerdir. Genellikle de ya küçük veya tek seferlik işler, ya da kadrolu yazar bulunduramayan küçük ajansların işleri olur ki onların geri çevrilme indeksi her zaman daha yüksektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük ajansların işleri denemelere pek izin vermeyecek kadar yoğun ve zamana karşıdır. Reklamverenlerin bazen son dakikada iş verme veya alma sıkıntıları da buna eklenince, hayat, freelance birilerinden gelip gelmeyeceği belli olmayan fikirlere dayandırılamaz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin tabirinizle, ‘kıyak’ yapacak biri veya bir dostunuz çıkabilir tabii. O zaman bile, ne kadar çok düşünüp ne kadar çok yazarsanız yazın, deneyimli reklamcıların profesyonellik düzeyinde bir reklam fikrini ve işçiliğini çıkaracağınızın garantisi ne yazık ki yok. Çünkü iş, bir fikir çıkarıp kendi başına yazmakla bitmiyor ajanslarda. Fikri birileri çeşitli aşamalarda onaylıyor veya biçimlendiriyor. Yazıldıkça üzerinde düşünceler, eklemeler-çıkarmalar yapılıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işi, gemileri yakmayı düşünecek kadar düşünüyorsanız, Reklamcılık Vakfının Reklam Yazarlığı seminerleri oluyor, kendinizi orada deneyin asıl. Belki çok hayırlı (veya evetli !) olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Adı üzerinde : Reklam yazarı. Dil ve yazım konusunda titiz olmak zorunda. Benzetme yaparsak, bir doktorun tıp bilgisinde ve/veya bu bilgiyi uygulamasında ufak tefek sakarlıkları, özensizliği affedilebilir miydi ? Aya giden astronotların eline verilen yazılı talimatlarda ifade ve yazım hatası olsaydı ne olurdu sizce ? Sakın bana ama reklamla bu örnekler arasında fark var demeyin ! Sorun, öncelikle, ana dilinize ve yaptığınız işe özen gösterip göstermediğinizde. (Mesajınızda bir bölümü dikkatsizlik kazası, bir bölümü yazım özensizliğinden kaynaklanan hata var. Göndermeden okumak iyi olurdu. Sözünü ettiğiniz ‘kıyak’ şansını elde ederseniz, yazdıklarınıza daha dikkatle yaklaşırsanız, doğru ajansta ve doğru kişiyle karşı karşı kaldığınızı umarak, daha başarılı olursunuz derim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Fikirlerinizi özel olarak oturup tartışmak için ayırabileceğim zamanım yok, özür dilerim. Bu tür pek çok başvuru alıyorum ve takdir edersiniz ki hepsine zaman ayırmam mümkün değil.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114633672450151627?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114633672450151627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114633672450151627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/04/rumuz-herhangi-bir-rumuz-benim-plan.html' title='Rumuz &apos;Herhangi bir rumuz&apos; : &quot;Benim plan işler mi ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114611224295399991</id><published>2006-04-27T07:23:00.000+03:00</published><updated>2006-04-27T07:30:43.250+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Taner Şencan' : " A. Atıf Bir den başka bize bu konuda yol gösterecek duayen! kimse olamadı mı?"</title><content type='html'>Taner Şencan cevap yazmış :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merhabalar,&lt;br /&gt;Agop’un Kazı gibi derin derin düşünürken akşam oturup tam şu düşündüklerimi yazayım dediğim anda her şey zihnimden yine silinip gitti. Lanet olası sıkıcı bir günün ardından gelen neşeli bir akşamda,  gün boyu aklıma gelen onlarca şey yazarken benden kaçıyor.  Günü içinde bana sürekli sırnaşan onca düşünce, proje, tasarım, eleştiri her ne varsa akşam kalemi görür görmez, gözlerine sokarım kaygısı ile kayboldular. Balık hafızası var bende, delirmek işten değil. Sürekli beynime yetişmeye çalışıyorum. Hal böyleyken ben de en azından size bir şeyler yazmaya karar verdim  ama hala kafamı toplamaya çalışıyorum. Eminim benim gibi bir çok yazar bozuntusunda da vardır bu sıkıntı. E tabi gün içinde işi gücü bırakmak da olmuyor .  İşin garip taraflarından biri de şu ki; yazarken herşey tersten gidiyor bütün cümlelerimi yazdıktan sonra  cümle yapılarını ,  hatta  kavramları ve anlamları, çogu zaman cümlelerin kendilerini de  sıralayışımı sürekli değiştirmek zorunda kalıyorum.  En son söylemem gereken şey ilk başta aklıma geliyor ve sürekli kes/yapıştırlarla anlatmak istediklerimi daha anlaşılır kılmaya çalışıyorum.  Bazı beyinlerin tümdengelim bazılarının da tümevarımla işlediğine dair bir şeyler okuduğumu hatırlıyorum, sebebini tam çözemedim ama bu her zaman böyle alıştım artık. Bu yüzden de bir edebiyatçı dostumun dediği gibi “Tek seferde doğru yaz”mayı başaramıyorum. Zira sürekli kendi kendimin editörlüğünü yapıyorum. (‘Derdim var’ a yazan bir arkadaşın dediği gibi yazar da yazarım ama. Anladığım kadarıyla siz kullanmayı pek sevmiyorsunuz ama ben burada bi şöyle yapacağım. Hatta birde :P yapıp ekleyeceğim bu ikincisi ne demekse... : )nın anlamını öğrendiğimde burada gülünecekten ziyade bu kelimeyi veya cümleyi gülerek yazıyorum anlamı kattığı -ya da ben öyle kullandığım-  için hoşuma da gitmemiş değildi. Komedi serilerindeki kahkaha tufanına benzetiyorum. ) Piyango çarpar da : ) zengin olursam bir editörle anlaşacağım. Lakin benim sürekli bir editöre ihtiyacım var. O’da ya  beni tamamen resetleyip format atıp düzeltecek ya da hem kendisi hem ben  yıllarca harap olacağız.    (Reset-format yazarken elim zor gitti gazabınızdan korktum ama şu anda aklıma Türkçe karşılığı gelmedi)  Meyvelere ilişkin: Evet doğru hatırlıyorsunuz işim  reklam  değil ama hep yanımda ve içimde olsun istiyorum. Arayıp bulduğum bir fotoğraf üzerinde hafif hafif oynayarak yaptım. En azından “fikir fena değil” demeniz hoşuma gitti. Aslında bana görünüşü Elma’lıktı ama :) . Cevabınız da sunduğunuz taslağın ne anlatmaya çalıştığını anlamam ise en az 10 dakikamı aldı : ) (Bu gün : ) bunlardan çok yapacağım herhalde.) Zor anlaşır olması   -ben ve benim gibileri de düşünerek- çok da iyi değil sanırım : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse madde madde şu AA1 fenomenine  geleyim.   1) Adamın tipi sinirime dokunuyor. 2) Sebebini tam olarak izah edemiyorum ama bu tipler ne yaparsa yapsın bana kendini sevdiremiyor. 3) Dediğiniz gibi tam zıp zıp.  Bu, derinlikten ziyade, ne oldum delisi olmaktan kaynaklanıyor gibi 4) Bir de hafif. 5) Ve işin en trajik yanı Prof sıfatı onda, kuaförde hazırlanırken aceleyle ortaya çıktığı düğünde  kafası mandallarla dolu haliyle oynayan bir gelinin başında ki çamaşır mandalı gibi duruyor.  Ve bende hiç saygı uyandırmıyor. Takip edecek ve Siz’e yazdığım gibi paylaşacak birilerini sürekli arayıp bulamazken reklam konusunda uzman olarak O çıkıyordu karşıma  6) Bir ürün de olması gereken pozitif  tutum sağlayan ne kadar özellik varsa AA1 ambalajında hepsi tam tersi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrencilik yıllarımda, Pazarlama-Satış departmanlarında çalışarak kariyerime başlamaya karar verdiğim zamanlarda ki, bu kararımı hala çok doğru bulurum, satışta çalışıyorsan deyim yerindeyse ‘yırtık’ olmak lazım fikri yaygındı bizde. Yaygın değil kat’iydi. Çalışmaya başladık ; sonra sonra farkettiğim şeyse bunun aslında büyük bir yanılgı olduğuydu. İşini dürüst ve istikrarlı yapan güler yüzlü elemanın kalıcı başarıya daha yakın olduğu, su götürmez gerçeğini, neden sonra anladım ve anladık. Takdir edersiniz ki aslında sanatsal bir perspektifi , ince, zarif bir bakışı gerektiren “Cin fikir”de  olduğu gibi bizde ki haliyle bunun bir uyanıklık ve yamanlık olduğu yanılgısı yine akademide aldığımız eğitimin bir sonucuydu. O ve Onun gibi ‘Zavallı Akademisyen’ ler de hala  derslerde çocuklara  bunun böyle olduğunu anlatıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saygılarımla,&lt;br /&gt;Taner ŞENCAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Kendinize küçük bir not defteri alın. Gündüz üşüşen fikirlerinizi akşam için not alın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) 'Herşey'leri, 'her şey' diye yazmalısınız. Noktalardan, virgüllerden sonraki boşluk sayılarınıza dikkat. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okura not : Yazıda geçen : )'ler gülen surat, :P ise dilini çıkaran surat.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114611224295399991?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114611224295399991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114611224295399991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/04/rumuz-taner-encan-atf-bir-den-baka_27.html' title='Rumuz &apos;Taner Şencan&apos; : &quot; A. Atıf Bir den başka bize bu konuda yol gösterecek duayen! kimse olamadı mı?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114589013869967131</id><published>2006-04-24T17:48:00.000+03:00</published><updated>2006-04-24T22:53:09.033+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Taner Şencan' : " A. Atıf Bir den başka bize bu konuda yol gösterecek duayen! kimse olamadı mı?"</title><content type='html'>Verdiğimiz bütün  kararların ve en anisinin bile, ve bu kararlara bağlı başarılarımızın altında, başında ve sonunda “derin ve sistematik, etekleri yapışık iki süpürge” formlu çok kutsal bir iki nedenden temelli, hislerimiz yattığını düşünürken yanılıyor muyum? Neden  insanları sürekli kalıplara modellere oturtmaya çalışıyoruz.? Örneğin reklamcı veya modacı ise marjinal mi giyinir ve hep öylemi davranır? Mühendisse daha sistematik ve klasik midir? Öğretmense şöyledir böyledir mi? Bu sadece halk olarak bizim özelliğimiz midir? Sadece meslek ve giyim tercihi olarak  değil  de daha başka bir çok şeyde yaptığımız şeyler sadece genellemeye ve bir modele oturtma çalışmaları mıdır? Bu neden sürekli yapılır? Tüm bunlar insanları sosyal düzene mi yoksa kapitalin gücüne oturtma çalışmalarımıdır? Öyle ucuz mu marjinal olmak, sıra dışı olmak böyle basit mi? En sıradan denilecek insan bile bana bu yazıyı yazmadan röportajını okuduğum Ali Taran dan daha sıra dışı geliyor bana. “Nasıl böylesine ucuz böylesine sıradan ve kanaatkar bir hayat yaşıyor bu insanlar…” dediğim marjinalin ta kendisi öyle çok insan ve şaşırtıcı hayatlar biliyorum ki…  Biz, aslında çok olağan yollardan gelen çok basit ve kutsal temellere dayanan bütün başarıları -hem anlatırken hem dinlerken- mistikleştirmeye mi çalışıyoruz. Yoksa bunlar ucuz başarılar mı? “Sistem bu” ya uyacaksın ya da yok olacaksın mı? Kendimizi yada anlatırken hikayemizi, başarının inanılmazlığına, sıra dışılığına ve zorluğuna çok mu inandırıyoruz ki başarının en temel iki nedeni –çalışma ve ısrar etme- o kadar detayın arasında kayboluyor ve artık bize sıradan geliyor. Yoksa ben mi yanılıyorum. Zira konu “Bana başka şey söyle” lere geliyor. Sonuç olarak uzun hikayemizin sonunda “Ben hiç okumam film de seyretmem ama yaratırım, yazarım, çünkü çok zekiyim ve de marjinalim ” gibi saçma sapan şaşırtıcı bir sona varıyoruz. Herhangi bir konuda sadece çok çalışıp ısrar ettikten sonra, ne derece akıllı ve cin  davrandığımız ve şansımız mı başarımızın büyüklüğüne ve paraya dönüşmesine  sebep oluyor? Ve ülkemizde başarı piyango gibi mi vuruyor insana, çarpıyor  mu yani? Başarılı insanın bir piyangodan çok fazla bilet aldığını mı anlıyoruz? Örneğin reklam konusun da akıllı bıdık A. Atıf Bir den başka bize bu konuda yol gösterecek duayen! kimse olamadı mı? Yoksa sizler mi tembel davrandınız? Opera sanatçılarının pop söylediği zaman halihazırda popçuların bile ağzı açık seyretmeleri gibi doğrusunu O mu yapıyor? Gerçek iyileri neden televizyonda – hiç denecek kadar az görürüken gazetelerde de nadiren mi görebiliyoruz? Yoksa hepsi bu mu ve yanlış mı gösteriliyorlar ? Belki tamamen şans eseri belki de tesadüfen sizinle tanışmasam bana kimse bu konuda danışmanlık hocalık yapamayacak mıydı? Siyaset ekonomi magazin vs vs le ilgili olarak yazılı ve görsel basında gördüğüm her şeyin bana çoğu zaman bir  tiyatro oyunu gibi gelmesi normal mi? Türkiye’de siz ve sizin gibilere hep kelaynak mı denecek? Ve bir gün soyunuz tükenecek mi?  Dinlediğimiz başarı öykülerinin altında anlatılan onlarca yüzlerce şeyse aslında kişisel tercihler ve zevkler, magazine edilmiş bir kısım hikayeden ibaret,  sap saman formlu bir süpürgeden başka bir şey değil mi yoksa? Sonuca giden başarıya giden esas yol, esas süpürge ortada yok mu, ya da böyle yapmak başarıyı daha mı gizemli kılıyor? Yoksa her şeyin aslında çok basit temelleri olduğunu anlamamız için kafamızı dağıtmak için mi böyle konuşuyorlar? Bana çok soru sormuşsun diyorsanız boş verin cevap vermeyin ben içimi dökmüş olayım. Annem komşudan bişey gelirse tabak boş gitmez diye öğretmişti bize. Ben de yemek yapamadığım için  meyve gönderirdim. Size Sigara içenler kulübü için hazırladığım tasarımı iki haliyle gönderiyordum dayanamayıp yanına kustum . &lt;br /&gt;Eleştirileriniz için şimdiden teşekkürler.&lt;br /&gt;En derin saygılarımla,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/tapdki%3F%3Fin.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/tapdki%3F%3Fin.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/tapdk2JPG.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/tapdk2JPG.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçinizi döktüğünüz, soluksuz uzun yazı (kusu?) için teşekkürler. Soru işaretleri var ama, cümleler soru değil sanki. Cevapları içinde gibi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir genelleme olarak yazmışsınız ama söyleyeyim, reklamlar ve reklamcılık konusunda ben kendi hesabıma hiç ve asla tembel davranmadım. Beni hiç sevmeyenler bile, sanırım, hiç değilse buna katılırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AA1 için bugünkü Akşam gazetesinde (http://www.akşam.com.tr) Oray Eğin'in yazısını okumanızı öneririm. Reklam Yazarlarının Ortak Defteri'ne de koydum (http://ortakdefter.blogspot.com).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAPDK için koyduğunuz meyvelere gelince, Hmm !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Emeğinize saygı duyarım. Üşenmemiş düşünmüş, oturup yapmışsınız. Teşekkürler.&lt;br /&gt;2) Uygulamanız teknik bakımdan iyi değil, ama siz tasarımcı veya reklamcı değilsiniz herhalde, sizi uygulamadan ötürü eleştirecek değilim. Önemli olan fikirdir, o da fena değil. Fikirlerinizi illa böyle gelişmiş araçlar kullanarak anlatmanız bile şart değil, en basit taslaklar bile bazen bir fikri en iyi biçimde anlatır. Bkz.  &lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/Volvo.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/Volvo.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114589013869967131?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114589013869967131'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114589013869967131'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/04/rumuz-taner-encan-atf-bir-den-baka_24.html' title='Rumuz &apos;Taner Şencan&apos; : &quot; A. Atıf Bir den başka bize bu konuda yol gösterecek duayen! kimse olamadı mı?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114459655484847331</id><published>2006-04-09T18:28:00.000+03:00</published><updated>2006-04-09T18:39:27.450+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'K' : "Kimse kabul etmezse deneyimi nasıl kazanacağız ?"</title><content type='html'>Ben büyük bir ajansta yaptığım 5 aylık metin yazarlığı stajım dışında, iletişimin farklı alanlarında başka stajlar da yaptım. Maalesef bütün bu stajların reklam yazarlığında yetersiz olduğunu da biliyorum ve kabul ediyorum. Üniversiteden yeni mezun oldum ve sıfırdan başlamam gerektiğini anlıyorum ama öğrenciyken yaşadığım "stajyer sadece ayak işlerini yapar" zihniyetinden çok çektiğim için yine stajyer olarak başlamaya korkuyorum. Sizce ne yapmam gerekir? Yani metin yazarı olmak isteyen biri olarak stajyerlikten başlamam gerekiyorsa, tabiiki yine staj yaparım ama nasıl bir araştırma yapmam lazım, para almasam bile bu yerin nasıl gerçekten birşeyler öğrenebileceğim bir yer olduğunu bileceğim. Deneyim deneyim deniyor ama kimse kabul etmezse nasıl deneyim sahibi olacağız. Staj için çok küçük bir ajansta mı başlamak lazım, deneyim bu şekilde mi kazanılır ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ed McCabe reklam için ‘hamamböceği moteli’ diyor. Hani şu evlerde köşe bucak konan plastik böcek yakalayıcılar var ya, onlardan söz ediyor. “Check in yapabilirsiniz, ama asla check out edemezsiniz.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda ne iş yapıyorsunuz, yapıyor musunuz bilmiyorum. Para durumunuz iyi mi bilmiyorum. Bakmak zorunda olduğunuz kişiler var mı bilmiyorum. Cevaplarınız ne olursa olsun, bir şeyleri bırakıp, başka zorlukları göze alıp, reklam sevdası peşine düşmek için yakıcı bir aşk duyuyor olmak gerek. Yalnız, ayrı yazılması gereken bir ki’yi, birşeyler'i bitişik yazmışsınız ki, bir yazar veya yazarlık talibi için affedilemez şeylerden yazım özensizliği... Aman dikkat !&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Birileri ne pahasına olursa olsun staj adı altında çalışmaya razı olduğu sürece birileri de bunu suistimal edecek. 5 ay staj mı olur ? Sizi boğaz tokluğuna, yani anayasaya aykırı ‘angarya’ tanımı içinde çalıştırmışlar resmen. (Buna rağmen hâlâ reklam yazarı olmayı düşlüyorsanız, Ed McCabe’in benzetmesi hiç de yanlış değil.) İşte bu nedenle küçük ajanslar sizi daha çabuk kabul edebilirler. Ama oralarda ne öğrenilir bilmem. Büyük ajansların ise staj taleplerinden başı – gözü dönmüştür. Zor seçerler, seçmek istemezler, vb. Bütün bunlar yerine, Reklamcılık Vakfının Yazokuluna gitmeyi planlasanız, kendinizi orada birilerine gösterip, öyle bir yerlere girmeye baksanız daha anlamlı bir iş yapmış olursunuz bence. Yazokulu da ucuz değil ne yazık ki. Yani parayı üste vermek gerekiyor. Ama, işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Metin yazarı olmak için yazmadan duramaz biri olmak gerek. Öyle misiniz ? Umarım diploma zoruyla reklam yazarı olmak gerektiği sonucunu çıkarmamışsınızdır. Öyleyse, yazı yazmak size azap gibi gelebilir. Stajlarınızda görmüşsünüzdür, reklamcılık, sadece fikir ‘bulmak’ filan değil zira. Yazarlık da aslında ağır işçilik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yine staj yaparım ama nasıl bir araştırma yapmam lazım, para almasam bile bu yerin nasıl gerçekten birşeyler öğrenebileceğim bir yer olduğunu [nasıl] bileceğim [?]" diye okuduğum cümlenizin gerçekte tam ve kesin bir cevabı yok ama şunları sıralayayım yine de : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Önceliği mümkün olduğunda Reklamcılar Derneği üyesi ajanslara vermeye çalışın&lt;br /&gt;2. Reklam sektöründe adı geçen birileri orada çalışıyor mu önceden saptamaya bakın, onlara doğrudan ulaşabiliyor musunuz, bir deneyin. &lt;br /&gt;3. Size ne önerdiklerine dikkat edin : Ebedî stajyerlik kokusu aldığnız yerlerde durmayın&lt;br /&gt;4. Koşullarınız, ihtiyacınızı siz söyleyin. Bakalım tavırları ne oluyor&lt;br /&gt;5. Reklamcılar Derneğine yazın, staj konusunda yardımcı olup olamayacaklarını öğrenin.&lt;br /&gt;6. İnsan Kaynakları eklerindeki ilanları izleyin. Belli bir kurumsal tadı olanlara, koşullara uymasanız bile bunu dürüstçe belirterek yazın. Çalışmayı önerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bu dediklerim derdinize ne çare olur, olur mu bilmiyorum. Öncelikle sizin bir görüş sahibi olmanız daha doğru. İyi düşünün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114459655484847331?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114459655484847331'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114459655484847331'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/04/rumuz-k-kimse-kabul-etmezse-deneyimi.html' title='Rumuz &apos;K&apos; : &quot;Kimse kabul etmezse deneyimi nasıl kazanacağız ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114236736438840972</id><published>2006-03-14T21:47:00.000+02:00</published><updated>2006-03-14T22:16:04.700+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Çaylak' 2 : "Her yazdığımda sorunlar çıkmasada..."</title><content type='html'>Anlasilmayan bir seyler var.Zaten ben bir ogrenci ve caylagim turkce kullanimi konusunda yeterli deneyimim yok.bunlari gelistirme ve artirma cabasindayim.Bu cumleler hatali olabilecegimi acikliyor.Insanlari bozmak isin kolayi toparlamak ve yol gostermek ise erdemli olani.Her yazdigimda sorunlar cikmasada tabiiki cikiyor ve cikacaktir.Biraz kurallardan siyrilmak ve anlatilmak istenene yogunlasmak gerekiyor kanimca.Bunu biraz kisisel meseleye donusturdugumu dusunebilirsiniz.Bence uslupunuz sert ve acimasiz bu da aslinda kimseye ilgilendirmez.Fakat hoca sifatini tasiyan insanlarda bir bilgiyi yada dusunceyi dikkatli aktarmak gerektirdigine inaniyorum.Birseyler yapmaya calisiyorum ve devam edecegim(reklam yazarligi) elestrilerime isterseniz cevap vermeyebilirsiniz veriyorsaniz. sayet buraya atarsaniz sevinirim.Saygilar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Anlatamamışım, pardon. Meramım kimseyi bozmak filan değil, niye olsun ? Böyle bir hak kimde olabilir ?? İşin kolayına kaçmak gibi bir derdim olsa, durduk yerde niye insanlardan sorulara vb oturup yazılar yazmaya zaman ayırayım ? Hiçbir zorunluluğum veya çıkarım yok. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şunu diyorum ve tekrar ediyorum : Öğrenci olmanız, Türkçe yazım kurallarını bilmemenizi, biliyorsanız kullanmamanızı affettirmez. Bakın, ikinci mesajınızda da ayrı olması gereken ne kadar 'de', 'da', 'ki' varsa, sanki kasten yapılmış gibi bitişik ! Yazdıklarınızda içerik hatası (siz sorunu demişsiniz) çıksa, ki çıkabilir, onların üzerinden fikir alışverişi yapabiliriz. Reklam yazarı olmak istiyorsunuz ama bunun gerektirdiği temel özeni göstermek gibi bir çabanız yok. Birinci mesajda göstermediniz diyelim, ikincide bari gösterseniz ya... 'Üslupunuz sert' demişsiniz. 'Üslubunuz' olması gerekir ama hadi geçelim; üslubum sert olabilir. Katı da olabilir. Ama kusura bakmayın, dost acı söyler. Türkçe ve yazım konusunda kurallardan sıyrılmak ve anlatılmak istenen yoğunlaşmak diye bir şey söz konusu olamaz. Hele reklam yazarı olmayı hedefleyen biri için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem bu kez anlatabildim mi ??&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114236736438840972?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114236736438840972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114236736438840972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/03/rumuz-aylak-2-her-yazdmda-sorunlar.html' title='Rumuz &apos;Çaylak&apos; 2 : &quot;Her yazdığımda sorunlar çıkmasada...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114223719776670676</id><published>2006-03-13T09:59:00.000+02:00</published><updated>2006-03-13T10:06:38.096+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Çaylak' : "turkce kurallarini cignemis bulunmaktayim..."</title><content type='html'>Ben bilgi universitesi reklamcilik ucuncu sinif ogrencisiyim.Reklam yazarligi konusunda kendimi yetistirme safhasindayim bunu yarismalara katilarak dersleri takip ederek ve konuyla ilgili kitaplari inceleyerek yapmaya calisiyorum.Buyuk ihtimal staj yapacagim fakat kafami korcalayan seyler var bunlari sizinle paylasmak ve gorusleriniz almak istiyorum.Reklam yazari olmak isteyen bir insanin stajta o konuyla ilgili gelistirilmesi ve yapilan isleri uygulandigi sirada gormekmi? yoksa bosbos oturmak fotokopi cekmek yada herneyse kendine yarar saglamayacak sekilde bulundugu sureyi eritmekmi olmali ofisboy ile staj ayni seviyede gorulmekte. bir dusuncede sen kendini gosterirsen ofisboy gibi gorulmezsin.Buda artik ustumuzdeki insanlarin insafina kaliyo.Ozellikle buyuk olcekli ajanslar bende nedense bu izlenimi birakiyor tabiiki bu bir paranoya olabilir.kucuk olcekli ajanslar ise daha cok sorumlugun verildigi yani kisinin adam yerine koyuldugu izlenimi veriyor.Portoflyo hazirlamak(reklam yazarligi) icin bi kac oneriniz varmi acaba misal olarak benim elimde derste yapilmis projeler(celil hocadan alabilirsem tabiiki) bagimsiz calismalarim var bunlari portfolyonun icine nasi aktaracagiz?ornekler ve linklerle beni yuceltirseniz ve reklam yazarligi konusunda icime sular serperseniz tesekkur ederim. bu arada klavyedeki sorun nedeniyle turkce kurallarini cignemis bulunmaktayim bunun icin sizden ozur diliyorum ve  saygilar sunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajı aynen kes-yapıştır ile buraya koydum : Son cümledeki itirafa (!), bazı Türkçe harflerin olmamasına, noktalardan sonra boşluk bulunmamasına bakarsak, mesajın web temelli bir e-posta programından atıldığını varsayabiliriz sanırım. Ancak, bitişik yazılmış mi’ler, mı’lar, de’ler, da’lar, ki’ler klavyenin Türkçe olmamasından filan kaynaklanmıyor genç dostum ! Çok sinir bozucu ve üzücü ama, genç kuşakların Türkçe yazım konusundaki özensizliğinden kaynaklanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunları düzeltmeden reklam yazarlığı konusunda size akıl yol göstersem ne olur göstermesem ne olur ? Yaptığınız çalışmalardaki Türkçe hep böyle yazılmışsa, oluşturacağınız portfolyo (ki reklam yazarının nasıl portfolyosu olur onu da bilmiyorum ya neyse) olsa olsa sizi işe almamaları için önemli bir neden olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Celil Oker’den ders aldığınızı yazmışsınız. Benim bildiğim Celil Oker bu tür yazım hataları yapan bir öğrenciyi geçirmez. Ona başka türlü yazıyorsanız bilemem tabii.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staj, ajansların staj tavrı gibi konulardaki düşüncelerimi bu blog’un başka maddelerinde okuyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size verebileceğim tek ve en büyük akıl, hemen kendinize bir yazım kılavuzu almanız ve boş kaldıkça tekrar tekrar okumanız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114223719776670676?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114223719776670676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114223719776670676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/03/rumuz-aylak-turkce-kurallarini.html' title='Rumuz &apos;Çaylak&apos; : &quot;turkce kurallarini cignemis bulunmaktayim...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114194228555958787</id><published>2006-03-09T23:43:00.000+02:00</published><updated>2006-03-10T00:11:25.753+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Hacıyatmaz' : "Yazar da yazarım !"</title><content type='html'>Şu birkaç saat içinde blog'daki bütün yazıları okudum ve ben de kendi hikayemi anlatmaya karar verdim. Gördüm ki çoğu amatör yada profesyonel arkadaş benzer sorunlardan şikayetçi. Ben ise, şikayetçi olmaktan çok yolunda yürümeye çalışan, değiştirilemeyecek hiçbir şey olmadığına inanan hayalperestlerdenim. Bu girişi daha uzatmanın alemi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hikayeme, varoşumun başlangıcı olarak saydığım üniversite yıllarından başlıyorum. 2004 yılında bir vakıf üniversitesinin &lt;br /&gt;bilgisayar bölümünden mezun oldum. Açıkçası okuduğum süre boyunca reklamcılık aklımda yoktu; hoş üniversiteye girmeden bir reklamcılık hayalim olsa da ne kadar bilinçli olduğu tartışılır idi. Lakin üniversitede kendi çocuk aklımla, "adam gibi meslek" olarak gördüğüm bir bölüme girdim ve onur derecesiyle mezun oldum 4 senenin sonunda. Okuduğum 4 sene&lt;br /&gt;boyunca hep çeşitli hayallerim oldu. Değişik derslerde değişik projelerim, patent alma hayallerim vardı. Aralarında gerçekten &lt;br /&gt;de iyi projeler bulunmasına rağmen, hem benim pasifliğim hem de milletçe bu tip girişimleri desteklemeye yönelik bir anlayışımızın bulunmamasından dolayı, projeler, yıllar geçtikçe güzel anılar olarak, bol kıvrımlı, çift loplu defterimizin ücra pembe köşelerinde yerini aldı. Bunların reklam ve reklamcılıkla ne ilgisi var denilebilir ilk başta, ancak hikayemin yapıtaşlarını anlatmadan sayfaları geçmenin çeşitli boşluklar doğuracağı inancındayım. Kısacası bu projeler, sorun çözmeye yönelik yenilikçi "fikir" bazlı projeler idi hep, ki reklam yazarlığı maceramın temellerini dayandırdığım olgu da bu projeler oldu. Sorun&lt;br /&gt;çözmek, ve fikir üretmek!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversite bitti. Ne yapacağıma karar vermek zorundaydım artık. Kulağa komik gelse de, dört sene boyunca sorgulamamış olduğum bu konuyu sorgulamak için yumurta kapıya gelmişti ve soğuyup çatlaması da uzun sürmeyecekti. Mesleğimi yapmak istemiyordum. Herkesin "olmak için doğduğu şey" olması gerektiğine inanıyordum ve biraz da çeşitli kader oyunlarının, tesadüflerin yardımı ile bu yola girmiş bulundum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel sanatlar mezunu grafiker bir arkadaşım vardı ve onun da desteğiyle ufak ufak bir şeyler üretmeye başladım reklam sektörüne girmek için. Küçüklüğümden beri grafik işlerine ve tasarıma merakım vardı esasen. Dik başlı mizacım yüzünden ufak çaplı birbirine girmeler de yaşanmadı değil bu çıraklık dönemimde arkadaşımla. Çeşitli kitaplar aldım, kendimi geliştirdim. Afişler, logolar yaptım. Birkaç firmaya logolar yaptım, sonuç alamasam da çeşitli afiş yarışmalarına katıldım.&lt;br /&gt;Evde kendi başıma yaptığım çalışmalar ile bir portfolyo oluşturarak çeşitli başvurular yaptım ve Bakırköy'de ufak bir reklam ajansı olma çabasında olan matbaada işe girdim. Burada da bir çok şey öğrenerek 2 ay sonra ayrıldım. Özellikle insanların ne kadar yalancı ve aşağılık olabileceklerini ve zannettiğimin aksine ne kadar saf olduğumu ilk olarak bu ajansta öğrendim. Freelance işlerimde de kazıklanmıştım keza ama onları saymıyorum. Çalışma politikası, çıtır gençleri alarak, en fazla birkaç ay bir güzel sömürmek sonra da bir şekilde verdiği üç kuruş maaşın üzerine yatmaya yeltenmek olan bir patron tanımış oldum.&lt;br /&gt;Daha sonra bu şekilde sayısız; ki gerçekten sayısız, insanın hakkını yediğini de öğrenmiş oldum. Ne son idim ne ilk. Aslında deşifre etmek lazım böyle yerleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her neyse, konuyu çok uzattığımın farkındayım. Daha sonra, yaklaşık 5-6 ay önce Marmara Üniversitesi reklamcılık yüksek lisansına girerek, sektöre eğitim ve çevre edinme açısından yeni bir giriş yapmış oldum. Bu süre içerisinde çizgilerden çok fikirlere yakın olduğumu fark ettim. Aslında yazıya ve yazı ile iletişim kurmaya hep daha yatkın olmama rağmen somut olarak dikkatimi çekmemişti bu. Her zaman yazarken kendimi daha rahat, güvenli ve emin hissetmiştim, ki halen de öyle hissetmekteyim. Belki de sözlü iletişim ve heyecan problemimin sonucunda gelişen bir yanım oldu yazmak, ben fark etmeden. Tüm gelişimlerin ihtiyaçlardan doğduğunun basit bir örneği idi bu da belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam yazarlığı konusunda ilerlemeye karar verdim sonunda. Grafik dalında ilerlesem de o yönde iyi bir kariyer yapabilirdim; buna inanıyorum, lakin ben o işin en iyisi değildim ve olamazdım. En azından öyle bir iddiam yada hırsım olacak kadar güvenmiyordum kendime o konuda. Kısacası reklam yazarlığı konusunda başarılı olacağımı düşünüyordum ve düşünmekteyim de. Birkaç ay sonra; eski en büyük, şimdilerde ise tekrar toparlanmakta olan bir ajansa stajyer reklam&lt;br /&gt;yazarı olarak girdim. Sitenizde yazılanlardan okuduğum kadarıyla şanssız değil gayet şanslıydım ki; tost, kahve yapmadım hiç :). Daha geldiğim ilk haftadan yazdığım senaryolar beğenildi ve müşterilere gitti. Ben kişilik olarak;çekingen, zor açılan, zor adapte olan ve bağlandı mı da zor bırakan bir insan olduğumdan şu geçen 2 ay sürecinde 2 arkadaşım dışında diğer arkadaşlarla diyalogum olamadı. Ufak tefek tatsızlıkların beni uzaklaştırdığı da olmuştur. Hiç kimsenin bana iş vermemesine karşın, oldukça fazla iş yaptım bu süre zarfında ve yayınlanan işlerim de oldu. Lakin, bahsettiğim iletişim kopukluğu sonucunda ikinci ayın sonunda, kadro olmadığı ve yeterince ilerleme göstermediğim açıklaması ile stajım sona ermiş oldu. Moralim yerin üç bin metre kadar dibine girdi. Son bir haftaya kadar kesin gireceğimi düşünüyordum işe ki gayet iyi gidiyordu her şey, henüz açılamamış da olsam. Fakat, kısa sürede topladım kendimi ve kendime olan inancımı yeniden kazandım, her düştüğümde silkelenip yaptığım gibi. Kısacası en son bir arkadaşımın hatırlattığı güzel bir sözdeki gibi; su yolunu buluyor bir şekilde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kadar yazının ardından sonunda "şimdiki zaman"'a geldik Bir süre sonra eve gittim ve ajansta ürettiğim iyi olduğunu düşündüğüm ve çeşitli nedenlerle görselleri yapılmamış fikirleri yapmaya başladım. Bir süre sonra hepsini bitirdim. Şu an çeşitli işler ve alternatifleri ile 20 civarı görsel ve yarısı kadar da senaryo var elimde. Ajanstan diyalog halinde bulunduğum arkadaşlarla da ortak konuşarak hangi işlerin portfolyoya konulması gerektiğini belirliyorum. Aynı zamanda eli yüzü düzgün de bir cv yazma gayretindeyim. Şöyle düşünüyorum; benim cv'mde yazabileceğim dişe dokunur bir kariyerim, deneyimim ve&lt;br /&gt;yahut ödüllerim olmadığından, cv'min ilk amacı orijinal bir üslup ile dikkat çekmek olmalı! Bu yönde çeşitli cv denemeleri yapmaktayım. Lakin şöyle de bir yaman çelişki mevcut; danıştığım arkadaşım cv'min metin tabanlı olması gerektiğini savunuyor; eğer ki metin yazarı için başvuruyorsam. Ben ise şöyle düşünüyorum; cv benim reklamımdır. Belirli standart bilgileri vermek zorundayım klasik cv'lerde mevcut olan ve bu bilgilerin hepsini koyarak hem görsel hem metin tabanlı&lt;br /&gt;taze bir üslup daha başarılı olacaktır. Neden görsel yönümü saklayayım? Ortaya çıkacak cv'yi de çeşitli büyük ajanslara&lt;br /&gt;postalamayı düşünüyorum. Tanıdıkla değil, bileğimin hakkıyla bir yere girmek istiyorum. Stajsa staj, iş ise iş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocam, farkındayım oldukça uzun oldu ve bu yazıyı sitede yayınlar mısınız bilmem ama sizin gibi değerli üstatlarla bu şekilde iletişim kurabilmek bile büyük bir lütuftur. Son olarak da kısa bir özeleştiri yapmam gerekirse; reklam yazarlığında en büyük sorunumun zaman zaman ana hedefi kaçırmak ve yaratıcılık uğruna hedefini şaşan anlamsız işler yapmak olduğunu düşünüyorum ki, benim gibi bir çaylak için normal sayıyorum. Duygusal oldugumdan ve işleri sahiplendiğimden olsa gerek; zamanla kısalsa da, bu yanlışları görmem biraz zaman alıyor. Hayat bir eğitim ise, bu eğitimi sonuna kadar almaya niyetliyim. Daha yolun en başındayım ama potansiyelime ve ilerleme gücüme inanıyorum. Bu yazdıklarımı genel olarak değerlendirir ve yolumu aydınlatır yada bana başka bir yol gösterirseniz minnettar olurum. Umarım sıkıcı yada karmaşık bir yazı olmamıştır.&lt;br /&gt;Buraya kadar geldiğinize göre, sadece okuduğunuz için bile teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Her şeyden önce şunu söyleyeyim : Yazar olmak istiyorsanız, önce, 'yada' sözcüklerini ayrı yani 'ya da' biçiminde yazın. Ve herhalde bir imla kılavuzunuz vardır, ara sıra bakmayı ihmal etmeyin..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun yazdığınıza, yazabildiğinize göre, evet, yazar olabilmek için hacminiz mevcut diyelim. Görsel anlaşıyınız ve pratiğiniz de olduğuna göre, bu yanınızı da belli bir usturupta ortaya koymaya çalışmanız iyi olur. Bu da bizi CV konusuna getiriyor. Arkadaşlarınız haklı olabilir : Reklam yazarlığı için başvuran birinin reklam yazabildiğini ve yazdığı reklamları göstermesi öncelikli olmalıdır. Ancak, haklı olmayabilir de : Sizin dediğiniz gibi, görsel yanınızı, benim dediğim gibi usturuplu biçimde (ve hele örnekleriniz iyiyse) ortaya çıkarmak avantajınıza olur diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Portfolyo yapmak, sizin de farkettiğinizi anladığım gibi, basit bir toparlama değil. Zor bir iş. Örneklerin özgün, titiz, anlamlı, çeşitli olması gerek. Klişeleşmiş yaklaşımlar, daha önce benzerlerinin yapılmış olduğunu bildiğiniz şeyler varsa asla koymayın. Yayınlanmamış işleri koymayın. Spekülatif işlerle portfolyo yapmak sadece öğrenci portfolyolarında affedilebilir. Muteber (yani mesleki becerisi, konumu kabul edilmiş) bir ajansta daha önce çalışmadıysanız, portfolyo yapmaya kalkışmak yerine, yazı yazma becerinizi göstermeyi hedeflemeniz daha gerçekçi fikir verebilir sizinle görüşen kişiye. İşte bunu söylüyor sanırım arkadaşlarınız size, metin ağırlıklı bir portfolyo yap derken...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam yazarı olarak sorununuzun 'zaman zaman ana hedefi kaçırmak' olduğunu özeleştiri olarak belirtmişiniz. İnanırım. Kısa yazmaya çalışırsanız, ister istemez hedefe odaklanırsınız. Yazarken de, redaksiyona kafa yorarken de düşünmeye devam edersiniz. Bu da size odaklanma konusunda 'duble' çaba getirir. Yazdıklarınıza aşık olmayın asla. Yazmayı bitirdiğinize inandığınız anda, editör şapkanızı giyin ve yazınıza acımasız biçimde girişin. Fazlalıkları, tekrarları, anlatıma katkı sağlamayan şeyleri atın. Elinizi korkak alıştırmayın, hatalara acımayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, Reklamcılık Vakfının düzenlediği Reklam Yazarlığı eğitimlerine ve/veya Bilgi Üniversitesinde Celil Oker'in yazarlık atölyesine katılmanızı öneririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114194228555958787?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114194228555958787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114194228555958787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/03/rumuz-hacyatmaz-yazar-da-yazarm.html' title='Rumuz &apos;Hacıyatmaz&apos; : &quot;Yazar da yazarım !&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-114194045498795181</id><published>2006-03-09T23:19:00.000+02:00</published><updated>2006-03-10T09:50:29.846+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Sınırlı sorunlu' : "Geç mi ?"</title><content type='html'>(...) Makina Mühendisliği eğitimim sorasında 3. sınıftan itibaren beynimde  "tasarım" zilleri çalmaya başladı. Bölümü ıkına sıkıla bitirdikten sonra, (aslına bakarsanız bölüm 3.'sü olarak mezun oldum) İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı yüksek lisansına kapağı attım. Aynı sene burslu olarak Bilgi Üniversitesi'nde "Tasarım Kültürü ve Yönetimi" (1 senelik sertifika programı) programına devam ettim. Tasarım konusundaki kültürümü geliştirme fırsatı buldum. Ve bir süre sonra reklamcılık mesleği ile tanıştım. Ve bu mesleğe "aşık" oldum! (Artık beynimde gonglar çalıyordu) Sektörle alakalı tecrübem olmamasına rağmen ilgi alanlarım, garip fikirlerim, analitik düşünmem, yaratıcı tarafım sayesinde sektörde küçük bir ajansda yer edindim. Burada belli iş tanımım olmadan joker eleman olarak çalıştım. Elimi, yüzümü, burnumu reklamla alakalı her türlü tarafa sokmaya çalıştım. İyi de yapmışım. Hızlı şekilde tecrübe eksikliğimi gidermeye başladığımı gördüm. Sonrasında yine ziller çalmaya başladı. Tam hizmet veren büyük bir ajansda çalışma vaktimin geldiğini, işlerin burada nasıl yürdüğünü görmem gerektiğini farkettim. İş başvurumda bana en uygun alanın "stratejik planlama" olduğunu düşünüyordum. Çünkü sanat, teknoloji, tasarım, tıp vb. konularda yenilikleri öğrenme güdümün burada işe yarayacağını düşünüyordum Hala aynı düşüncedeyim. Ama...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aması var ne yazık ki. İçimde yatan aslan hep yaratıcı ekipte yer almak, reklam yazarı olarak kariyerime devam etmekti. Son girdiğim ajansda iş görüşmem sırasında ilginç ve bir o kadar da traji komik bir diyalog yaşadım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Sen şimdi bize Stratejik Planlama'da çalışmak için başvurdun. Biz senin özgeçmişini beğendik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada ben şunu düşünüyorum: " Oleyy. İlk adım tamamdır. Bundan sonra reklam yazarlığına geçişim daha kolay olacak."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Peki neden reklam yazarlığı yapmak istemiyorsun?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada ben şunu düşünüyorum: "Amanın. Tuzak soru! Tuzak soru! Ne istediğini bilmelisin, ona göre göre cevap vermelisin. Hem 2 boyutlu tasarımda tam profesyonel değilken kim oluyorsun da yaratıcı ekipte çalışmak istediğini söylüyorsun.  Zamanı gelince konuyu açarsın."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yok. Ben stratejide çalışmak istiyorum. Orası bana daha uygun. (hay allah!)  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında stratejist olarak işe başladım. Hala da devam ediyorum. Yaptığım işten çok zevk alıyorum ama aklımda hep yaratıcı ekibe geçmek var. Çalıştığım ajans büyük olduğundan hazırladığım brief üzerinden geliştirdiğim bağımsız fikirlerimi yaratıcı ekiple paylaşmak haliyle çok zor oluyor. Büyük ajansın hiyerarşisi nedeniyle fikir önermek ukalalığa kaçıyor. Kafamdaki fikirler havalarda uçuyor, hızla duvarlara çarpıyor ve patlayıp çöpe gidiyor. Gün geçtikçe bu durumdan mutsuz olmaya başladım. Ama vazgeçmiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda kütüphanemde reklamcılık ve reklam yazarlığı hakkında Türkçe literatüre ait kitapların çoğu var ve okudum, okumaya devam ediyorum. Aldığım maaşın hatırı sayılır bir kısmını Amazon'dan kitap siparişi vermek için ayırıyorum. Sadece fikirlerimi yazdığım arşiv niteliğinde bir defterim var. Her ay 6-7 dergiyi (müzik, tasarım, mimari, sanat vs.) atlamadan alıyorum. Ve gördüğüm kadarıyla 2 boyutlu tasarıma dair teknik bilgim hiç de azımsanmayacak seviyedeymiş. 3 boyutlu tasarımda zaten iyi sayılırım. Ben reklam yazarının 2 boyutlu tasarımda mükemmel olması gerektiğini zannediyordum. Eksik tecrübe, saflık, salaklık artık ne derseniz haklısınız. (Aşağıda bazı bloglarımın linkleri verdim. Ordan tasarımlarım, ilgi alanlarım, projelerim hakkında fikir edinebilirsiniz.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi soruma gelelim : Tüm bunları yaparken seneler geçmiş ve bir bakmışım 29 yaşıma gelmişim. 3 tarafımın timsahlarla çevrildiğini hissediyorum. Ben şu anda 4. tarafdan bir kaçış planı yapıyorum. Sizce bu noktadan sonra kendimi reklam yazarı olarak konumlandırmak için geç midir? Diğer taraftan reklam yazarlığında tecrübesi olmayan ama yaşam şekli ve bilgi birikimi olarak reklam yazarlığına cuk oturan birisi olarak ne yapmalıyım? Kendimi nasıl anlatmalıyım. "Ben bu işi iyi yaparım"ı ukalalık yapmadan nasıl anlatırım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısaca sorum ve sorunum budur. İlginize teşekkürler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Geçenlerde alakasız bir yerde yazan ve yazdıklarından beni tanımadığı bas bas bağıran [genç] birinin beni kısa cevap vermekle suçladığını gördüm. Önce kızdım. Sonra güldüm : Daha önce yazanların benzer dertlerine verdiğim yanıtları tekrarlamak istemediğimi, bazı dert sahiplerinin dertlerini anlatırken aslında sırf yazarak bile başkalarına ışık tuttuğunu görmeyen ezberci biriydi belli ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin yazınız da bence kendi kendini cevaplayan hoş bir soru. Gözlem yapmış, düşünmüş, çalışmış, haddini bilir birinin kendine ve sektöre dair kapsamlı-boyutlu hikayesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Size diyeceğim şu : Bu kadar çok köksüz, temelsiz, bagajsız, düşünmeden yoksun ve Türkçesiz 'yazar' olma heveslisi varken, sizin kendinizi yeniden yazar olarak konumlandırmanız için asla geç filan değil ! Kendinizi iyi ifade edebildiğinizi düşünüyorum. Madem stratejik de düşünebiliyor, plan yapabiliyorsunuz, kaçmayın ! Stratejisini düşünüp planladığınız ama kreatif sonuçlarının iyi olmayacağına emin olduğunuz bir iş için siz de bir yandan yazın. Ve usulca, efendice çıkarın ortaya. Stratejinin aslında nasıl uygulanabileceğine ilişkin örnek olarak gösterin, anlatın. Eğer anlaşılmayacaksa, o zaman yine haber verin bana. Size bir işi bizzat ben arayacağım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihniniz açık, kendinize güveniniz tam olsun. Sevgiler. Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-114194045498795181?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114194045498795181'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/114194045498795181'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/03/rumuz-snrl-sorunlu-ge-mi.html' title='Rumuz &apos;Sınırlı sorunlu&apos; : &quot;Geç mi ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-113797677728148137</id><published>2006-01-23T02:29:00.000+02:00</published><updated>2006-01-23T02:39:37.573+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Cin Fikir' : "Reklam projelerim var..."</title><content type='html'>Sektördeki girişimlerim genel olarak pasiflik ve başarısızlıkla sonuçlandı. Son olarak, bir belgesel projesi metnimin gaspının ardından; hiçbir bilinçli girişimim olmadı. Bu deneyimlerin yarattığı ürkeklikle; belki de, kişisel girişimlerle yanıtlanabilecek olan sorumu size sorayım. Özellikle bankacılık, araba, alkol ile ilgili cin fikirlerim; görüntüsünden metnine reklam projelerim &lt;br /&gt;var. Adabıyla kamuya açmak için ne yapmam gerekir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Size teşekkür borçluyum. Çoktandır kimsenin yazdığı yoktu ! Rumuz belirtmemişsiniz ama ben uydurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin durumunuza alttan alta uyan durumları yer yer ele aldık ama sizin için kestirme bir tekrar yapayım :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Biliyor musunuz, sorun belki de, şu bu ürün-hizmet kategorisiyle veya markayla ilgili, dışarıdan fikir üretmekte. Bu işler aslında reklamveren ve reklam ajansı arasında belirlenmiş, sürekli - düzenli işbirliği içersinde yapılır. Çünkü devamlılık esastır. Ve bir kez iki kez, 'cin fikir' ile bazı sorunlara yeni bakışlar getirmek yeterli olmaz. Zaten bırakın cinliği, herhangi bir fikir üretmek için konuya, koşullara, markaya çok hakim olmak gerekir. Yani, sağlam temellere dayanan kuruluşlar, dışarıdan getirilen reklam-pazarlama projelerine çok ender rağbet ederler. Gelgeç yerler ise, projeyi getireni dinler, çalıştırır, aradan sıyrılırlar. Sizin durumunuz da böyle olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önerim, kimsenin işine doğrudan yaramayacak, kurgusal bazı kuruluşlar veya markalar için fikirler üretip bir portfolyo veya kişisel tanıtım dosyası yapın kendinize. Bununla başvurun bir takım yerlere ve nasıl düşündüğünüzü göstermeyi hedefleyin. Temelli bir işe girdiğinizde, cin fikirlerinizi, o kuruluş ve müşterileri için geliştirin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Yine de dışarıdan yapacağım bu işi derseniz, masraf yapın ve cin fikirlerinizi bir noterde kaydettirip öyle ilişki kurun çeşitli kuruluşlarla. Ve fikirlerinizin tescilli olduğunu baştan belirtin. Çalma çırpma olasılığını sıfırlamasa bile biraz azaltabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-113797677728148137?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113797677728148137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113797677728148137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2006/01/rumuz-cin-fikir-reklam-projelerim-var.html' title='Rumuz &apos;Cin Fikir&apos; : &quot;Reklam projelerim var...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-113448882740523188</id><published>2005-12-13T17:35:00.000+02:00</published><updated>2005-12-13T17:52:10.490+02:00</updated><title type='text'>Rumuz 'PURKİNJE' : "Tek eksiğim tecrübe.."</title><content type='html'>Benimde sıkıntım staj konusunda hocam; Metin yazarı olmak istiyorum. Sektörün büyük hocaları ile diyaloga geçiyorum, inanın bana çalışmaya başlayabilmem için gün de verdiler. Fakat o gün geldiklerinde kendilerine ulaşamıyorum hep toplantıda oluyorlar saygı değer hocalarımız. Staj yapmak için de büyük referanslara ihtiyacımız var mı? Yada çantamı elime alıp ajansın kapısından girip ben staj yapmak istiyorum Demek mi gerekiyor? Hocam tek eksiğim tecrübe onu da başka nasıl elde edebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Bak, 'Benimde' ve 'Yada' derken de ve da ayrı olacak bu bir. '...istiyorum Demek mi gerekiyor?' derken D küçük olacak bu iki. '...onu da başka nasıl elde edebilirim.' derken nokta değil herhalde soru işareti olacak, bu da üç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocalarınız kimler ? Kendileriyle nerede 'diyaloga geçiyorsunuz' ? Başlayabilmeniz için gün vermeleri, Türkiye'nin AB'den tarih almasına benziyor olmasın allah korusun ?! Şu gün başla diyen birini yakalayınca, niye kendisinden İnsan Kaynaklarına talimat vermesini de istemiyorsunuz ? Madem gün verdi, niye gidip ben geldim, hoca bana gel başla dedi demiyorsunuz ?? Bu işte bir iş var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerede okuyorsunuz ? Bitirdiniz mi ? Neden Reklam Yazarı olmak istiyorsunuz ? Yazmadan duramayanlardan mısınız yoksa reklam yazarlığı kolay ve zevkli bir moda iş orada çalışayım mı diyenlerdensiniz ? Hangisi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staj konusunu epey sefer yazdık. Yapmak bir dert yapamamak bir başka dert. Referanslara ihtiyaç yok güya. Ama staj yaptırmaya razı olan, gerçekten bir şeyler göstermeye gönlü ve enerji olan yerlerin sayısı az, ondan oluyor bunlar. Ve de tabii, staj yapmak isteyenlerin sayısının çokluğundan. Üstelik, staj yapacağım diye yola çıkanların büyük bölümü maalesef elif-mertek düzeyinden hallice bir durumundalar. Ajanslar da kafayı yiyor sanırım. Adam almaktan imtina ettikleri gibi, aldıklarına da gazete kestiriyor, tost yaptırıyor. Ucuz -hatta beleş- işçi yani. Angarya. Yüz kızartıcı, anayasaya aykırı bir durum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazıları kızacak ama, okullar ne ki öğrencileri ne olsun staj yaptıkları yerleri kendilerine aşık etsin diyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derdinize ilaç olmam mümkün değil gördüğünüz gibi. Yazarak hiç değil yani. Siz gene de sorduğum soruları bana bir cevaplayın atın hele. Bakalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-113448882740523188?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113448882740523188'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113448882740523188'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/12/rumuz-purkinje-tek-eksiim-tecrbe.html' title='Rumuz &apos;PURKİNJE&apos; : &quot;Tek eksiğim tecrübe..&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-113266686799495395</id><published>2005-11-13T15:36:00.000+02:00</published><updated>2005-11-22T17:02:37.420+02:00</updated><title type='text'>Rumuz : Mustafa f – “Yeni sözler söyleme zamanı...”</title><content type='html'>Hem "Ajans gelirlerinin hali ne olacak ?"  konulu yazıyı hem de sizin cevabınızı okudum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin en çok reklam veren şirketlerinden birinde çalışıyorum. Reklamveren tarafında  ve bu işlerden sorumlu biri  olarak  yazınızın son bölümünde ifade ettiğiniz gibi "Türk reklamcılığında bir rönesansa fena halde ihtiyaç var ve harekete geçme zamanı, yarın veya öbür gün değil. Şimdi. Bugün." diyenlerdenim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajans yöneticimizin kendi tarafından gördüklerini saygıyla karşılıyorum bununla beraber bu taraftan görünenler de pek iç acıcı değil. Sıradan işler için istenen yüksek bütçeler, üzerinde önemle durduğunuz yaratıcı çalışma yerine tamamen para odaklı yaklaşımlar, ben bilirim havaları, şeffaf olmayan ilişkiler reklamverenleri de bir noktaya doğru götürmekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörümüz neden bu duruma düştü ? Ve bu sorunu nasıl bir fırsat olarak değerlendirebiliriz ? Yeni sözler söyleme vakti geldi de geçiyor. Bu konuda siz "üstad"ların üzerine çok iş düşüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * *  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Reklamverenlerin de sektöre-mesleğe ilişkin görüş alışverişine katılması çok heyecan verici. Yazdığınız için özellikle teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesajınız o kadar net ki, yorum eklemeden aynen koyuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006’da bir Türkiye Reklam Forumu –ya da biçimi, teknik işleyişi ne olacaksa- toplamayı ve orada pazarlama iletişimini her yönüyle ama dürüstçe tartışmayı ve herkes için, ülkemiz için yepyeni bir sayfa açmayı tekrar öneriyorum. Bu konuda herkesin desteğine ihtiyaç var.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-113266686799495395?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113266686799495395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113266686799495395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/11/rumuz-mustafa-f-yeni-szler-syleme.html' title='Rumuz : Mustafa f – “Yeni sözler söyleme zamanı...”'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-113267141832670689</id><published>2005-11-13T00:05:00.000+02:00</published><updated>2005-11-22T17:04:57.523+02:00</updated><title type='text'>Rumuz : Durum vahim görünüyor – “Meraklardan bir merak..."</title><content type='html'>Ben genç bir mimarlık öğrencisiyim. Bu sezon başladım üniversiteye. Fakat uzun müddettir birçok şeye olan meraklarım arasından reklamcılığa olan merakımın ağır bastığını farketmeye başladım. Yalnız farketmesi çok daha kolay bir engel var karşımda. Sektöre nasıl dahil olabileceğim hakkında en ufak bir fikrim yok ve bu durum çok canımı sıkıyor. Sonuçta günümüz eğitim sisteminde geri-dönüş minimum olanaklara çekilerek bizlere fazla pişmanlık fırsatı bırakmıyor ve bunu birçok haklı sebeple savunmasını da yapabiliyor, arz-talep meselesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim ricam en azından bana ve benim gibi heyecanlılara, kendine güvenenlere böyle bir yol için eğitim açısından bir alternatif yol önerisi. Kendimi geliştirmeyi seviyorum ve ders vererek kazandığım paranın tamamına yakını fahiş fiyatlardaki kitaplara gidiyor. Demek istediğim reklam yazarlığının entellektüeliteye ne kadar bağlı olduğunu biliyorum ve kitap okuma alışkanlığım bu bilgiyi edindiğimin çok daha öncesinde bir zamana denk geliyor.Yani kişisel gelişim benim için hayatımı anlamlı kılan yegane faktör.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratıcı yazıyla da gerçekten uzun bir müddettir uğraşıyorum. Her ne kadar bu sistemde uzun sayılabilecek süre harcanması gerekenin yanında komik kalıyorsa da, dedim ya, profesyonel olarak reklamcı olmak istiyorum. Bazen okuyorum gazetelerde ve reklamcılıkla ilgili çeşitli workshopları duyuyorum. Ama hala net bir yol bulamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durumuma yapıcı bir öneriniz olabilir mi acaba?    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * *   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Genç dostum, yazınla ilgili bazı dertlerimi de ben yazayım sana :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratıcı yazıyla uzun süredir uğraşan biri için fazla aceleci –ve Internet dikkatsizliğiyle- yazıyorsun, aman dikkat !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Genç bir yazar (veya reklamcı adayı) için, ‘müddet’ sözcüğü ihtiyar kaçıyor. &lt;br /&gt;- Aynı cümle içinde iki kez ‘merak’ kullanmışsın, yanlış değil ama güzel de değil.&lt;br /&gt;- Entellektüelite diye bir sözcük var mı bilmiyorum. Yoksa, hayırlı olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendini yetiştirmek, reklamcılık alanına girmek konusunda burada ve çeşitli yerlerde öneriler sundum. Daha önce yazanlara verdiğim cevapları okumanı rica ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimle ilgili olarak önereceğim tek ‘resmi’ yer, Reklamcılık Vakfı :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;http://www.rv.org.tr &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitimlerini inceler, uygun olanına katılabilirsen, çok yararlanırsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi okulda öğrenci olduğunu yazmamışsın ama orada kütüphane olanaklarından, varsa konuk öğrenci olarak veya ek ders biçiminde alınabilecek derslerden de yararlanmayı düşünmelisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı dil, özellikle İngilizce biliyorsan, web’de bir sürü materyal var. Fahiş kitaplara yığılana kadar onlardan da yararlanmayı bir sisteme bağlaman iyi olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafana takılan, merak ettiğin, tartışmak istediğin şeyler olmaya devam edecektir. Bana yazmayı sürdürebilirsin. İlgilendiğin, güvendiğin için teşekkürler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-113267141832670689?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113267141832670689'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113267141832670689'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/11/rumuz-durum-vahim-grnyor-meraklardan.html' title='Rumuz : Durum vahim görünüyor – “Meraklardan bir merak...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-113266508752051424</id><published>2005-11-11T13:11:00.000+02:00</published><updated>2005-11-22T15:11:27.536+02:00</updated><title type='text'>Bursa, Türk reklamcılığında rönesans...</title><content type='html'>Sayın Haluk Mesci&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Reklam ajanslarının gelirleri ile ilgili yazınızı keyifle okudum. Ben Bursa’da bir reklam ajansı sahibiyim. Ajansım 3 yıl önce kuruldu. Şu an cirosu, personel sayısı ve kalitesi (15 kişi, ağırlıklı iletişim fakültesi ve güzel sanatlar mezunu ), müşteri protföyü (genel olarak ulusal) açısından ajansımıza Bursa’nın en büyük ajansı diyebiliriz. İletişim sektöründeki, özellikle reklam sektöründeki kirlenmeden, özellikle de ehil olmayan kişilerin ev hanımlığından kurtulmak için bu işe girmelerinden son derece rahatsız oluyoruz. Bu kirlenmeden belki de kendi ilimiz içinde en az etkilenen kurum da biz olduğumuzu söylemek isterim. Benim esas kaygım, bu kişilere bir şekilde inanan özellikle Anadolu’daki müşterilerin markalaşmak adına attıkları ilk adımlarda hüsrana uğraması ve sektöre karşı çok olumsuz düşüncelere sahip olmalarıdır. Diğer bir nokta da bizim gibi kazandığı parasını tekrar kalifiye personele yatırmak ve bu kişilere hak ettiği ücreti ödemek isteyen kurumların da, bu kirlilik içinde hedeflerine ulaşamamasıdır. &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bahsettiğiniz Rönesans en kısa sürede yapılmalı sizinle hemfikirim. Biz bu konuda üzerimize düşeni hem fikir, hem de gerekirse maddi olarak yapmaya hazır bir kurumuz. Bu Rönesans’ı başta siz olmak üzere sizin gibi kişilerle önce Bursa’da başlatmayı öneriyorum. Daha küçük fakat İstanbul’a çok benzer bir model. Daha kısa sürede tamamlanıp sonuçlar gözlenebilir. Bizim tek başımıza bir şeyler yapmamız çok mümkün değil elbette, dolayısıyla Bursa’da Rönesans girişimi için desteğe ciddi ihtiyacım var. Bunun için, gerekirse tüm maddi olanaklarımızı zorlayıp, tüm masrafını kurumumuzun karşılayacağı bir İletişim zirvesi düzenleyip, bu zirvede reklamverenlere çağrılarda bulunmak istiyoruz. Bu işin başlangıç noktası olacaktır. İkinci aşamada en çok üzerinde durduğumuz konu; Bursa Reklam Verenler Derneği’ni kurdurabilmek. Daha sonrasında sizin gibi sektör öncüleri, reklamverenler ve reklam ajansları bir arada farklı çalışmalara imza atabiliriz.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Konuyla ilgili düşünceleriniz heyecanla bekler, sizi Bursa’ya davet ederim&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Saygılarımla    &lt;br /&gt; &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Özgür Tuncel&lt;br /&gt;Argos Brand Partner – Bursa&lt;br /&gt;Tel: (224) 224 20 33&lt;br /&gt;Fax: (224) 224 26 34&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-113266508752051424?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113266508752051424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/113266508752051424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/11/bursa-trk-reklamclnda-rnesans.html' title='Bursa, Türk reklamcılığında rönesans...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112961134986783607</id><published>2005-10-18T07:49:00.000+03:00</published><updated>2005-10-18T08:08:06.710+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : Dertli Yönetici – “Ajans gelirlerinin hali ne olacak ?”</title><content type='html'>Bir reklam ajansının finans yöneticisiyim. Bir çok ajanstaki gibi mali - idari işlerden ve insan kaynaklarindan sorumluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zamanımın, enerjimin en büyük kısmı bütçe hazirlamaya, gelirleri en iyi şekilde öngörmeye çalişmaya, gelirlere göre giderleri optimum dengelemeye gidiyor. Ayrıca hizmetverdiğimiz reklamverenlerimizle sözleşme şartlarini görüşme, malum her iki taraf icin de en uygun formülü bulmaya çalışmak da en önemli görevlerimin arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazarlama ve pazarlama iletişimi konularında uzman olduğumuzdan yola çıkarak acaba yaratıcı ajansların ' fiyatlamaları' konusunda neredeyiz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Ajans-reklamveren'in çalışma koşulları konusunda gelecekte ne öngörüyorsunuz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;a) Komisyonların giderek düşmesi veya fee dediğimiz sabit ücretler kimi zaman ( nadiren!) yeterli tutarlarda bile olsa : Derinliğine inildiginde verdiğimiz hizmetin 'cost plus' mantığıyla ücretlendirilmeşi sizce bizi ileride nerelere götürür ? Verdiğimiz hizmet, markalarımıza kattığımız değer ise, marka fikri vs ise, telif mantığı nerde ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Medya Ajanslarının komisyonla calısmasıyla aynı tutarın üzerinden üstelik daha yüksek komisyon taleplerimizi kabul etmeyen reklamverenler yoksa haklı mı ? ("Aaaa hem size hem onlara mı komisyon vereceğiz ? Üstelik onlar çok daha az alıyor ?")&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Medya Ajanslarının aslinda birebir medya harcamalarına endeksli ücretlendirilmeleri (satın almayı vs de yaptıklarından ve doğal olarak mecralara olan daha yakın iliskiden ötürü) komisyon mantığının yaratıcı ajanslardan alınması yaratıcı ajansları ileride hangi noktalara götürür?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Yaratıcı ajansların gelirleri azalmasına rağmen yatırım yapacağı insan kalitesinin artması gelecekte nasıl mümkün olacak ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Reklamverenler yaptıkları iletişim yatırım tutarlarının yanında çok da yüksek olmayan ajans gelirlerini düsürmeye çalısırken bir yandan da ajansların verebileceği hizmet kalitesinin düştüğünün ne kadar farkında ? Veya bu kısır döngü nasıl kırılabilir ? Bunu reklamverenlere veya oradaki yöneticilere nasıl anlatabiliriz ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) İş Ortağı felsefesinin olması gereken yerde yukaridaki nedenlerden dolayi eninde sonunda 'tedarikci' konumuna girmek kaçinilmaz mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7) Müşterilerimizi kaybetme riskini göze alamamamız nedeniyle gelirlerimiz konusunda verdiğimiz tavizlerin sonu nereye varacak ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8) Bu konu - takip edebildiğim kadarıyla - yalniz ülkemizdeki yaratıcı ajansların değil tüm dünyadaki yaratıcı ajansların sorunu. Sizce de öyle mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9) Reklamverenleri bu konuları ikna edebilmek için uyguladığınız ve iş gören yöntemleriniz var mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10) Reklam ajansı - Reklamverenler anlaşma koşulları sözkonusu olduğunda nasıl bir süreç izlemeliler ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11) Yeni İş alım süreçlerinde Ajans-Reklamveren ücretlendirmeyi ne zaman konuşmalı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       a) seçim yapildiktan sonra mı ? seçim kriterlerinden mi olmalı ?&lt;br /&gt;       b) seçim yapildiktan sonra Reklamveren koşulları "dikte" ettiğinde ne yapmalı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12) Bildiğimiz gibi 'Negotiation' Pazarlık, anlaşma süreci vs sırasında Ajans,  reklamverenin ' hmmm... başkasina giderim o zaman , ajans çok!' zihniyeti ile karşılaştığında hem bu müşteriye karşı duruşunu sağlamlaştırmak isteyip hem de ayni zamanda  çalışanlara tatminkar ücretler de vermek istiyorsa, yerli/yabancı ortağına yeterli rasyoları tutturmak zorundaysa ne yapmalı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun uzun yazdığınız ve aslında saygın/muteber reklam ajanslarının genelde ciddi sorunu olan bu konuyu ortaya getirdiğiniz için teşekkür ederim. Aslına bakarsanız, bu alanda iş bulmak için zorlanan ve ajansların para vermemesinden, yeni insana yatırım yapmamasından vb yakınan gençlerimiz de belki okurlar. Ajansların, durduk yerde, herşey yağlı ballı iken gençlere yeterince adil davranmadığı gibi bir kanıları varsa (ki satır aralarında okunuyor bazen) biraz aydınlanırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Nereden başlamalı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsterseniz, sırayla her noktayı cevaplamak yerine tümünü, kökten bir yaklaşımla ele alayım. Çünkü bence nedenler, çözümler, dolasıyıla yapılası şeyler az ve birbirine bağlı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam ajansları, varlık nedenlerine geri dönmedikçe, reklamverenlerle ilişkilerinde, hizmet karşılığı aldıkları bedellerde, ajans yapılarında vb bunlarla bağlantılı başka kritik konularda, rahatlama beklemenin hayal olacağını savunuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam ajansları, tarihte ortaya çıkışlarını da, gelişmelerinı de, aslında iletişime ‘yaratıcılık’ dediğimiz katkılarına borçlu. Yoksa herkes ilan/reklam yeri satın alabilir ve kendi ilanlarını/reklamlarını yazabilirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde, reklam tasarlama, üretme ve yayınlama sürecindeki hizmetlerin hemen hepsi ‘unbundled’ hale geldiğine göre; yani ajansların tam hizmet destesinden dışarı çıkıp irili ufaklı –çoğu kez konvansiyonel ajans olmayan- başka kuruluşlardan veya kişilerden satın alınabildiğine göre, demek ki ajanslar temel kazançlarını hâlâ ‘yaratıcılık’ dediğimiz niteliklerinin-hizmetlerinin-farklarının ürünlerinden-sonuçlarından sağlıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kestirmeden gidip başka türlü söylersem, ajansları hantal yapan, yaratıcılık dışındaki hizmetler için bölümler kurmaları, adam beslemeleri ! Beslenen adam türü ve sayısı arttıkça, bütün giderler ve dolayısıyla gelir elde etme ihtiyacı yükseliyor hatta azıyor. Yaratıcı bölüm + minimum destek kadroları, hem maliyetleri hem işin yapılma sürecini rahatlatacak, bir yandan da işlerin daha hızlı yapılabilmesine olanak sağlayacağı için kişi başına verimliliği arttıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine kestirmeden gidip önereyim : Reklam ajanslarının müşterileriyle olan parasal ilişkilerinin düzelmesi için,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      - maliyet + kâr&lt;br /&gt;      - mecra harcamalarından komisyon&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - yaratıcılık için fee (işin büyüklüğüne ve gerekli yaratıcı ekibe göre değişebilir) &lt;br /&gt;     - reklamların performansına dayalı ek prim (performans parametreleri iletişim veya satış durumuna göre değişebilir ama yöntem aynı olmalıdır : yolun başında hedef konur, işin sonunda varılan etkiler ölçülür)&lt;br /&gt;     - bazı out-of-pocket maliyetlerin kârsız yansıtılması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ilkelerine geçilmesi tartışmaları bitirir. Zorlukları yok değil, ama uygulandığını gördüm, yaşadım, sonuçlarının büyük sorunlar çıkarmadığını biliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güya telif meselesinin çözümü olan ‘reklam kullanıldıkça komisyon bazlı bir ücret almaya devam etme’ sorunun temelinde yatıyor. Komisyon pazarlığına razı olan ajanslar, teliflerini ucuzlatıyor aslında. Yaratıcılık bedeli ve performansa dayalı prim, telif meselesini de çözüyor diye bakmak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Bütçe büyük, düşük komisyona razı olalım’ başka sorunların kaynağı olan bir gaflet. ‘Mecra risturnu alırız’, ‘yapımdan kazanırız’ vs vs, sonuçlarını her gün duyduğumuz karanlık maceralara, yolsuzluklara, kazıklamalara kapı açıyor. Uzun vadede reklamveren ve reklam ajansı ilişkilerinin altındaki saatli bomba bunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Parasal koşullar, mutlaka ve mutlaka ajans seçiminin ilk ilk ilk kriterlerinden olmalı ! Ajansı seçtikten sonra para konuşmaya geçmenin, bir restoranda yemek yedikten sonra fiyatları konuşmaya kalkmaktan farkı yok. (Ya da Bernard Shaw’un bir yemekte yanında oturan kadınla yaptığı fiyat [!] konuşması anektodundan...) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri almama veya koşulları - uygulamaları kötüleştirmeye kalkan müşteriyi bırakma dirayetini göstermeyen ajanslar başlarına gelecekleri hak ettiler bugüne kadar. Ve geneldeki koşulların görece kötüleşmesine yol açtılar. Reklamverenin başka ajanslardan emsal göstermesine olanak sağladılar. ‘Best practice’ diye gösterilen şeyler ‘worst practice’ vakalarından çıktı yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çokuluslu reklam ajanslarının merkez yönetimlerinin kârlılık vb rasyoları, hedefleri koyması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Çokuluslu müşterilere verilmesi gereken hizmetlerin sözleşmeyle belirlenmiş minimumları&lt;br /&gt;- Sadece rasyo hedefleri değil, aynı zamanda volüm hedefleri konması (pazarının en büyük x ajansı arasında yer almak vb gibi)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gibi bazı bazı dayatmalar yoksa bir sorun olmayabilir. Rasyolar küçüm montanlarda da tutturulabilir. Hatta daha kolay kontrol altında tutulabilir. Rasyoyu veya hedefi tutturmak için ilkesiz uygulamalara, tavizlere razı olmak, saygın bir yönetici için kolay sindirilebilir bir şey olmamalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka yöntem, belki uyguluyorsunuzdur, bölüm temelinde kârlılık hesaplamak ki bu da konuyu ajansların iç yönetimine getirir :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratıcılık yani ajansın ana üretim sürecinin yönetimi, yanı sıra personel verimliliği ve yönetimi vb hep nasıl bir işletme olunduğunu belirleyen şeyler olarak hayati önem taşır. Daha iyi izlenen ve daha iyi yönetilmesi için gerekli düzenlemelerin iyi yapıldığı bir ajans, hem daha yaratıcı olacak hem daha iyi işletme sonuçları elde edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim bunları, hadi bırakalım müşteriye anlatmayı, bölüm başkanlarına anlatabilmek bile başlı başına bir zorluk çoğu zaman. Reklam ajanslarının da aslında birer işletme olduklarını, işletme ilkelerine göre yaşadıklarında güçlerinin pekiştiğini anlatabildiğiniz zaman, hayat biraz daha bilinçli ve kolay hale gelebilir. Hizmet kalitesi, kârlılık, ücret düzeyleri hep yükselebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilinçli bir işletme de, müşterileriyle ilişkilerinde daha sağlam basar, sesini daha iyi duyurup ihtiyaçlarını daha iyi ortaya koyar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haklı olarak yakındığınız konuların kalıcı biçimde ve saygın çözümlere ulaşabilmesi için, Türk reklamcılığında topyekun bir rönesansa ihtiyaç var. (Bunu yakında çıkacak Kırmızı Gazetedeki ilk yazımda da ele alıyorum.) Rönesans için gerekli zihinsel temel ve harekete geçme ivmesi, bu kadar birbirine benzemez insanın ve işletmenin yer aldığı bir iş alanında nasıl ortaya çıkacak derseniz, cevabım, idealist gibi gelse de aslında somut ve gerçekçi :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnançlı ve yürekli birileri bayrağı açar, katılanlarla birlikte her şeyi değiştirecek tartışmayı başlatır. İlkeler ortaya konur, tartışılır. Sayıları ne kadar az olursa olsun, inançlı ve dürüst birkaç ajans, birkaç reklamcı, birlikte hareket ederek ve bunu duyurarak herkese örnek olur. Düzelme süreci, bir bakıma iyilerle kötülerin, doğrularla yanlışların birbirinden ayrılması ve kutuplaşması süreci.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk reklamcılığında bir rönesansa fena halde ihtiyaç var ve harekete geçme zamanı, yarın veya öbür gün değil. Şimdi. Bugün.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112961134986783607?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112961134986783607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112961134986783607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/10/rumuz-dertli-ynetici-ajans.html' title='Rumuz : Dertli Yönetici – “Ajans gelirlerinin hali ne olacak ?”'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112930070398931260</id><published>2005-10-14T17:37:00.000+03:00</published><updated>2005-10-14T17:44:48.820+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Dağarcık' : "Birkaç yüz kelimeyle..."</title><content type='html'>Bakıyorum da birkaç yüz kelimeyle konuşanlar bile global ajanslarda reklam yazarlığı yapabiliyor. Hele biraz da komiklik yazdılar mı, epeyce muteber kişi sayılıyorlar. Hatta ödüller alıp şöhret kazanıyorlar. Merak ettiğim konu şu: Bu işler eskiden de böyle miydi? Mesela siz kaç kelimeyle yazıyordunuz/yazıyorsunuz? Ya da başarılı olabilmesi için, bir reklam yazarının kelime haznesinde en az kaç Türkçe kelime bulunmalıdır?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Kelime haznesi demek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yüz kelimeyle konuşmakta bir sorun görmüyorum. Sorun, bence, ne konuştuğunda veya ne yazdığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç yüz kelimeyle felsefe, politika veya sanat yapamayabilirsin ama günlük hayatını pekâlâ çevirebildiğin gibi, ele alacağın konulara bağlı olmakla birlikte reklam yazarlığı bile yapabilirsin !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca, önemli olan kaç kelime bildiğin değil belki. Kelimeleri, yapılarını, birbirleriyle ilişkilerini ne kadar bildiğin sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyeceksin ki, bunları bilebilmek için çok kelime bilmek gerekir. Emin değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek az kelime kullanan ama dünya güzeli durulukta hoş şeyler anlatan, türküler yakan, masallar anlatan yurttaşlarımız yok mu ? Eskiler. Büyüklerimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, reklam yazarının veya genelde yaratıcı kafaların, en verimli çalışma için geniş ilgi alanlarına sahip olmaları gerektiğini her kaynak söylüyor. Sırf bu bile çok kelime öğrenmeyi getiren, gerektiren bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu da dedik amma, iş yine dönüp dolaşıp nasıl yazdığına ve ne yazdığına geliyor gibi. Çok okuyan, öğrenen, çok düşünen, başka türlü yazarsa da, az kelime bilse veya kullansa bile bir reklam yazarı okurlarına hoş ve etkili bir biçimde ulaşabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, yine de, çok kelime bilmek, kullanmak, kelimelerle oynamak, oynayabilmek; felsefe, politika, kurmaca &lt;br /&gt;okuyabilmek yazabilmek için elinden geleni yapmanı öneririm. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bırak o eleştirdiklerin üç beş kelimeyle yapsınlar işlerini. Sen kelimelerini kendin için çoğalt, kendin için derinleştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112930070398931260?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112930070398931260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112930070398931260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/10/rumuz-daarck-birka-yz-kelimeyle.html' title='Rumuz &apos;Dağarcık&apos; : &quot;Birkaç yüz kelimeyle...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112913801761562380</id><published>2005-10-12T20:21:00.000+03:00</published><updated>2005-10-12T20:26:57.623+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Ekiple değil tek başına başarılı olan çocuk' : "3 sene kayıp mı ?"</title><content type='html'>Yaş 24. En köklü üniversitenin grafik bölümünden mezun olduk. 3 sene önce. Peki bu 3 sene içinde ne yaptık? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir matbaada işin temellerini öğrendik. Dekupe nedir? Filme göndermek için "collect for output" faydalı mı? Pantone klavuzu nereden alınır? Baktık hâla irsaliye-fatura işleri var. Kaçtık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir reklam ajansına girdik. Reklam yazarı ne cinstir? Müşteri temsilcisi yenir mi? Operatör bir makina mıdır? Bunları öğrendik.Baktık kartvizit, katalog gibi heyecansız işler geliyor.  (Hayır küçümsemiyoruz. En küçük ilan için bile ölürüz.) &lt;br /&gt;Kaçtık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajans kurduk. Birisini ortak yaptık. Başarı hayalleriyle yola çıktık. Baktık biz çalışırken karşımızda bacak bacaküstüne atıp zincir sallıyor.Üstelik kar payımızı da iç etmiş ortak. Ayrıldık. Baktık müşterilerin çoğu odun. (Arada bir-iki istisna çıkınca dünyalar senin oluyor.) Baktık amacımız bu değildi bu şekilde bir yere varılmayacak dedik. Kaçma aşamasındayız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda muteber(?) bir ajans arıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu 3 sene kayıp mı? Hata mı yaptık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En baştan üniversitedeyken reklamcılar derneği üyesi bir ajansta staj mı yapıp kapağı atmak gerekirdi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü baktık ki arkadaşlar eş-arkadaş torpiliyle muteber(?) ajanslara girmiş ve çalışıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstelik onlardan iyi olduğumuz halde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoktu bizi yönlendirecek kimse. Bu 3 sene içinde kendi kendimizi yönlendirdik. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaş 24. Ödülleri var, iyi eğitimli, sadece başarıyı hedefleyen bir grafiker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu grafiker aile geçindirmiyor, aileden geçiniyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece mutlu olarak çalışacağı ödüller alacağı bir ajans istiyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nasıl olacak hocam? (Beni işe alırsanız kim olduğumu bildirip başvuracağım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Madem 3 yıl böylesine köklü bir deneyim var, ödüller var, diploma var, adam gibi ad-soyad, adres, porfolyo, ödüller vb yazılarak ilanlara veya doğrudan ‘muteber’ ajanslara yazılır. (Bana da cc yapılır, sonrasına birlikte bakılır.) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not : Ajanslara yazılırken, böyle 'biz' diye yazılmaz umarım : Umarım Hmm ! samimiyetinden kaynaklanmıştır bu tarz...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112913801761562380?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112913801761562380'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112913801761562380'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/10/rumuz-ekiple-deil-tek-bana-baarl-olan.html' title='Rumuz &apos;Ekiple değil tek başına başarılı olan çocuk&apos; : &quot;3 sene kayıp mı ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112768970126354146</id><published>2005-09-26T01:59:00.000+03:00</published><updated>2005-09-26T02:08:21.273+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Reklamcılık aşkı' : "İlk görüşmede ne yapmalıyım ?"</title><content type='html'>Bir vakıf üniversitesinin halkla ilişkiler ve reklamcılık bölümünü  yeni bitirdim. Üniversitede okuduğum 5 sene boyunca hemen hemen bütün yaz aylarım ve ara tatillerim İstanbul'daki ajanslarda stajyer reklam yazarlığı yaparak geçti; üstelik İstanbul'da hiç kalacak yerimin olmamasına rağmen (hala yok!)...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Staj yaptığım ajansların hepsi de (biri global ortaklı ajanstı; 2'si İstanbul, diğeri de  Ankara'daydı) tam hizmet reklam ajanslarıydı. Ve ustalarımdan çok şey öğrendim.  Global ve ulusal müşteriler için sunuma giden ve yayımlanan işlerim de oldu. Şimdi Ankara'da ortamı ve çalışma koşulları hiç te hoş olmayan bir işte, reklamcılığa duyduğum aşk uğruna, İstanbul'da beni bir kaç ay idare edebilecek kadar para kazanmak için çalışıyorum. Bu sırada da reklam yazarlığında çok yararını göreceğimi umduğum prodüksiyonu öğreniyorum.  Zaten benim için bu işin tek tesellisi de bu!...  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hocam, ajans havasını fazla fazla solumama rağmen başvurucağım ajanslarla ilk iş görüşmesinde ne yapacağımı bilemiyorum. Ya da biliyorum ama reklamcılık için duyduğum heyecanım, yazarlığı ve yaratmayı her şeyden çok sevmem,  bilmediğimi zanetmeme yol açıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorularım:  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Başvuracağım ajansla ilk görüşmede ne yapmalyım? &lt;br /&gt;2) Nasıl başvurmalıyım? &lt;br /&gt;3) Başvuru süreci nasıl gelişiyor? &lt;br /&gt;4) CV'mi kendim mi götürmeliyim yoksa internet üzerinden mi başvurmalıyım?&lt;br /&gt;5) 'Para konusunun' umrumda bile olmadığını, tek istediğimin hayatımın sonuna kadar yazmak ve  yaratmak olduğunu onlara    &lt;br /&gt;    ne şekilde belli etmeliyim? &lt;br /&gt;6) Yeteneklerimi göstermek için en azından bir-iki ay ajansa girebilmeyi ilk iş görüşmesinde nasıl sağlayabilirim?   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutlaka reklamcı olunacak yani, hmm ? Dilerim hayal kırıklığına uğramazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Ajans havasını fazla fazla solumuş” biri ajanslarla ilk iş görüşmesinde ne yapacağını nasıl olur da bilemez ? “Reklamcılık için duyduğum heyecanım, yazarlığı ve yaratmayı her şeyden çok sevmem,  bilmediğimi zanetmeme yol açıyor” da anlaşılması güç bir durumdan söz ediyor. Heyecan mı yapıyorsunuz ne ? (Kendimi Haydar Dümen gibi hissettim, allah iyiliğinizi versin !) Sorularınıza sırayla cevap vereyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) İlk görüşmeye çağırılırsanız, zaten ellerinde başvuru mektubunuz olacak. Başlayacaklar sormaya. Bazen bir ajansın ayrı ya da ilginç bir iş görüşmesi tekniği vardır. Şaşırtmayı, kızdırmayı seven, insanı özellikle zorlayan bir teknik örneğin. Bu tuzaklara düşmeyin. Sorulara sakin ve akıllı cevaplar verin. Karşı sorular sorun ama ukalalaşmayın. (Karşı soru derken asla sorulara sorularla cevap vermeyi kastetmiyorum aman ha.) Üstünüz başınız düzgün olsun ama abartmayın. Reklam yazarı olmak istiyorsanız, takım elbise ve kravatla gitmeyeceksiniz herhalde. Ama tersi de olmasın : Yaratıcı ayaklarına partal gitmeyin. İstediğiniz şeyi dürüstçe ve duru bir dille anlatın. Niçin yazar olmak istediğinizi gösterin. O ajansa niye başvurduğunuzu da anlatmanız gerekebilir. ‘Aday ajanslardan birisiniz’ gibi saçmalıklar yapmayın. Hangi ajanslara başvurduğunuzu profesyonelce söyleyin. Görüşmeye gideceğiniz ajansı örneğin Web’den vs araştırın. Tanımaya, işlerini öğrenmeye çalışın. Ajansın yerini bir gün önceden keşfedin. Sakın geç gitmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Nasıl başvuracağınız neye başvurduğunuza biraz bağlı. İlana yazıyorsanaz, koşullara uyduğunuzu ve işe girmek istediğinizi belirten, temiz pak bir mektup - mesaj yollarsınız; ekinde hayat hikayenizi koyarsınız. Ama bu hayat hikayesini allah aşkına şu standart bilgisayar formlarıyla yazmayın. Yazar olmak istiyorsanız, usta bir yazıyla aynı şeyi yapabilirsiniz. Ama illa CV olacaksa, hiç değilse ön mektubu-mesajı ilginç yapın bari. İlginçlikten kastim zıpırlık değil tabii. Temiz, özenli yazılmış, yazı yazmayı bilen birinin elinden çıkmış, sizi ilginç gösterecek bir yazı ilginçliğini kastediğiyorum. Yok ilana cevap olarak değil, kendiliğinizden başvuruyorsanız, yukarıdakilere dikkat ederek, ama soğuktan başvurduğunuzu unutmadan yazacaksınız. Bu tür başvuruları kör adrese yollarsanız, kimin eline geçeceğini bilemezsiniz. Doğru kişinin adını öğrenin ve ona yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Başvuru sürecinin nasıl geliştiği, başvurulan ajansın durumuna bağlıdır genellikle : Onlar bir ilan yayınladıysa ve siz ona göre yazdıysanız, başvurular birileri tarafından elenir. Sona kalanlar aranır ve görüşmeye çağrılır. Yok eğer siz kendiliğinizden başvurduysanız, başvurunuz işleme konabilir de konmayabilir de. Yani bir dosyaya ya da çöpe gidebilir veya birinin sizinle görüşme isteği duymasını sağlayabilir. Şans.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Duruma bağlı : Bir ilana yazdıysanız ve onlar e-mail ile başvuru istediyse ne ala ama yoksa bence ikisi de değil ! Internet üzerinden gönderilen başvuru doğru kişiye ulaşamayabilir. Ulaşsa bile bir sürü mesaj arasında ya okunur ya okunmaz. Şahsen götürmek sevimsiz ve hayak kırıcıdır. Sonuçta resepsiyona kadar ancak ulaşacaksınız. En iyisi kurye veya postayla göndermektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Para konusunu umursamanızı öneririm. Bakın İstanbul’da kalacak yeriniz hâlâ yokmuş. Oturun bir hesap yapın : Neye ne kadar para  gerekir ayda, yazın. Başvurularınız yol alır da size çalışmak için ne kadar para istiyorsunuz diye sorarlarsa (ki sormazlarsa hiç şaşmam, yani ya biz şu kadar veriyoruz diyebilirler veya sizi utanmadan boğaz tokluğuna çalıştırmak isteyebilirler, staj veya deneme adı altında beleş çalıştıracaklarını vs söyleyebilirler) bu hesaba dayanarak belli bir rakam söylersiniz. Para umurumda değil derseniz, sizi çok sevebilirler ama hakkınızda soru işaretlerine yol açabilir. Başvurduğunuz yere bağlı olarak, en azından sizden yararlanmaya çalışmalarına ışık yakmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Bir iki ay bir ajansa girmeyi nasıl mı sağlayabilirsiniz ?  Örnek çalışmalarınız filan var mı ? Yoksa yapmaya bakın. Giderken görüşmeye götürün. Görüşmeye gittiğiniz ajansı tanıyın dedim ya, işte o ajansın bazı işleri konusunda akıllı analizler yazabilirsiniz belki. Ama kantarın dozunu kaçırırsanız geri de teper ona göre. Bir de, deneme koşuluyla alabileceklerini, onlar size söylemeden siz onlara söyleyin. Çok istekli olursanız, itici olma tehlikesi var. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sormadan edemeyeceğim, üniversite bitirmişsiniz, size iş görüşmelerinde neler yapılır, nasıl yapılır hiç öğretmediler mi ? Yoksa içeriden birisi tüyolar versin diye mi yazdınız ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bol şans ve sabır dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112768970126354146?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112768970126354146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112768970126354146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/09/rumuz-reklamclk-ak-ilk-grmede-ne.html' title='Rumuz &apos;Reklamcılık aşkı&apos; : &quot;İlk görüşmede ne yapmalıyım ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112768697831933470</id><published>2005-09-26T01:21:00.000+03:00</published><updated>2005-09-26T01:25:46.813+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Araladım kapıyı' : Ajanslara sütten çıkma kaşık olarak mı gitmeli ?</title><content type='html'>"Derdim var"da daha önce yer verdiğiniz arkadaşlardan biriyim, "derdim" de aşağı yukarı aynı : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temiz temiz okuluma gittim, büyük hayaller kurarak bir çok kitap okudum, okul kütüphanesinden dergiler çaldım, birkaç yarışmaya bile katıldım. Yaşım müsaitti, İnternet'i kullandım; akşam üstü Londra'da çıkan reklamı, yatsıdan evvel İstanbul'dan izledim. Velhasıl-ı kelam, bir gün bilgisayar başında "Ben bu ilana ne yazacam ulan!" diye düşüneceğim günler için hazırlığımı yaptım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bir gün dersimize siz, evet efendim Haluk Mesci olarak siz, geldiniz ve ellerinde senaryolarıyla bekleşen bizlere: "Hepiniz reklamcı olmak zorunda değilsiniz, ancak hepiniz en azından bilinçli birer reklam izleyicisi olacaksınız" yollu bir laf ettiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi size sormak isterim; bir reklam ajansına başvururken 3 yıl bir başka alanda deneyim kazanmış olmak mı yeğdir, yoksa sütten çıkmış ak kaşık olarak gitmek mi? Ayrıca bu "Muteber ajanslar" meselesi nedir? Hangi ajanslarımız bu payeye sahiptirler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vereceğiniz cevabın; reklamcılığa merak duyan, ancak hasbelkader bir başka işe bulaşmış bir çok arkadaşımı ajansların kapısına dayanmaya teşvik edebileceğini eminim farketmişsinizdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Ben, bankacılık değil İnternet işleriyle uğraştım, editörlük ve metin yazarlığı yaptım. Ancak sorum kişisel değildir. Kitleleri peşimden sürüklemek niyetindeyim. : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- - - - - - - - - - - - - &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Dertler niye hep birbirine benziyor acaba ? Internette bir yerde dertleşiyoruz diye hep gençler yazıyor ondan mı ? Sadece gençlerin derdi mi var ? Her neyse, uzatmayalım, yazalım bakalım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersinizde ettiğimi hatırladığınız lafı hep “Hepiniz reklamcı olmasanız bile reklam konusudna bilinçli birer tüketici olursunuz” biçiminde ederim. (Mektubunuzun geri kalan bölümüne bağlamamışsınız, buraya niye aldığınızı bilemedim pek.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Muteber ajans’ lafı, İngilizcedeki ‘recognized agency’ yani ‘yeterliği meslek birliği tarafından tanınmış veya kabul edilmiş’ anlamında kullanılıyor. Aslında, eskiden tam hizmet ajansı olmayı gerektiriyordu : Yaratıcı bölüm, strateji hizmetleri, araştırma, medya vb aranıyordu. Şimdilerde ise biraz yumuşamış durumda. Sözü geçen ‘tam hizmet’ koşullarına uymayan bir ‘butik ajans’ da başka bazı koşullara uygun olması durumunda mesleki birliğe kabul edilebiliyor. Dolayısıyla da daha çok, güvenilirlik, deneyim kazanacak kadar yaşamış olmak, ticari olarak oturmuşluk yani kalıcılık bakılıyor. ‘Hangi ajanslar bu payeye sahiptir’ sorusunun cevabı, genel olarak, Reklamcılar Derneğine üye ajanslar oluyor. Başkanları veya sahipleri Dernekle sürtüşmeye girmiş o yüzden üyelikten çıkmış ajanslar da var ve bunlar, mesleki [veya bazen etik] uyumsuzluk dışında pek ala ‘yeterlik’ sahibi yerler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üç yıl başka bir alanda deneyim kazanmış birini ben olsaydım tercih ederdim doğrusu. Örneğin, kazandığı deneyime göre, müşteri temsilcisi veya stratejik eleman olarak veya reklam yazarı olarak işe alabilirdim. Ama şimdilerde reklam ajansları ya deneyimsiz insan almaya ve onları yetiştirmek için zaman ve emek harcamaya pek yanaşmıyorlar. Genellikle, sadece reklam alanında deneyim arıyorlar. Bu da giderek, bence, ‘içeriden evlenme’ hatasına dönüşüyor. Reklamcı tayfasında defolar / sakatlıklar yerleşiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin özel durumunuzda, herhalde, ‘reklam yazarlığı’ için başvuru söz konusu olsa gerek. Editörlük ve metin yazarlığı deneyiminiz, aklı başında bir ajansta kabul görebilir. Yalnız allah aşkına pc’lerde standart hale gelmiş olan CV kalıplarında yazmayın başvuru mektubunuzu. Yazı yazmış, yazan ve reklam yazarı olmayı kafaya koymuş birinin yazıyla aşkını-ilişkisini gösterecek biçimde, özende, farklılıkta yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112768697831933470?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112768697831933470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112768697831933470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/09/rumuz-araladm-kapy-ajanslara-stten-kma.html' title='Rumuz &apos;Araladım kapıyı&apos; : Ajanslara sütten çıkma kaşık olarak mı gitmeli ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112729453524318238</id><published>2005-09-21T12:11:00.001+03:00</published><updated>2005-09-21T12:22:15.370+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Şifreli ajans' : Butik ajans nasıl büyür ?</title><content type='html'>Şirketimin adını, web adresini vermeyeceğim : Deşifre etmek istemiyorum. Net sorayım, butik ajans nasıl büyür ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm... O zaman ben de net bir cevap vereyim : Butik ajans büyümez. Adı üstünde, 'butik ajans'. Büyürse, butikliği kalmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teksas Üniversitesinin Advertising World adlı sitesine koyduğu reklam terimleri sözlüğü butik ajansı şöyle tanımlıyor :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"An agency that provides a limited service, such as one that does creative work but does not provide media planning, research, etc. Usually, this refers to a relatively small company. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani genel olarak 'nispeten küçük' şirket olma durumu söz konusu. Büyümek, büyük bütçeli büyük müşteriler almak demek. Onların işlerini alabilmek içinse, yukarıdaki tanımda geçen, 'muteber ajans'  ve/veya tam hizmet ajansı ölçütleri arasında yer alan, araştırma, medya planlama vs departmanlarını kurmak gerekir ki, bu da butik ajans tipi çalışmanın dışında bir çalışma düzeni gerektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112729453524318238?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112729453524318238'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112729453524318238'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/09/rumuz-ifreli-ajans-butik-ajans-nasl_21.html' title='Rumuz &apos;Şifreli ajans&apos; : Butik ajans nasıl büyür ?'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112634714129552201</id><published>2005-09-10T13:08:00.000+03:00</published><updated>2005-09-10T13:12:21.306+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'gCg' : "Her kişiyle esnaf ilişki..."</title><content type='html'>Henüz üniversite öğrencisiyim ama bilgisayar ile tanıştığım günden beri reklamcılık ve tanıtım adına çalışıyorum. Bugüne kadar reklamcılık işinde karşılaştığım her kişi ile bir esnaf ilişkisine girmek zorunda kaldım ve bu konuda çok başarısız olduğum için [muhtemelen yaşımında küçük olmasından dolayı] sürekli zarar gören taraf ben oldum. İlk olarak bireysel çalışmalarımda müşterilerim ile işleri kendim konuşmak zorunda kaldım ve bu durumu hiç sevmedim, sonradan ajans bünyesinde çalışmaya başladım ve artık kimseyle esnaf diyaloguna girmeyeceğim diye sevinirken ajans yetkilileri ile aynı konuşmalara girmek ve aynı pazarlıkları yapmak zorunda kaldım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorum ise acaba benim şansızlığımdan dolayı mı hiç bir profesyonel iş ilişkisi yaşayamıyorum yoksa her reklamcı aynı zamanda bir ticaret bilgisine sahip olmalı ve kendini bu şekildemi pazarlamalı ? Eğer böyle ise ben kendimi bu konuda nasıl geliştirebilirim ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm… Önce birkaç noktaya dokunacağım : Öncelikle, Ersin Salman ustanın kulaklarını çınlattınız ! Ersin Salman ‘için’ yerine ‘adına’ sözcüğünün kullanılmasına ifrit oluyor. Haklı da. “Bilgisayar ile tanıştığım günden beri reklamcılık ve tanıtım adına çalışıyorum” derken, ‘adına’ sözcüğünü seçmenizin özel bir nedeni var mı acaba ? Reklamcılık ve tanıtım (bu ikisi pek çok bakımdan aynı şey ama hadi bunu bir yana bırakalım,) acaba sizi sözcü veya temsilci veya acente mi seçtiler ki onlar ‘adına’ çalışıyorsunuz ? Sanırım, reklamcılık ‘için’ veya ‘alanında’ çalışıyorum demek istiyorsunuz. Pekala, bunu saptadık…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci olarak, ‘esnaf’ sözcüğüne/kavramına takılmışsınız. Niye acaba ? Türk Dil Kurumu güncel sözlüğü, esnafı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; 1. Küçük sermaye ve sanat sahibi&lt;br /&gt;  2. argo söz  Kötü yola sapmış olan kadın&lt;br /&gt; 3. mecaz  Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve &lt;br /&gt;            meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olarak açıklıyor ! Herhalde bunlardan ikincisini demek istemiyorsunuzdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük sermaye ve sanat sahibi anlamında kullandınız desem, bunun kötü bir tarafı yok. Meğer ki, henüz üniversite öğrencisi olmanıza rağmen, büyük sermaye sahibi birine dönüşüvermek, büyük paralar kazanmak amacınız olsun; yani üçüncü anlamda kullanmış olun. Herhalde bu da değil meramınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘…profesyonel iş ilişkisi yaşayamıyorum…’, ‘…müşterilerim ile kendim konuşmak zorunda kaldım…’, ‘…her reklamcı aynı zamanda bir ticaret bilgisine [mi] sahip olmalı…’ yazdığınıza bakarsak, ‘ben aslında sadece işin kendisini yapmak istiyorum, ticaret veya müşteri ilişkileri yanıyla ilgilenmek istemiyorum’ demek istediğinizi varsayabiliriz herhalde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O zaman, size söyleyeceklerim şunlar :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle bir karar vermelisiniz. Bilgisayarla çalışarak bir şeyler üreten ve bunu birilerine satan bir sanat-zanaat sahibi mi olacaksınız yoksa satır aralarında belirttiğiniz gibi ‘reklamcı’ mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanat-zanaat sahibi olacaksanız, işiniz, karşılaştırmalı olarak birazcık daha kolaymış gibi görünüyor. Sanatınızı-zanaatınızı geliştireceksiniz, bunu uygularken bu alanda kabul görmüş ticari koşulları uygulalmayı ilke olarak benimseyip piyasaya atılacaksınız. Ancak, o zaman bile, işin bir ticari yanı var. Siparişi kim alacak ? Çıkan işi siparişi verene kim anlatacak ? İtaraz veya istekleri kim dinleyecek ? Karşı savunmayı kim yapacak ? Bunları kovalayacak veya üstlenecek birine, en azından becerikli bir sekretere veya yardımcıya ihtiyaç var. Dikkat ederseniz, ufaktan ufaktan bir ‘müşteri temsilcisi’ işlevi tanımlıyorum ! Ayrıca, ödemeleri izleyecek ve giderleri ödeyecek bir muhasebiciye de ihtiyacınız olacak. Aksi takdirde bunları da sizin yapmanız gerekir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamcı olacaksanız, sizi bekleyen zorluk veya çaba, öncelikle kendinizi geliştirmeyle ilgili : Çok okuyacaksınız, çok araştıracaksınız, çok düşünüceksiniz. Daha çok nefes tüketeceksiniz. Yapmanız gereken işin perspektifi daha geniş olacak. Daha çok insanla ilişki içinde olacaksınız. Daha geniş çalışma ekipleri içinde, grup dinamiğine de bağlı olarak çalışacaksınız. Ben yaptım, oldu yaklaşımları daha az geçerli olacak. Hatta hiç işlemeyecek. O zaman, bütün bunların gereği ve/veya parçası olarak, zaman zaman veya hemen her zaman müşterilerle yüzyüze geleceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘…sürekli zarar gören taraf ben oldum…’ derken, acaba parasal olarak kazık yedim, ödemeler yapılmadı, işlerim ucuza gitti filan mı demek istiyorsunuz ? Öyleyse, evet, bunlara yaşınızı küçük gören ve sizden yararlanmayı becerenlerin yol açmış olması mümkün. Yok, sanat-zanaat bakımlarında tavizler vermek durumuda kaldığınızı söylüyorsanız, bunun da zamanla ve deneyim kazandıkça azalması (!) beklenebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘…ajans yetkilileri ile aynı konuşmalara girmek ve aynı pazarlıkları yapmak zorunda kaldım.’ derken de, buna benzer durumların söz konusu olduğunu düşünüyorum. Cevaplarım bunun için de geçerli. Orada çalışmak için kaç para alacağınızın pazarlığını yapmak bile bunun içinde. Hayat bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetlersek, evet, her durumda, profesyonel olarak çalışacak kişinin ticaret dediğimiz ekonomik faaliyetin nasıl işlediğine dair bilgisi ve deneyimi olmak zorunda. İster kendiniz için çalışın ister bir kuruluşun bünyesinde, yaptığınız işin ne için kullanılacağı kadar çalışmanızı hangi mesleki ilkelerle yapacağınız, karşılığını nasıl alacağınız da gelip ticaretin işleyişine dayanıyor. Başka türlü söylersek, bir ressamın, resim yapma kadar piyasasının işleyişini de öğrenmesine benziyor durum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi nasıl geliştirebilirim sorusuna parça parça cevap verdiğimi düşünüyorum. Ancak, özellikle kendi işinizi kurmak niyetiniz varsa, size önerim, küçük işletmelerin kuruluşu ve işletilmesi konusunda araştırma yapmanız ve bol bol doküman okumanız. (e-mail adresinizden izinizi sürdüm. Internet konusunda becerikli ve zeki biri olduğunuz belli. Web’de araştırma yaparsanız, söz konusu alanda bir alay malzeme bulabilirsiniz. Öğrencisi olduğunuz üniversitesinin kütüphanesini de bu yönde kullanmanızı öneririm. Ayrıca, ilgili kuruluş ve kurumların zaman zaman açtığı kurslar olduğunu biliyorum, bulun ve katılın.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, iletişim, reklam, vb işinde olun veya olmayın Türkçenize çok dikkat etmeniz gerek : Soru yapmak için kullanılan –mi, -mı ve bunların çekimleri ayrı yazılır. Dikkat ! Harf hatası, yazım hatası = Trafik kazası. Bunu hiç unutmayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlginize teşekkürler, başarılar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112634714129552201?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112634714129552201'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112634714129552201'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/09/rumuz-gcg-her-kiiyle-esnaf-iliki.html' title='Rumuz &apos;gCg&apos; : &quot;Her kişiyle esnaf ilişki...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112575990984014411</id><published>2005-09-03T18:01:00.000+03:00</published><updated>2005-09-03T18:33:36.366+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Çekirge' : "Kendimi geliştirmek istiyorum..."</title><content type='html'>Benim sorum diğer arkadaşların ki gibi karmaşık yada sanırım onlar kadar ciddi değil. Ben reklamları çok seviyorum, reklam senoryaları yazarım hep kafamda. Otobüste, yürürken her an aklıma gelebiliyor, yaratıcı olduğumu düşünüyorum. N'olur bana iş bulun demiycem elbette. Kendimi geliştirmek için neler yapabilirim. İsranbul Üniversitesi Psikoloji bölümü 3. sınıfa başlıyorum bu sene. Ne yapabilirim? Neleri okumalıyım? Media Cat yayınları demişsiniz bir iki yerde bakıyorum 15 günlük dergileri dünya para. Öğrenciyim bu paraları verebileceğimi zannetmiyorum. "İyi o zaman senden bir halt olmaz demiyorsunuzdur" umarım. Okulum kütüphanesinde ise yeni kitap girmiyor ki kaldı ki dergi girecek!! (hemde bizim okulda olmayan bir bölümle ilgili yayın) Bilgi Üniversitesi'nde derslere girebilir miyim acaba? Yada Reklamcılık Vakfı'mıdır basvurulacak tek yer? Bir de sene içerisinde düzenlenen organizasyon, reklamcılıkla ilgili yarışma türünden faaliyetler var mıdır ? Bu sene Ruffless'ın yarışması için yazmıştım bir iki senaryo ama gönderemedim, size göndereyim belki okursunuz, okumasanızda önemli değil(ekledim). Bunlarla ilgili bilgiyi nereden elde edebilirim? Kendimi nerelerde gösterebilirim, aldığım psikoloji eğitiminin de yararı olur mu sizce? Bnun yararı elbette bana bağlıdır ama sizin görüşünüzü bilmek isterim. Birde master veya doktoroda reklamcılık üzerine eğilebilir miyim acaba? Bu bana gelecek için ne katar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buraya kadar vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim, bilgilendirirseniz sevinirim. Kendimi geliştirmek isteyen, aç bir çekirgeyim sadece yada cekirge adayıyımdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Çekirge, darılma gücenme, baştan söyleyeyim ki bu Türkçeyle, bu dikkatsiz imlayla reklam yazarı veya yaratıcısı olunmaz. Hadi bir bölümü Internet bağlantılı ama sana yabancı bir bilgisayarda yazmaktan oldu desek, büyük bölümü öldürücü bir özensizlik taşıyor. Ayrı yazılması gerekirken bitişik da’lar, de’ler, midir’ler; bitişik yazılması gerekirken ayrı yazılan ki'ler, cümle düşüklükleri vb insanın içini acıtıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci diyeceğim, reklam filmi (veya ilan) yazmak için, uğrunda reklam yazılacak ürünün-hizmetin-markanın pazardaki ve/veya o andaki reklam ihtiyacının ne olduğunu bilmek gerekir : Dışardan gazel reklam yazmak ve o markanın gerçek hayatta işine yarayacak bir şey tutturma şansı, lotoda veya milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazanma olasılığından bile düşüktür. Ruffles yarışmasının şartnamesinde ihtiyaç belirtilmiş miydi ? Belirtilsin belirtilmesin, bu tür yarışmaları, halkla ilişkiler faaliyeti olarak düzenlediklerini, reklamlarında işlerine yarayacak bir şeyler gelmesini beklemediklerini düşünmek yanlış olmaz. (Senaryolarınızı okudum : Amatör bir meraklı elinden çıkmış olduklarını belli eden bir çok yanları olmasına rağmen, yine o amatörlüklten-meraktan kaynaklanan naiv bir hoşlukları yok değil. Ama o kadar. Markanın ihtiyacı bir yana, bırakın yayınlanır hale gelmelerini müşteriye sunulur hale gelmeleri  için bile üzerlerinde çalışmak gerekir. O da, bu tür yaratıcı çalışmalarda çıkan başka fikirler lehine karar verilmezse...) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, 'kendimi geliştirmek istiyorum' saptaman çok yerinde. Kendini madem yaratıcı buluyorsun,  ileride bu yanınla iş yapmak istiyorsan, üniversite yıllarını en iyi biçimde kullanmalı ve zengin bir alt yapı-birikim edinmelisin. &lt;br /&gt;Zaten onu da sormuş, ne yapmalıyım demişsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yazık ki değişik bir şey öneremeyeceğim : Çok okumak gerek ! Yaratıcılık, reklam, yazarlık, senaryo yazma teknikleri, edebiyat, sinema... Ne bulursan. Okulunuzun kütüphanesini özel olarak görmedim ama yeni kitap girmiyorsa bile eski kitaplar olsun yok mu ? Reklam kitabı, senaryo yazma kitabı, pazarlama kitabı ? Biraz dedektiflik yapın bakalım. Madem İstanbul'da okuyorsunuz, Reklamcılık Vakfının seçme kitaplardan oluşan güzel bir reklamcılık kitaplığı var, kalkın gidin, oturup okuyun, notlar çıkarın. Bunu yaparsanız, bana bildirin, ben de size ayrıca notlar, okuma materyali vs göndereceğim söz. Media Cat dergisi dünya para demişsiniz. Aylık bir dergi için pahalı olmasa gerek aslında. İki arkadaş ortaklaşa alın. Sigara içiyor musunuz ? Sigaraya ayırdığınız paraya acıyın, onun yerine dergi-kitap alın. Media Cat’in yayıncısı, bildiğim kadarıyla, reklam ve pazarlama kitaplarını üniversite öğrencilerine indirimli veriyor. Üniversitesinizin kitaplığına bir sorun. Bilmiyorlarsa, siz yazın Kapital’e... Derdimvar’a yazanlara daha önce de önerdiğim gibi, okunmuş kitapçılardan da ucuz kitap bulmak mümkün : Avcılığa çıkmayı ihmal etmeyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yabancı dil bilginiz ne durumda ? Başka dildeki kaynaklardan yararlanmak için, onu da geliştirmeniz iyi olur. Türkçe, telif ve çeviri kitaplar son yıllarda arttıysa da, dergiler, haberler, Internetteki kaynaklar hâlâ İngilizce vb.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinin çok güzel bir reklam sitesi var bugüne kadar incelemediyseniz mutlaka inceleyin : &lt;br /&gt;http://ilef.ankara.edu.tr/reklam/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam ve tasarım-grafik konusunda bir başka güzel blog Elma + Alt + Shift : &lt;br /&gt;http://elmaaltshift.blogspot.com/&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam tartışmalarının değerlendirmelerinin yapıldığı diğer web sitelerini de (Reklamlar.tv, Reklams.com güzel siteler) izleyin, forumlara katılmaya bakın. Adforum.com büyük çapta paralı ama her gün girebilirseniz, birkaç yabancı reklam filmini parasız izleyebilirsiniz. Bulabildiğiniz kadar çok reklam filmi izleyin, basın ilanı, açıkhava reklamı inceleyin. Notlar tutun. Eleştirilerinizi, aklınıza takılanları, küçük bir deftere yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka üniversitelerde reklam derslerine girip giremeyeceğiniz büyük ölçüde o okula ve o dersin hocasına başvurup öğrenmenizi gerektirir. Aslında, gerçek bir öğrenme isteklisini hiçbir hocanın geri çevireceğini sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Master veya doktora yapmak, iş alanından çok akademik ortamda işe yarıyor düşüncesindeyim. Üniversite diplamasına bile bakmıyoruz çoğu kez kişinin. Ne okuduğuna, ne kadar zeki ve kültürlü olduğuna, kendisini ne kadar yetiştirdiğine, konuyla ilgili nasıl düşündüğüne daha çok önem veriyoruz. Başka türlü söylersek, master veya doktora yapmaya değil, üniversite eğitiminizi en iyi biçimde yapmaya bakın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112575990984014411?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112575990984014411'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112575990984014411'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/09/rumuz-ekirge-kendimi-gelitirmek.html' title='Rumuz &apos;Çekirge&apos; : &quot;Kendimi geliştirmek istiyorum...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112419084732808465</id><published>2005-08-16T14:09:00.000+03:00</published><updated>2005-08-16T14:14:07.333+03:00</updated><title type='text'>Hmm ! Alternatifler çoğalıyor...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/felsefeci.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/felsefeci.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kimsenin  pek bir şey yazdığı yok. 'Ya dert tasa kalmadı, ne hoş, ya alternatif bir dert babası buldular' diyordum kendi kendime ki 16 Ağustos 2005 Salı tarihli Milliyet'te bu ilanı gördüm !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112419084732808465?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112419084732808465'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112419084732808465'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/hmm-alternatifler-oalyor.html' title='Hmm ! Alternatifler çoğalıyor...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364819441248385</id><published>2005-08-10T07:25:00.000+03:00</published><updated>2005-08-10T07:29:54.413+03:00</updated><title type='text'>Rumuz '155' : "Tecrübeli 'abiler' çok hızlı para sayabiliyor."</title><content type='html'>Kariyerine henüz başlamış (sadece 9 ay) bir yazarım (ya da adayıyım). Şu an güzide bir ajansta junior olarak çalışıyorum. Geçmişim biraz karanlık :)...ve yarın da çok parlak görünmüyor. Çünkü daha görecek ve öğrenecek çok şey var. Gösterebilen, öğretebilen yok ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beraber çalıştığım insanların altyapı eksikliklerinden, sektörde geçirdikleri bu kadar zamana rağmen henüz kendi manzaralarına sahip olamayışlarından, oksijen girmesin diye kapadıkları pencerelerinden, her tür ışığa karşı örttükleri perdelerinden, tozlanmış kitaplıklarından, sektör değiştirme ve köfteci açma hayallerinden, iq'larından, eq'larından, başıboşluklarından, boşlukla dolu beyinlerinden, korkaklıklarından,  yalanlarından, oyunlarından, sözde yaratıcılıklarından, düşük rakımlı hayal mahsüllerinden ve tabiki müşteri çelişkilerinden çok ama çok sıkıldım hocam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdiye kadar herşeyi kendim idare ettim, öğrendim. Ama artık yetmiyor. Yaşça büyük, hesapta tecrübeli "abiler" var ajansta (çok hızlı para sayabiliyorlar). Ama inanın hiçbirine "Abi" demek gelmiyor içimden.  Ben öğrenmek istiyorum. Sevdiğim, saygı duyduğum büyüklerimin, ustalarımın paçasına yapışmak ve öğrenebilecegim herşeyi öğrenmek, tum bilgilerini, görgülerini, tecrübelerini sömürmek istiyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gitmek istiyorum bu ajanstan!  Malum hocam, hazıra dağ dayanmıyor. Üzerine eklemeden, geliştirmeden, kendini değiştirmeden olmuyor. Her şeyden önce bu reklamın doğasına aykırı. Sizce bu çocuk ne yapmalı?  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * * * &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ve de hmmm ! Déjà vu, déja vécu... Bu söylem feci tanıdık geliyor, neden acaba ??&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakalım metninizde geçen kilit sözcüklere ve kavramlara : Kariyer, jr, yarın çok parlak değil, öğrenecek çok şey var, gösterebilen-öğretebilen yok, insanların altyapı eksikliği, kendi manzarasına sahip olamama, oksijensizlik, ışığa örtülü perdeler, tozlanmış kitaplıklar, sektör değiştirme/köfteci açma, boşluklu beyinler, korkaklıklar, yalanlar, oyunlar, sözde yaratıcılıklar, müşteri çelişkilerinden sıkılma...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Ara not : ‘Tabiki’ diye yazmıyoruz, ‘tabii ki‘ diye yazıyoruz. İki yerde ‘herşey’, bir yerde ‘her şey’ yazmışsın, bunu da mı gösteren öğretebilen yok 155 ? Sana, her gün, yazılardan önce ve sonra, aç veya tok karına, Yazım Kılavuzu (ki bazı abiler İmla Kılavuzu da derler) veriyorum; kariyerinin sonuna kadar kullanacaksın- HM]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşça büyük, tecrübeli, hızlı para sayabilen abiler, [oysa] ben öğrenmek istiyorum; büyüklerin bilgilerini, görgülerini, tecrübelerini sömürmek istiyorum, gitmek istiyorum bu ajanstan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    1. ‘Kendim idare ettim, kendim öğrendim’ ne demek ? Kimse bir şey öğretmedi, benimle ilgilenmedi mi ? Önüne konan işi çalıştığında götürdüğün kişi yazdıklarını şıp diye kabul mü etti ? Hiç mi yapıcı, öğretici eleştiri  yapmadı ? Yoksa, yaptı da, görüşleri seninkiyle örtüşmedi diye mi mutsuzluğun ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    2. Fark etmeden bir şeyler öğrenmiş olmayasın ? Çalışmaya başladığın zaman, öğrenim biter, eğitim başlar : İşi yapa yapa, iş yaptırıla yaptırıla öğrenmeye devam eder kişi. Toplantılara kattılarsa seni, söylenenlerden, kırıntı bile olsa dersler çıkarmadın mı ? Okulda öğretilenleri uygulamaya çalışmadın mı ? Ben bu yaşta ve deneyimsizlikte onlardan daha iyi biliyorum bazı şeyleri diyorsan, bkz taa aşağıdaki tavsiyeler...&lt;br /&gt;[Bu arada, Hollywood babalarından biri ‘nobody knows anything’ demiş. Yani, kimsenin bir şey bildiği yok.- HM]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    3. Yoksa, ‘bir şeyler öğrendim ama yetmiyor’ mu diyorsun ? Yetmediği şey ne ? Daha iyi reklam yazarı, reklamcı olmak için bagaj mı ? Alkış alan işleri en az yardımla yapıp çıkabilmek mi ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    4. ‘Kariyer’ demişsin, daha yukarılara çıkmak için, iş teklifleri almak, maaşı yükseltmek için gereken ünü yapmaya mı yetmiyor yoksa halen bulunduğun pozisyon ?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, diyelim ki gerçekten de, yakındığın gibi kötü bir yerdesin. Bu durumda olanların neler yapabileceğine dair basit birkaç öneriyi, bu sayfada daha önce, Kısır Döngü rumuzlu mesaja ve Selçuk Aydemir’in mesajına cevaben yazdım. Onlara da bakmanı rica ederim. Ayrıca, yazan diğer kişilerin dertlerini de incelersen ortak yanlar göreceksin. Lütfen kendini geliştirmeye devam et.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364819441248385?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364819441248385'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364819441248385'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-155-tecrbeli-abiler-ok-hzl-para.html' title='Rumuz &apos;155&apos; : &quot;Tecrübeli &apos;abiler&apos; çok hızlı para sayabiliyor.&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112361997434641936</id><published>2005-08-09T23:33:00.000+03:00</published><updated>2005-08-09T23:41:39.973+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Kısır döngü' : "Ruhsuz kağıt parçaları görüyorum."</title><content type='html'>Reklamcılık eğitimi konusunda başarılı sayılan bir üniversiteden mezunum. Yaklaşık 9 aydır reklam sektöründeyim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe başladığım ajansın o zamanlar hem bir takım teknik işleri halledecek bir ara elemana, hem de bir yazara ihtiyacı vardı. Bunun sektöre girmek için bir şans olduğunu düşünerek, bu teknik işlerden de sorumlu olmak kaydıyla üzerinde "metin yazarı" yazan bir kartvizit edindim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajans, kısa süre içinde benim de hatırı sayılır çabalarımla epey büyüdü. Zaman içinde, artan iş yükünü kaldıramayacağımı, sürekli mesaiye kalmak zorunda olduğumu ve çok yıprandığımı gören işverenlerim bir yazar daha aldılar. Fakat ben, ajansın gelir kaleminde önemli bir yer tutan teknik işlerle boğuştuğum için burada olmamın asıl sebebi olan yaratım sürecinin yavaş yavaş dışında kaldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hem içine düştüğüm bu kısır döngüyü kırmak ve kelimenin tam anlamıyla reklam yazarlığı yapmak, hem de bu işe olan tutkumu bir de çizgi üstü ajansların stresli ortamında test etmek için iş aramaya başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak portfolyoma baktığımda içimi bir umutsuzluk kaplıyor. Elimde klasörler dolusu iş olmasa da iyi markalarla çalışmış olduğumu; ama çoğu küçük ajans gibi müşterinin kölesi olduğumuz için ortaya attığım tüm parlak fikirlerin revizyonlarla kuşa çevrildiği ruhsuz kağıt parçaları görüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce kendimi göstermek ve potansiyel işverenlerime iyi bir reklam yazarı olabileceğimi göstermek için neler yapmalıyım ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! ‘Teknik işlerden de sorumlu olmak’ ne demek, neyi kapsıyor ve yanı sıra ‘metin yazarlığı nasıl yapılıyor anladığımdan emin değilim. 'İşe gireyim de...' kabullenmişliği idiyse, yazık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madem elinizdekilerin ‘ruhsuz’ olduğunu düşünüyorsunuz, onları yakın ! (Hayır, yakmayın, saklayın : İleride bakar, ne kadar ilerlediğinizi görürsünüz.) Yerlerine, Selçuk Aydemir’e verdiğim cevapta önerdiğim yoldan, başka türlü şeyler hazırlayın.  Ajansın büyümesine yol açan katkılarınızın neler olduğuna da yer verin. Ve size bir şans vermelerini, isterlerse kurmaca bir iş verip yaklaşımınızı ve işçiliğinizi görmelerini önerin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ümidinizi kesmeyin. Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmez. İletişimi de sürdürün. (Ve, isterseniz, bana bir CV yollayın.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112361997434641936?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361997434641936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361997434641936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-ksr-dng-ruhsuz-kat-paralar.html' title='Rumuz &apos;Kısır döngü&apos; : &quot;Ruhsuz kağıt parçaları görüyorum.&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112361830824309979</id><published>2005-08-09T23:01:00.001+03:00</published><updated>2005-08-09T23:47:20.433+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Dogma 95' : "Halk böyle istiyormuş..."</title><content type='html'>Uzun süredir reklam arşivlerini inceliyorum. Özellikle Kuzey Avrupa kökenli reklamlarındaki "doğallık" beni çok şaşırtıyor.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de çekilen "bütün" reklamlar, rengarenk.. Sarı, yeşil, mor, kırmızı adeta gözümüze sokuluyor. Oyuncular buram buram kast kokuyor. Neredeyse hiçbir reklam filmi sesli çekilmiyor. Reklam filminde sabah kalkmış birini görüyoruz, son derece şık ve makyajlı ! Renkli filme geçen Türk sinemasının ilk dönemlerine benzer aşırı bir zevksizlik ve yapaylık bütün filmlerde görülüyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu zevksizliğe karşın; yaratıcılıklarına hayran olduğumuz, “Avrupa” reklamları ise düşük bir bütçeyle çekilmiş imajı veren  son derece “doğal” çalışmalar ortaya koyuyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük bir reklam ajansının yöneticisiyle bu sorunu tartışma şansını yakaladım.  Neden böyle işler yapıyoruz sorusunun cevabı “Aslında biz de o tip çekimler yapmak istiyoruz ancak halk böyle istiyor” oldu. (Halk, her şeyi en güzel haliyle görmek istiyormuş..) Kötü adamın müşteri olduğunu düşürken, halkın çıkması beni oldukça şaşırttı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani bu bir kültür meselesi mi ? Toplum olarak henüz hazır değil miyiz bu tip işlere ? Ya da bu biçimsel değil tamamen “içeriği” ilgilendiren bir sorun mu? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Kuzey Avrupa ülkelerinin reklamlarından başlayayım isterseniz : Benim bildiğim kadarıyla, genel olarak, öldürücü olmayan bütçelerle çalışıyor Kuzeyli reklamcılar. Nüfus vs, sanırım, ekonomilerinin gücüne rağmen böyle bir olgu çıkarmış ortaya. Biraz da bu nedenle, hep sade, hep basit yoldan güzel ve ekonomik yapımlar ortaya koyar olmuşlar; bu da bir ulusal tarz haline gelmiş. Ancak, genel olarak kültürlü ve gelişmiş zevklere sahip toplumlar olduklarını, tasarım ve estetik yanlarının güçlü olduğu, bütün bunların da reklamlarına yansıdığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim reklamlara gelince, fazlaca genelleme yaptığınızı düşünmekle birlikte, zevksiz ve özensiz işlerimizin çok olduğunu da üzülerek kabul ediyorum. ‘Allı güllü’ reklamlar, masaüstü ve/veya flash ile kotarılan, gelgeç, kullan at, ucuz-ve-kirli, markaya getireceği zarar düşünülmeden günlük satışı kurtarmaya çalışan şeyler. Okan Bayülgen’in Herkes Bunu Konuşuyor programında söylemeye çalıştığım gibi, baş sorumlusu, ekonomi belki de : Günü kurtarmak ve nakit akışını sağlamak zorundaki işletmeler bunun için o allı güllü kolaycı zevksizlikleri üretiyorlar. Kanamalı hastanın önce kanamasını durdurmaya çalışan acil servis yaklaşımı... Yoksa, iyi filmler yapan, her ayrıntıya dikkat eden, bir dostumun söyleyişiyle 'insanı biraz daha insan yapan' reklamlar çıkaran ajanslarımız, yapımevlerimiz, yönetmenlerimiz de var haklarını yemeyelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Biz de öyle filmler yapmak istiyoruz ama...” diyen reklamcının gerçekten ‘büyük’ bir reklam ajansının sahibi olduğunu düşünüyor musunuz ? Benim bildiğim hiçbir aklı başında reklamcı suçu halka atmaz ! Müşteri dese, ki siz de öyle diyecek sanmışsınız, belki şaşırmazdık. Ama halk ?! Halk güzel şeyin değerini kendince biliyor. Takdir ediyor. Bir dönem, ‘halk bunu anlamaz’ önyargısı vardı ve genelde, ‘ben bunu anlamadım’ deme yürekliliğini gösteremeyenlerin sığındığı bir savdı. Ekonominin ve reklamcılığın, insanlarımızın geldiği düzey hiç yabana atılır bir düzey değil. Ha, ne var, halk gerçekten de ‘anlamsız’ şeyleri doğaldır ki anlamıyor ! Pek de güzel yapıyor. (Görüştüğünüz reklamcı belki de 'daha iyisini yapamıyoruz, elimizden bu geliyor' demek dürüstlüğünü gösteremediği için öyle demiştir !) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Halkın 'her şeyi güzel görmek istediği', gerçekse, saygı duymak gerek : Yıllardır, gerek hayatta gerek medyada, o kadar kötü şeylere hedef oldular ki, zahiren de olsa biraz güzellik aramaları anlaşılabilir bir şey. Bu isteklerini de, 'sabah kalkmış rolündeki oyuncu bile suare makyajında görünsün istiyorlar' diye yorumlamak nasıl mümkün olur ?    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim her zaman inandığım şey, ekonomimiz yeterince uzun süre iyiye gider ve kuruluşlar sürdürülebilir bir reel gelir artışı elde ederse, reklamda ve iş hayatında alabilecekleri yaratıcı riskler artabilir. Aile şirketlerindeki yeni nesil yöneticiler veya yönetimin profesyonellere geçmesi de buna bir başka katkı sağlayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli bir eksik, burada ve her yerde yazıp duruyoruz, reklamcılığa düzgün eğitim görmüş yeni insan gücünün getireceği boyut ve soluk... Ona da, sizin konuştuğunuz türden ‘büyük’ ajans sahiplerinin ne kadar katkıda bulunduğu tartışma götürür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112361830824309979?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361830824309979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361830824309979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-dogma-95-halk-byle-istiyormu.html' title='Rumuz &apos;Dogma 95&apos; : &quot;Halk böyle istiyormuş...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112361558195819383</id><published>2005-08-09T22:22:00.000+03:00</published><updated>2005-08-09T23:43:25.000+03:00</updated><title type='text'>Selçuk Aydemir sormuş :  "Çırpındıkça batacak mıyım ?"</title><content type='html'>Her şey güzel başlamıştı benim için. İstediğim bölüm olan iletişim fakültesini kazanmıştım. Artık istediğim mesleği yapamam için gereken eğitimimi alacak ve hayallerime ulaşabilecektim.  Okul hayatı çok güzel geçiyordu. Öğrendiklerim Allah vergisi olan yeteneğimi daha doğru olarak kullanmamda bana yardımcı oluyordu. Ayrıca ben gibi arkadaşlarla tanışmanın verdiği bir mutluluk kaplıyordu her yanımı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. sınıfa gelince beklediğim yarışmalar gelip çatmıştı önüme. Türkiye genelinde üniversiteler arasında düzenlenen yarışmalar katılıyordum. Artık yaratıcılığımı başka beyinlerle yarıştıracaktım. Arkadaşlarımızla kurduğumuz grup uykusuz geçirdiğimiz geceler sonrasında 3.’lük ödülü almaya hak kazanmıştı. Ardından başka bir yarışmada yoğun çalışmalarımız sonucunda teşekkür belgesi almıştık. Gerçi nasıl oldu bilmiyorum ama grubumuzun yaptığı çalışmanın hemen hemen aynısı shortlist’e kalmıştı. Bu açıdan kendimizi başarılı bulmuştum. Zira bizim çalışmamız karşımızda duruyordu zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ardından okul bitti. İş bulma stresi başladı. Ama ajans kapıları bir türlü açılmıyordu nedense. Görüşmeye gittiğim bir iki ajansta yaşadığım ilgisizlik, aşağılamalar beni derinden yaraladı. Aslında ben onların önüne çırak olmak için gitmiştim. Çünkü inanıyorum ki iyi bir reklamcı olmak için iyi bir ustanın yanında pişmek gerek. Her şeyimle teslim olmak istiyordum. Ama nafile. Karşımdakiler ben bunu söylemeden anlaşılmaz bir tavır sergiliyorlardı bana karşı. Hata bende mi diye  düşündüm ama bir zat-ı muhterem benim cv’mi beğenmediğimi söyleyince yıkıldım. Zira o kişi beni o cv’den görerek iş görüşmesine çağırmıştı. Yani bulabildiği tek kusur, elinde tuttuğu ve beğenerek onlarca kişi arasından sıyrılmamı sağlayan özgeçmişimdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu tür insanlarla karşılaşmak beni biraz küstürdü. Belki de bu hayatımın en büyük yanlışıydı, ama belki de en büyük doğrusu. Ardından aldığım ani kararla askere gittim ve görevimi tamamlar tamamlamaz bir bankada halkla ilişkiler uzmanı olarak işe başladım. Ama aklımi kalbim hala reklamcılıkta. Hala reklamla ilgili ne kadar site varsa, reklamla ilgili ne kadar dergi varsa ve de nerede reklamla ilgili bir tartışma varsa ben oradayım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunca şeyden sonra yüreğim sızlayarak şunu öğrenmek istiyorum. Neden gençlere fırsat vermekte bu kadar katı davranılıyor. Her firsatta sektörün gelişimi için yeni beyinlere ihtiyacı olduğunu söyleyenler, neden bu beyinleri toprağın altına gömmek için birbirleriyle yarışıyorlar? Bir genç yaratıcı kendisini pişirecek bir usta bulmak için neden bu kadar çabalamak zorunda kalıyor? Ve o ustalar kendisine teslim olmuş, para pul istemeyen, sadece bilgi isteyen gençleri neden sahiplenmiyorlar? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bize anlatılan o dönemlerde yaşamayı çok isterdim Haluk Bey. Bizi odalara kapatacak, reklamcılağa başlamak için önce yazmayı öğretecek, önümüze attığı kitaplarla bizim gelişimimizi sağlayacak, usta olmanın yanında iyi bir dost olacak ustalar yok mu artık ? Artık reklamcılık bu dönemleri kapattı mı yoksa ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Yine aynı senaryo, yine aynı kötü adamlar, yine aynı son... Üniversiteden umutlarla, ideallerle mezun olan bir genç insan, DEİG-İGDE travmasına maruz kalır : Deneyim Edinemedikçe İşe Giremezsin, İşe Giremedikçe Deneyim Edinemezsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Yaratıcılık, ileri fikirlilik, evrensel düzeyde kalite’ teranelerinden geçilmeyen reklam sektörünün kastırık ibrikçileri, geleni geçeni geçirmezler. Kimseye el vermezler. Aslında verecek elleri de yoktur ya, neyse. Mesleği sanki mezarlara götüreceklerdir. Hem onlardan iyisi yoktur, kimseyi beğenmezler, işe filan almaya tenezzül etmezler. Zaten kendilerine şans mans da verilmemiştir zamanında : Kendi kendilerine, öz yetenekleriyle allame olmuşlardır, burunlarından kıl aldırmazlar. (Burunlarına kendi parmaklarını köküne kadar sokmayı tercih ederler.) Lütfedip birilerini denemeye kerhen razı olurlarsa, çok çok, anayasaya ve insan haklarına aykırı ‘angarya’ yaptırma tanımına girecek biçimde çalıştırırlar insanları. Uzun süreyle, staj adı altında, parasız, yemeksiz, saygısız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne yapmalıdır bu gençler ? Yapabilecekleri bir şey var mıdır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Var demek istiyorum bütün kalbimle. Herkesin kastırık herkesin ibrikçi olduğuna inanmak istemiyorum ! Hiç değilse bir yerlerde, sayıları az da olsa, benim bildiğim usûl yürekli, birilerine yardım etmek için bir şeyler beklemeyen; gençlere, gerçek bir ustanın, bir ablanın – ağabeyin yapabileceği gibi içten ve dürüst davranan birilerinin olduğunu ummak istiyorum. Böyle tanıdıklarım var. Onlarla, genç insanların gerçekten ilkeli ve yetenekli olanlarını, okuyan-düşünen-tartışan-araştıranlarını, elimden geldiğince tanıştırmaya, bir araya getirmeye çalışıyorum. Böyle bir grup gençle, kapalı devre, dönemsel buluşmalar düzenliyoruz ve bir ustayı davet ediyoruz. Ustayı dinlemelerini, onunla tartışmalarını sağlıyoruz. Biliyorum, zor ve perakende bir yöntem ama, örgütleniyoruz. Belli bir duruşla iş yapanların, yapmaya çalışanların ve onlara ilkeli çalışma ortamları sağlamak konusunda dürüst olan ustaların-deneyimlilerin-kurumların birbiriyle önce iletişim sonra dayanışma içinde olmasını usuldan da olsa başaracağımızın güzel örnekleri var. Giderek, bu grubun böyle üyelerinin çoğalması ve biribiriyle ‘ahilik’ ilişkileri içinde yükselmesini el birliğiyle göreceğiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Çırpındıkça batacak mıyım ?’ rumuzuyla yazan kardeşimizin özel durumuna dair bir iki şey : Bankacılığı bırakıp yaratıcı bölümde başarıyla çalışmaya başlayan en az iki kişi tanıdım. Sizin de, inatla, imanla, azimle, saygınlığınıza uygun bir tutarlılık içinde, başvurular yapmaya devam etmenizi öneririm. Kendinize, sizi ve düşüncelerinizi anlatacak bir tür porfolyo hazırlayın dikkatle : Reklam anlayışınızı, güncel reklamlar konusunda görüşlerinizi, bu sektörde ne yapmak istediğinizi ve bunu gibi şeyleri titizlikle ortaya koyan yazılar, analizler, notlar, raporlar üretin. Başvurularınızda, sizi gerçekten dinleyebileceklere, bunları gösterin ve yardım isteyin. Bir yerlerdeki az sayıda aydın kafa, usta, sizi görecektir.&lt;br /&gt;Yüreğini, ocağını size açacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes kötü olamaz. İyiler vardır, var olmaya devam edecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112361558195819383?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361558195819383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112361558195819383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/seluk-aydemir-sormu-rpndka-batacak-mym.html' title='Selçuk Aydemir sormuş :  &quot;Çırpındıkça batacak mıyım ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112332359165009673</id><published>2005-08-06T13:12:00.000+03:00</published><updated>2005-08-09T23:49:50.266+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'buraKargın' : "Sayılı reklamcılar arasına girmek..."</title><content type='html'>kendimi henüz kabuğu yeni soyulan ya da soyulmaya yüz tutmuş bir reklamcı olarak görüyorum... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aslında en çok reklam yazarı olmak istiyorum..ama reklamcılık dünyasında kendimi bir şekilde bulacağıma eminim..kendimi zaten bu yönde sürekli geliştirmeye çalışıyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neden kabuğu yeni soyulan bir aday dedim..açıklayayım..şu an galatasaray üniversitesi işletme bölümü öğrencisiyim..2 yıl hazırlık ve 1 yıl bölüm eğitiminin ardından bu sene inşallah ikinci seneyi okuyacağım ve kendimi geliştirmek için strese daha az gireceğim 3 senem var önümde..en azından ben öyle düşünüyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;işletme eğitiminde pazarı iyice öğrenmeyi amaçlıyorum.piyasadaki ürünlerin özelliklerini, şirketlerin stratejilerini didik didik ediyorum..çeşitli ekonomi dergilerinden faydalanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şu an için reklam dergileri çok pahalı geliyor..sanırım medicatin dergisi 12 milyon.ama yakında ona da abone olacağım.. reklam sevdam küçüklükten beri vardı ama asıl depreşme 'kadınlar ne ister?' filmindeki mel gibson'ın rolünü gördüğümde oldu..ardından gag ve ali atıf birin programlarını takip etmeye başladım..şu an ise sürekli tespit yapıyorum..çevremi gözlüyorum..devamlı yazıyorum her konuda..not alıyorum..insan davranışlarını grupluyorum..sürekli yolculuklarda bulunuyorum..billboardları, dergileri, tvyi, sinemayı, gazeteleri takip ediyorum..reklam yazarlarına da üyeyim..yazılarınızı ve diğer reklamcıların yazılarını okuyorum..arada bir yazıyorum da..ama sizlerin deneyimleri yanında susmayı tercih ediyorum..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;internetten birkaç yarışmaya katıldım..hatta ankara üninin cin fikir yarışmasının birini kazandım..yıl içinde yine katılmaya devam edeceğim..bu yaz staj yapacaktım..uygun bişey bulamadım..yorum ajansta arşiv bölümünde buldum ama onu da ben istemedim..ben creative bölümünde kendimi göstermek istiyordum..yani işi öğrenmek benim amacım..cv doldurmak&lt;br /&gt;değildi..bunun dışında ev arkadaşımla karikatür dergisi çıkartıyoruz..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;harıl harıl gözlemliyor ve yazıyorum sürekli..geçen sene ikinci dönemde ayda bir defa olmak üzere 3 tane çıkardık..adı&lt;br /&gt;moron..katıklı mizah dergisi..çizmeye de başladım..reklam da aldım dergiye..pazarlama işine girdim.. dağıtım yaptım..çizdim..eğlendim..bir dergi işinde bu kadar şey edindim..ve iki kişiyle başlamıştık..6 kişiye ulaştık şu an..sayfa sayısını çoğalttık..herşeyiyle ben ilgileniyorum..7 ünide birden satmaya çalışıyoruz..ayrıca işletme&lt;br /&gt;klübünün dergisi olan perspective'de de hem yazıyorum hem de 1 tane karikatür çiziyorum.. tabi o komik olmasından daha çok iğneleyici oluyor..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bunların dışında reklamcılığın duayenlerinin kitaplarını okuyorum..sizin hayatınızı da okudum..en çok etkilendiklerim arasında eli acıman bey,ersin salman bey ve siz varsınız..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bi de yeni reklamcılar olan serdar erener bey,ali tara bey ve yeni yeni emrah yücel bey var..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bunları sürekli kendimi geliştirmek için ve ilerde sevdiğim işi yapmak için yapıyorum..ve oldukça umutluyum da...&lt;br /&gt;seneye yazın reklam okulunda bir kursa gitmek,  bulabilirsem iki tane staj yapmak ve çeşitli  logo, lansman ve reklam fikirleri&lt;br /&gt;yarışmalarına katılmak gibi amaçlarım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bütün bunları niye anlattım bilmiyorum..ama sitede yazılanları çok samimi buldum ve gelişigüzel yazdım..daha ne yapmalıyım da sayılı reklamcılar arasına girip başarılı birisi olabileyim..? yani herkesin reklamcı olmayı düşlediği çağımızda 6 yıılık bir üniversiteden mezun olup reklamcı olmayı istemek acaba garip birşey mi..? önerilerinizi bekliyorum..sizi takip etmeye devam edeceğim...başarılar efendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;************&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Ne kadar zor okunan bir yazı bu böyle ! Cümle sonlarına iki noktayla bitirdiğin gibi, araya da boşluk koymamışsın. Virgüllerden sonra da boşluk yok ! Bütün mesaj tek cümle ! Okunabilir hale gelsin diye mesajını belirli yerlerden paragrafladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yazar olmayı düşünüyorsan, önce yazı yazmanın yöntemlerini, yazım kurallarını hatırlamalı ve kullanmalısın. Cümle sonlarına tek nokta koymalı, ardından boşluk bırakmalısın. Yeni cümleye büyük harfle başlamalısın. Bazı şeylerin sayısını belirtirken (örneğin, 1 tane karikatür, 3 tane çıkardık, 2 tane staj vb) gereksiz yere ‘tane’ kullanmak, özensiz yazdığını gösteriyor, aman dikkat. ( Cevaba sert bir başlangıç oldu sanki ama, dost acı söyler diye bir lafı var atalarımızın...) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Hiperaktif veya aşırı enerji yüklü bir hal seziliyor anlattıklarından. Gençlik işte. Gençken yapmayacaksın da ne zaman yapacaksın ! Ama, bu kadar çok tarakta bez iyi değil, hem kafa karıştırır hem yaptıklarının hiç birini tam ilerletemeyebilirsin : Ne yapmak, ne olmak istediğine adam gibi karar verip, sonrasını buna yarar sağlayacak biçimde planlaman iyi olur. En çok yazar olmak istiyorum diyorsun, çizmeye de başladım, logo yarışmalarına katılmak fikrim var diyorsun, karikatür dergisi çıkarıyorum, pazarlama yapıyorum diyorsun... Çizer olmak istiyorsan, bu işin de eğitimi var, üniversitende grafik eğitimi dersleri varsa, en azından oradan dersler almaya bak. Reklamcı olmak niyetin ağırlık kazanmaya devam edecekse, pazarlama ve iletişim dersleri almaya, yanı sıra okulun diğer bölümlerinden Media Studies, filmcilik, gazetecilik, metin yazarlığı dersleri de almaya bak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Reklamcılık Vakfının Reklam Yazokuluna gitmek çok iyi fikir, mutlaka gidilmeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. Dergiler pahalı diyorsun, okulun kütüphanesine gelmiyor mu ? Gelmiyorsa, istek yaptırın. Hem Media Cat yayınları pek çok üniversitede indirimli satılıyor. Sizde yok mu ? Media Cat ile temas kurun. Reklamcılık Vakfının İstiklal Caddesindeki kütüphanesinden yararlanmaya çalışın. Bir sürü reklamcılık kitabı var, gidin, okuyun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Başta reklamlar olmak üzere, gözlemler yapmak, notlar çıkarmak, düşünceleri unutmadan bir kenara yazmak iyi alışkanlık. Hayat boyu işe yarar, devam ! Reklam Yazarlarının Ortak Defteri, elma+alt+shift gibi blogları, reklampark ve reklamlar.tv, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinin İletişim Atölyesi gibi web sayfalarını izle, çok şey ögrenebilirsin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. Saydığınız reklamcılardan Ali Tara derken Ali Taran demek istiyorsun : Ali Tara, rahmetli, filmciydi. Ali Taran ise hayatta ve başarılı bir reklamcı. Emrah Yücel reklamcı değil, grafik tasarımcı ve ABD’de yaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Media Cat yayınları arasında çıkan Bir Koca Hayat (Reklamcılıkta), efsane kadın reklamcı Mary Wells Lawrence’in hayat hikayesi ve bir döneme ve mesleğe ışık tutan önemli bir reklamcılık kitabı. Mutlaka oku.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Başarılı bir reklamcı olmayı istemek, doğru bir başlangıç ve yerinde bir istek. Ancak, arkasını da doğru getirmek gerek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılar dilerim.&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112332359165009673?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112332359165009673'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112332359165009673'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-burakargn-sayl-reklamclar-arasna.html' title='Rumuz &apos;buraKargın&apos; : &quot;Sayılı reklamcılar arasına girmek...&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112324425809896151</id><published>2005-08-05T15:22:00.000+03:00</published><updated>2005-08-08T21:38:15.796+03:00</updated><title type='text'>Rumuz : Zeyrup "Küçük bir ajanstaki tek yazarım, gelişme için ne önerirsiniz ?"</title><content type='html'>6 aydır küçük bir ajansta reklam yazarlığı yapıyorum. Reklam yazarlığının, reklam ajansı işleyişinin ve reklamcılığın ne olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Genel müşteri profili daha çok çizgi altı denilen gruba giriyor, çizgi üstü işler yapılan müşterilerimiz ve katılınılan konkurlar için hazırlanan her kampanya ve basın ilanını ben ve sanat yönetmeni birlikte hazırlıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalıştığım sanat yönetmeni çok uzun zamandır sektörün içinde olan biri ve bu güne kadar kendisinden çok şey öğrendim. Ajansın küçük olması ve çok müşteriye sahip olmamasından dolayı benim dışımda bir reklam yazarı yok. Çıraklık dönemim olan bu zaman diliminde deneyimli bir reklam yazarının ustalığından yoksunum fakat birlikte çalıştığım sanat yönetmeninin&lt;br /&gt;deneyimlerinden her zaman faydalanabiliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajans kütüphanesinde yer alan kaynaklardan (USADREVIEW, Lürzer's Archive, Mediacat kitapları) ve İnternet üzerinde kimi siteleri takip ederek kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Bu mesleğe devam etmek istiyorum. Şu ana kadar yaptığım işlerden aldığım yorumlar hep olumlu, satış rakamları açısından bakılınca da geri dönüşler oldukça yüksek ve en önemlisi reklam yazarlığından çok keyif alıyorum. Doğru sektörde ve doğru meslekte olduğumu düşünüyorum. Ancak her iş yapmadan, bilgisayar başında boşa geçen günü mesleki geleceğim adına bir kayıp olarak görmekteyim. Bu dönemi daha verimli kılabilmek için bana ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz. Piyasadaki kitaplar içerisinde  ya da İngilizce ve&lt;br /&gt;Almanca yayınlarda mutlaka okunulması gerekenlerden önerileriniz hangileri olur ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*******&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Küçük bir ajansta, hiç değilse deneyimli bir sanat yönetmeniyle birlikte, çırak mırak ama TEK reklam yazarı olarak çalışmanın büyük bir şans olduğunu hemen söyleyeyim ! Evet, bir yazı ustanız olsaydı onunla çalışıyor olsaydınız çok iyi olurdu ama, şimdi pek çok iş size düştüğü için, bazı şeyleri karışan görüşen olmadan yapmak durumunda olduğunuz için inanın daha çabuk gelişirsiniz. (Anneleri çalışan çocukların eli yemek pişirmeye veya en azından yiyecek şeyler örgütlemeye daha yatkın olur.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, önemli bir koşul var : Bu sırada, kendinizi, en yoğun okumalara araştırmalara vermelisiniz. Ki bunu da koşullar-olanaklar elverdiğince yapıyormuşsunuz. Mutlaka notlar tutun kendinize. Öğrendiklerinizden, fark ettiklerinizden özetler, sorular çıkarın, bir kenara yazın. İleride okursunuz, düşünürsünüz. Gelişiminizi görürsünüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelişiminiz için neler önerebileceğim ise çok geniş bir alan. Gene de deneyeyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yoksa, kendinize hemen bir yazım kılavuzu edinin. Ayrıca Türk Dil Kurumu sitesini aşındırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Media Cat yayınlarından alabildiğiniz bütün reklam, pazarlama yayınlarını alın. Toplu alımlarda indirim uyguluyorlar, izleyin. Marketing Türkiye'nin (Rota yayınları) benzeri yayınlarını tarayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Hafta sonları Kadıköy meydanı, Beyazıt meydanı ve benzeri yerlerde okunmuş veya indirimli kitap sergileri oluyor, mutlaka avlanın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. REM yani Reklamcılık Vakfı'nın İstiklal Caddesindeki merkezine gidin, kütüphaneden yararlanmak istediğinizi söyleyin. Size kitaplığı nasıl kullanabileceğinizi söylesinler. İsrarcı olun. Boş zamanlarınızda gidin, okuyun, yazın. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Üniversite mezunu iseniz, okulunuzun kütüphanesinden yararlanmayı tekrar örgütleyin. İstanbuldaki Bogaziçi vb üniversitelerin kütüphanelerine okuma turları düzenleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6. http://ortakdefter.blogspot.com ve http://elmaaltshift.blogspot.com adresli blogları mutlaka izleyin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7. Reklamcılık Vakfının çeşitli 'okul'ları oluyor, katılmaya çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8. Celil Oker'in Bilgi Üniversitesinde, Kadri Öztopçu'nun Bahçeşehir Üniversitesinde Reklam Yazarlığı derslerine konuk öğrenci olarak gidip gidemeyeceğinizi öğrenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bana gene yazın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112324425809896151?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112324425809896151'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112324425809896151'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-zeyrup-kk-bir-ajanstaki-tek.html' title='Rumuz : Zeyrup &quot;Küçük bir ajanstaki tek yazarım, gelişme için ne önerirsiniz ?&quot;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112319581760100517</id><published>2005-08-05T01:46:00.000+03:00</published><updated>2005-08-05T02:02:58.606+03:00</updated><title type='text'>Rumuz: Settarluin "Yaratıcılarca ciddiye alınmamak...'</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/1600/BillBernbach.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/200/BillBernbach.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;'Muteber' bir ajansta 2 yıldır müşteri ekibinde görev yapıyorum. Bu sürede ajansımın yerli-yabancı, neredeyse tüm müşterilerine  hizmet verdim. Şu anda da çok büyük bir uluslararası markanın  müşteri süpervizörü olarak görevime devam ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde bulunduğum bu kısa sayılabilecek sürede beni endişelendirmeye başlayan bir düşünce kafamı uzun zamandır meşgul ediyor: İşin yaratıcı tarafındaki arkadaşlarım tarafından bir türlü yeterince ciddiye alınmamak ve işimi ne kadar iyi yaparsam yapayım özellikle bazı arkadaşlarım tarafından hep küçümsenmek... Bir keresinde müşteri  ilişkilerinin ne işe yaradığının sorulduğunu bile duydum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi konsantrasyonumu, stresle mücadelemi ve reklama olan hevesimi canlı tutabilirsem bir kaç sene içerisinde direktör olacağım ama  bu işe verdiğim emeğin özellikle çalışmalarını sunduğum ve mecraya ulaşmasına hizmet ve yardım ettiğim kesim tarafından değer görmüyor olduğu düşüncesi beni çok üzüyor. Elbette bunu umursamamayı ve "Ah, deli çocuklar..." diyerek yaratıcı ekibin birtakım tatlı numarayla kandırılarak iletişilen yüksek  egolu fakat küçük EQ'lu insanlar olduğunu düşünerek kendimi kandırma yolunu da seçebilirdim; oysa hem metin yazarı, hem de sanat yönetmeni olan bazı istisnai insanların işime ve çabalarıma gösterdiği büyük saygıyı da görerek çoğunluktaki kişilerin tutumlarını anlamaya çalışmaktan vazgeçemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzgünüm. Sektörde ciddi anlamda saygı görmek için yaratıcı olmak zorunda olmadığımı duymak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*****************************************************************&lt;br /&gt;Hmm ! Sektörde herhalde en sık duyulan sıkıntılardan biri sizinki. Müşteri İlişkilerine bakan kişilerin, özellikle yaratıcı bölüm elemanları tarafından küçümsenmesi, aşağılanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duralım ve çok yönlü bir durum değerlendirmesi yapalım : 'Yaratıcı bölüm' çalışanları, ‘müştem’ kısaltmasının dil ve anlam yapısında dahi için için var olan bu küçümsemeyi, birkaç nedenden ötürü yaparlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Kendi tembelliklerini, sığlıklarını örtmek için baskın çıkmak üzere&lt;br /&gt;- Yaratıcılığın ne olduğunu bilmedikleri için zırvaladıkları şeyler satılamayınca kızdıkları zaman&lt;br /&gt;- Müşteriyle yaratıcılığın ne olduğu konusunda fikir birliği olmadığı için işler geri döndüğünde &lt;br /&gt;- Yaratıcı strateji üzerinde müşteriyle bir ön anlaşma sağlanmadan çalışmalar yaptıklarında&lt;br /&gt;- Yaratıcı ekip – müşteri ilişkileri arasında takım veya ortaklık ruhu olmadığında&lt;br /&gt;- Müşteri temsilcileri müşterinin taleplerini, yanlış veya anlamsız olduğunu bile bile, körü körüne dayattırdığında&lt;br /&gt;- Müşteri temsilcileri gerçekten kötü olduğunda ve olmakta inat ettiğinde&lt;br /&gt;- Müşteri ilişkileri tarafı, yolun başında, ortasında, sonrasında meramını .iyi anlatmadığı için&lt;br /&gt;- Müşteri gerçekten kötüyse veya müşteri tarafındaki insan malzemesi esasen kötü ruhluysa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Listeyi uzatmak mümkün. Ama özetle, işin içine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yaratıcılığın hesap verebilir olmasının gerekliliği&lt;br /&gt;- Bunun için sektörte ve/veya ajansta ortak / kabul edilmiş bir inanç bulunmasının gerekliliği&lt;br /&gt;- Planlamanın her şey olduğu &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gibi noktalar giriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence, herhangi bir reklam sektörü çalışanının, önce kendi arkadaşlarınca, müşterisince, daha sonra da meslektaşlarınca ‘ciddiye alınması’ için yapması gereken, görüş, eleştirileri ve önerilerini olabildiğince her sefer sağlam kaynaklara dayandırması; bu kadar kesin kaynaklara ulaşılamıyorsa, en yakın referanslara başvuruması. Bu da, bilgili, öğrenmiş olmayı gerektiriyor. O ise, çok okumayı, çok düşünmeyi, yazmayı, tartışmayı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşine ve ekip arkadaşlarıyla çalışma ilişkilerine böyle yaklaşan bir müşteri ilişkileri elemanı, ukalalaşmadan, malumatfuruş hale gelmeden, yaratıcı ortaklarının işini kolaylaştırabilir, güçlendirebilir, yeni ufuklar açabilir. Dahası, yaratıcı yoldaşlarını daha iyi anlayabilir. Onlarca daha iyi anlaşılabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kült olmuş bir sürü reklamların arkasındaki efsanevi reklamcı Bill Bernbach’ın esasen müşteri ilişkileri tarafından geldiğini unutmayalım. Onun, yaratıcı elemanlarca küçümsendiğini hiç sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Saygı görmek için yaratıcı olmak zorunda olmamak’ çok ilginç bir cümle aslında. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Evet, saygı duyulmak için illa ki ‘yaratıcı’ bölüm elemanı olmak gerekmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Hayır, yaratıcı olmak zorundasınız : Yaratıcılık sadece yazı yazmak veya grafik yapmak demek değil ki ! Yaratıcılık temelde kişinin çevresiyle ve aklıyla ilişkisini ilgilendiren bir durum. Ve insanları hayvanlardan ayıran en önemli özellik. Herkeste var. Az ya da çok. Kişinin fark ettiği veya etmediği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moralinizi yükseltin. Siz ev ödevinizi ve işinizi iyi yapmak için bütün gücünüzle ve varlığınızla asılın. En başta kendiniz için böyle yapın bunu. Sonuçta, orada olmazsa bile, bir başka ajansta, sizi bağrına basacak, kader birliği yapıp ortak onur duyulacak işler çıkartacağınız birileri çıkacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112319581760100517?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112319581760100517'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112319581760100517'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-settarluin-yaratclarca-ciddiye.html' title='Rumuz: Settarluin &quot;Yaratıcılarca ciddiye alınmamak...&apos;'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364588191902376</id><published>2005-08-01T06:45:00.000+03:00</published><updated>2005-08-10T06:51:21.923+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Reklamcı' : "Umudum bu aralar sıklıkla kırılıyor" [Daha önce, küçük bir farkla, Media Cat dergisinde yer aldı]</title><content type='html'>Sektörde yaklaşık 10 senedir bulunan, irili ufaklı bir çok reklam ajansında görev almış bir "reklamcı"yım. İşimi "reklam" olarak gördüm ve işimi kapsayan tüm kolları en iyi şekilde icra etme gayretine dört elle sarıldım. Ünvan olarak "çizer" takımından yer almakla beraber,"yazar" kısmına da uzak durmadığımı söyleyebilirim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Belki de şanslı bir azınlıktan olarak- işyerimde mutluyum ve son derece açık fikirli bir "patronum" olmasına rağmen, gene de iş müşteri tarafından kilitlenebiliyor. "Ya yapalım istediklerini geçsin gitsin işte" anlayışı ne zaman bu kadar hayatımızın içine girdi ? "Ne uğraşacam abicim, bi önceki işi çakar, yazısını değiştiririm"ne zamandır bir işleyiş biçimi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ödül kazanarak –affınıza sığınarak- meslektaşlara karşı kişisel masturbasyon yapmak ne zamandır "ödüllük işler" diye bir kategori oluşturarak gerçekleşir oldu ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes RY olmak istiyor. En alakasız sektördeki adam bile "Benden çok iyi reklam yazarı olur" diyebiliyor. Karşınızdaki cahil de değil ki "Cahil cesareti" diyelim. Ben reklamcı olarak kendimi çok iyi görüyorum ama bir reklamın bodycopy’sini benden kat be kat iyi yazabilecek, görsel yerleşimini çok çok daha iyi sunacak insanların olabileceğini unutmuyorum ve bu yüzden de sürekli okuyorum, araştırıyorum, izliyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde işyerimde eleman alımları vardı. "Ben grafiker değilim, grafik tasarımcıyım" diyen güzel sanatlar mezunları gördüm. Yazık o sanatlara. Bilgisayar operatörü kavramı kalmadı. O işe bakana "grafiker" denir oldu. Jr.Art Director kalmadı, onun yerine "grafik tasarımcı" geldi. Reklam yazarları, bir kurumun basın bülteni geldiğinde, "Bunu da mı ben yazacağım?" der oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve en acısı da, dile yabancılaştık. Bu ingilizcenin sebebi nedir birisi bana açıklayabilir mi ? Ben neden "art director"üm. Bu dergi neden "Mediacat" ? Yani terminoloji, ulusal terimler, eyvallah. Ama bu kadar da konuşma ve dil fakirliği. Ulus olarak derdimizi anlatamaz olduk. Eskiden Sn. Süleyman Demirel ile dalga geçilirdi, "2 saat konuşup hiçbirşey söylemez" diye. Ne farkımız kaldı ? "Mmmm, şeeyyy, aaaeee" lerden geçilmez oldu. "Çok eğleniyoruz"lar yerini "Yıkılıyor" a bıraktı…"Çok yakışıklı/güzel olmuşsun" yerini "Manyak olmuşsun aaabi"ye…. Ben en son ne zaman bir yer ile ilgili "Mükemmel, muhteşem, çok etkileyici" gibi tanımlamaları çevremden, Mehmet Ali Birand'ın tabiriyle,"sokaktaki adamdan" duydum hatırlamıyorum. İş ve hayatın ana dişlilerinden biri, belki de en önemlisi olan bu sektörde eğer ben "ge-ne-ce-te-re-ke-ce-le-le" gibi bir slogan duyuyorsam, belki de bu haykırışlarım çok da mantıklı değil. Bu arada amacım bir kampanyayı kötülmek değil ama, örnek verdiğim işe bakılırsa, konusu olduğunda "Tamam işte abi, hedefi 12'den vuruyor" olarak kabul gören bir işin hedefe verdiği zararın kim farkında acaba ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve dile sahip çıkamayan kitleler yüzünden, yaratıcılığın önü belki kesilmiyor, ama bariyerler giderek çoğalıyor. Derdini anlatamayan yazarlar, işlerini, derdini anlatamayan müşteri temsilcilerine veriyor. Onlar da gidip dertten anlamayan müşterilere bunu sunduklarında, müşteri de kendi istediğini söylüyor. Ve dile hakim olmayan o müşteri temsilcisi, işini anlatamayan yazardan aldığı işi tabii ki savunamıyor ve bir iş daha çöpe gidiyor…&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Benim nezdimde gerçekten yetenekli çocuklar istedikleri yerlere ulaşamıyorlar zira piyasada o kadar çok –gene affınıza sığınarak- yeteneksiz adam var ki. Yeteneksizden kastım da şu, yukarıda verdiğim örneklerdeki gibi, özgüveni artık özgüven olmaktan çıkmış, gerçekten konu hakkında hiçbir bilgisi olmayan ama bu işe "yeteneği" olduğunu savunan kitleler. &lt;br /&gt;Bu bir iş ! Bizim işimizde yetenek dediğimiz kavramın sözlük karşılığı hızdır,&lt;br /&gt;o kadar. Yetenek size daha yaratıcı olmayı sağlamaz, daha "hızlı" kavramayı, daha hızlı çözüm üretmeyi sağlar. Yetenekli olarak atfedilen bir insan benim gözümde "hızlıdır". Yaratıcılık zekadan gelir. Ve akıl ile zeka iki ayrı şeydir. Ne acı ki benim cinnet vatanımda "hard disc drive" ile "RAM" arasındaki farkı anlayan insanım, akıl ile zekanın aynı böyle iki ayrı özellik olduğunu algılayamıyor ! Ve yeteneği daha da hızlandıran öğelerin toplamına da "birikim" derim ben…Birikimsiz bir insan nasıl olur da ortaya çıkıp "Ben yetenekliyim" der ?!?!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyun diyorum sektöre meraklı ve gerçekten istekli arkadaşlara..Ama öylesine yanlış bir beyin yıkama var ki, bana hemen cevap geliyor" Okuyorum zaten,mediacat yayınları,reklamcılık kitapları,vs..vs.."…İyi de ben onlara "reklamcılık kitapları" okuyun demiyorum ki. Okuyun diyorum. Tuvalete girdiğinizde omomatik kutusunu okuyun, inceleyin. Basamakta nasıl durursak otomatik kapı çarpar bunu düşünün... Ama bilemiyorum. Gerçekten umudum bu aralar sıklıkla kırılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk fırsatta bu ülkeden gitmeyi düşünür oldum. Ki ben ciddi milliyetçi bir bünyeyimdir ama. Gerçekten bir gelecek, bir ışık göremez oldum. Kristal Elmalar, o törenlere gelenlerin hali tavrı, işler. O kadar yapmacık gelmeye başladı ki. O yarışmalarda gerçekten gecelerce çalışılmış işler ve "Kadıköylünün Gazetesi"nde bir defa çıkmış "yarışmalık çalışmalar" aynı raflara konuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biraz dolu ve sinirliyim bu konuda. İstemeden agresifleşiyorum. Ben sadece işime aşığım ve bu işi yapmak için dünyaya geldiğine inanan bi adem oğluyum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm. Yorum yok, gözlem var : Yazdığınız için özellikle teşekkür ederim. Sektörle ilgili yakınmalarınız bir kesim reklamcının ortak kaygılarını yansıtıyor. İyi niyetli biri izlenimi veriyorsunuz, yazar olmadığınıza katılıyorum : Hızlı yazmışsınız, dönüp redaksiyon ve düzeltme yapmamışsınız, metinde düşüklükler ve güncel türden yanlış kullanımlar, yazım hataları var. Bu konuda, naçizane iğne-çuvaldız öneririm. Bir de, ‘niye İngilizce ?’ ise, niye İngilizce rumuz ? Hmm ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(NOT : Bu arkadaşımız daha sonra yazıp uyardı, 'ben İngilizce rumuz seçmemiştim, o benim yabancılarla yazışırken kullandığım e-mail adresim' dedi. Kendisinden burada özür diliyorum. Gerçekten de, mesajında bir yerlerde atlamışım rumuzunu...)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364588191902376?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364588191902376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364588191902376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/08/rumuz-reklamc-umudum-bu-aralar-sklkla.html' title='Rumuz &apos;Reklamcı&apos; : &quot;Umudum bu aralar sıklıkla kırılıyor&quot; [Daha önce, küçük bir farkla, Media Cat dergisinde yer aldı]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364545572603293</id><published>2005-07-01T06:39:00.000+03:00</published><updated>2005-08-10T06:44:55.576+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'SkyWalker34' : "Gençler için durum bu kadar vahim mi ?" [Daha önce, çok küçük iki farkla, Media Cat dergisinde yayınlandı]</title><content type='html'>“2 ay sonra elime yıllarca ter döktüğüm ve yılmadan çalıştığım ve hayatımın sonuna kadar zevkle yapacağım gönlümü vereceğim mesleğimin diplomasını alıyorum. Etraftan duyduğum dedikodulara göre staj mahiyetinde bile bir reklam şirketine girmenin çok zor, kapılardan dönenlerin çok sayıda olduğunu duyuyorum. Zaman zaman arkadaşlarımla yaptığımız sohbetlerde kendimce '' Ya işte ışık, istek, arzu, heyecan görmemişlerdir ondan dolayı almıyorlardır' gibi teselli vermeye çalışıyorum. İsteyen insan herşeyi yapar gibi bir gazla bu söylentileri kafama takmamaya çalışıyorum. Sizce durum nedir ? Bu güzel sektöre giriş yapacak biz yeni beyinler, gençler için durum bu kadar vahim'midir ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;* * * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uhh-hmm ! Belli ki ReklamJedi  olmayı kafaya koymuşunuz, genç dostum. İyi, hoş. Bence bir sakıncası yok. Yok da, bakın, madem iş bu kadar ileri noktaya varmış bu durum, o zaman, aman ha, şu “herşey”, “vahim’midir” gibi dil kazalarına uğramamak için maksimum çabayı gösteriniz. Yazım kılavuzunu, en kutsal reklam kitabı olarak benimseyiniz ve koynunuzdan çıkarmayınız. Günde en az bir kez bazı sözcüklerin yazılışını açıp okuyup yazıp hatırlayınız. Bakın, günlerdir Reklam Yazıları nam e-mail forumunda “herşey – her şey” tartışmasıdır gidiyor. Yazılırdı, yazılmazdı, yazılabilmeliydi, yazılabilemezdi çerçeveli mübalaga cenk oluyor. Her klavyeden bir ses çıkıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani dil konusu önemli. İster iş başvurusu, ister günlüğünüze kendiniz için yazıyor olun, Türkçenizin berrak, anlatımınızın güzel, yazımınızın hatasız olmasına mutlaka dikkat edin. ‘Creative license’ yani yaratıcılık gereği eğdirme, büktürme, bilerek isteyerek yanlışlar yapma ehliyeti kullanılarak bazı kıvraklıklara girişilecekse, bunlar göstere göstere, yani yaratıcılık için yapıldığı belli edilerek yapılmalı ve söz konusu alanın özünden kaynaklanmalı . Özensiz bir yazmanın sonucu olmamalı. Mizah dergilerinin halk ağzı, yaratıcılık vs kisvesi altında dile getirdikleri yozlaşmanın düştüğü hataya, reklamcılar, reklamcı adayları asla düşmemeli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hatalı değil tabii ama, “etraftan duyduğum dedikodulara göre” yerine, “Duyduğum dedikodulara göre” yazmak daha iyi yazmak olur, örneğin. Hatta “Dedikodulara göre.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim staj meselesine : Genç dostum, dedikodularda ateş-duman misali bir gerçeklik söz konusu : Staja girmek zor, stajdan çıkmak zor : Ajanslar staja adam almak için kıvırtıyorlar, stajyer adı altında ucuz (bedava ?) çalıştırdıkları insanları ucuza (bedava ?) çalıştırmaya devam etmek için kıvırttırıyorlar : Orta Doğu Teknik Üniversitesindeki dersimi alan öğrencilerden geçen hafta duyduklarıma inanamadım : ‘Sizi stajyer olarak 3 aylığına alırız. İyiyseniz, bir 3 ay daha veya 6 ay daha çalıştırırız. Sonra işe alıp almayacağımıza bakarız” türünden şeyler söylemiş anlı şanlı büyük ve yaratıcı bir ajans : Başkalarının ‘şu anda bizde şu kadar stajyer zaten var, alamayız’ yaklaşımları inşallah bu türden bir duruma işaret etmiyordur !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim, bir süredir sektörden bir çok kişiye anlattığım bir projem var : Başında deneyimli birkaç yöneticinin/ustanın olacağı, ama diğer kadroları stajyerlerden oluşan bir ajans : Sahici müşterileri olan, onlara da yapısı gayet güzel anlatılacak bir ajans : Nihai kararların deneyimli ustalarca yönlendirildiği, ama kadro maliyetlerinin mümkün olan en azda, kadro genişliğinin maksimum tutulduğu; üstelik cıvıl cıvıl genç fikirlerle çalışan bu ajansın toplumsal görevi bir görevi de olacak : Mümkün olan en çok sayıda yeni mezuna en geniş, en sahici staj olanağını sağlamak : Staj yapmak isteyenler, maaş almak yerine, ajansa aylık para ödeyecekler : Böylece parası olmayanlara diğer ajanslarda yer açılacağı gibi, parası olanlar da kolayca staj olanağı bulacaklar ve deneyimi sahici işlerde çalışarak kazanacaklar : Yavrum bana tost al gel, gazeteleri tara ve rakip işleri kes dosyala türünden işlere bakmayacakları ve parasını ödedikleri ama resmen öğrenci oldukları sürece, istedikleri kadar çalışacakları bu ajansın adı, bütün bu model için olup olabilecek en uygun ad olacak : STAJANS... Benden ortaya atması. Ciddi ciddi görüşmek, kuruculara katılmak isteyenler olursa, bana mail atsınlar. Ha, söylemeyi unuttum. Yöneticilerin makul ve murakabe altında tutulacak maaşları ve giderler vs çıktıktan sonra kalan para, belli bir vakıf yapısı oluşturularak, bu yapının kalıcı olmasına, staj yapacak parası olmayanlara staj bursu verilmesine vs vs yarayacak.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm, ne diyorduk ?  Diyelim stajyer olarak girmeyi başardınız veya göze aldınız. Kıdemli, diploma – tezkere bırakmış stajyer kadrosunun da vazgeçilmez elemanı haline geldiniz. Sonra ? Sonrası, kreatif direktörün gazabına uğramamanın ilmini, sanatını yaptıktan sonra, –sektörden birinin telaffuzuyla söylersek- ‘blow-the-line’ işler yapan ama allengirli bir ismi olan bir ajansın eleman ilanına yazıp, oraya geçmek sık görülüyor galiba. Yumurta-tavuk, askerlik-deneyim türü kısır döngüler oynanıyor. Senin olan işler yapamıyorsun, portfolyon olmuyor. Portfolyon olmayınca, işe alınamıyorsun. İşe alınamayınca, portfolyon olmuyor. Olmuyor, olamıyor. Askere gitmedikçe çalışamıyorsun, askerliğini yapmadıkça işe girip çalışamıyorsun. De capo. Yani başa dönüş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde, Ersin Salman’ı konuk usta olarak davet ettiğimiz, genç reklamcılarla, onların hiç değilse tanıyabildikleri bir bölümüne destek olmayı üstlenmiş daha deneyimli reklamcıların katıldığı aylık yemeğimizi yedik. Ersin Salman, genç reklam yazarlarına, çeşitli öğütlerinin yanı sıra ‘yeteneğiniz varsa, ya reklamcı olmayın, ya reklam yazısını tek yazı amacı olarak önemsemeyin’ diye özetlenebilecek bir öğüt de verdi. Katılırız veya katılmayız, ayrı bir tartışma konusu ama, belki de reklamcı olmak isteyen bu kadar genç gelmese piyasaya ajanslar da bu nedretten etkilenir, ayaklarını denk alırlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Güzel sektör” mü dediniz ? Neye göre güzel ? Kime göre güzel ? Güzellik görece bir şey değil mi ? Kimine güzel gelen kimine acuze gelmiyor mu ? Hadi kuruların yanı sıra yaşları da yakmayayım : Hâlâ güzel güzel çalışan, insanı insan gibi tutmaya çalışan, güzel işler yapmaya çalışan ajanslar yok mu ? Var tabii. Var da, genç dostum SkyWalker34, onlara başvuran bunca genç kardeşimiz gerçekten senin söz ettiğin gibi ‘ışık’ dolu, kültürlü, zeki, dil bilinci gelişmiş gibi nitelikleriyle mi aday oluyorlar JrJedi’lığa ? Yoksa,  SrCadı’lığa mı yatkınlar bu genç yaşta ? Duralım ve dürüstçe düşünelim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malum, diploma insanı meslek sahibi yapmaya yetmiyor. İletişim, reklam, halkla ilişkiler okutulan okullarımızın genel düzeyini görüyorum. YÖK’ün yakında Ajanslararası Stajyer Seçme ve Yerleştirme Sınavı yapması gerekirse şaşmam. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı konuda daha önce yazan Kübra Çorapçı’dan aynen alıntıyla bitireyim  bu kez :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Fakülteye girdiğimden beri bir tek idealim var; reklam yazarı olmak... Mezun olmadan önce, sektörü tanımak ve çevre edinmek amacıyla staj yapmanın çok önemli olduğunu biliyorum. Birkaç reklam ajansına staj için başvurdum; ancak şu ana kadar olumlu bir cevap alamadım. Peki sorarım size: Kimse bana veya benim gibi gençlere şans vermezse, ajanslar kapılarını bize açmazsa nasıl reklamcılığa adım atabilir, nasıl fark edilebiliriz ? Birçok reklamcı büyüğümüz (siz de dahil olmak üzere) sektörde taze kana ihtiyaç olduğunu söylüyor. Peki, biz "taze kan" tanımına girmiyor muyuz acaba ? Ya da yanlış bir şeyler yapıyoruz da, farkında mı değiliz? Düşündüm, taşındım; işin içinden çıkamadım.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çıkan var mı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364545572603293?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364545572603293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364545572603293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/07/rumuz-skywalker34-genler-iin-durum-bu.html' title='Rumuz &apos;SkyWalker34&apos; : &quot;Gençler için durum bu kadar vahim mi ?&quot; [Daha önce, çok küçük iki farkla, Media Cat dergisinde yayınlandı]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364742550329087</id><published>2005-05-01T07:13:00.000+03:00</published><updated>2005-08-10T07:17:05.506+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Demir Virgül' : Sorular...</title><content type='html'>1- Müşteriye rağmen, müşteri için nasıl çalışılır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2- Görsellerin çok ucuz hatta ücretsiz olması gerektiğini düşünen bir müşteriyle nasıl başa çıkılır ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3- İnsan daha önce düşündüğü, önerdiği ama bir şekilde uygulanmayan fikirlerinin daha sonra başkaları tarafından benzerlerinin yapıldığını görünce kahrolmayıp ne yapmalı ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * * * * * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm. ‘Demir Virgül’ değil, ‘Demir Leblebi’ olmalıydı bence rumuz : Güzel konular ama, amaç dert yanma veya soruya cevap arama değil, sanki ahret sınavı ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Müşteriye rağmen, müşteri için nasıl çalışılır’ cümlesi, sonundaki soru işareti kaldırılırsa, kendi kendini bal gibi cevaplıyor. Aslına bakarsanız soru işareti kaldırılmazsa da cevaplıyor ya, neyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet, nasıl çalışılır allah aşkına ?! (Soru işaretini kaldır diyorsam da inanmayın, iyisi mi soru işaretini geri koyup ünlemle pekiştireyim bari.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani, bir yere kadar çalışılabiliyor. İkna, israr, itişme, inatlaşma, iddialaşma ve benzeri yollar bir noktaya kadar sonuç veriyor. Sonunda ya bıkıyorlar, peki be, diyorlar ama bir kenara da yazıyorlar. Önerilerizde, fikirlerinizde, yaklaşımlarınızda, bütçenizde, yani israr ettiğiniz her neyse onda en ufak bir sürçme olursa, kenara yazdıkları şeyleri çıkarıyorlar ve kafanıza kakıyorlar. 80’li yılların bir AVIS dokümanında ‘Nobody wins an argument with a client’ diye bir şey okumuştum. Yani, ‘müşterisiyle iddialaşmayı, tartışmayı kimse kazanamaz’ diye yorumlanabilecek bir şey. Çok doğru. Lafın devamında da, ‘tatsızlığın neden çıktığı hatırlanmaz, tatsızlık çıktığı hatırlanır’ diyordu. Bu da çok doğru. Tartışmayı kimin çıkardığı da genellikle reklamcı hanesine yazılır, unutmamak lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki müşterinizin çok somut bir çıkarını ya da yararını korumak adına yapıyorsunuz bunu… O durumda bile, ne amaçla yaptığınızın unutulma olasılığı çok yüksek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de, ben derim ki, umudu kesmeyin ve gerektiğinde el altında bulunması için her şeyi yazılı yapın :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - İmanınızı sarsmayın, doğru olduğuna inandığnız şeyler için hayata ve işe asılmaya devam edin : Tırsmayın, küsmeyin,    &lt;br /&gt;        bezmeyin. kaçmayın. &lt;br /&gt;     - Düsturunuz şu olsun : Cenk ! Sürekli ! Yürekli !&lt;br /&gt;     - Ne yapmak istediğinizi, niçin öyle yapmak istediğinizi yazıyla anlatın&lt;br /&gt;     - Okuma özürlü olduğumuzu da unutmayın, yazdığınız şeyi, bir de sözlü anlatın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Görsellerin çok ucuz hatta ücretsiz olması gerektiğini düşünen bir müşteriyle nasıl başa çıkılır ?’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç çıkılır mı ? Ama gene de şunları ve bunlar gibi bir takım şeyleri, aklanıza estiği gibi veya duruma nasıl uygun geliyorsa öyle kullanarak savaşmaya çalışın bakalım ne olacak ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - Sevgili …., sizin ürünün çok çok ucuz benzerleri varmış diyorlar. Tüketiciler bu ucuz benzerleri kullansalar ne dersiniz ? [Vereceği cevabı tersyüz edip, konuyu görsellere getirmeyi deneyin]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - Sayın …., sizin markanız sıradan mı ki sıradan bir görsel ile anlatalım onu ? Hiç size yakışır mı ? Sonra [şunlardan birini seçin, cümlenizde kullanın : anneniz, karınız, çocuklarınız, rakipleriniz, hemşerileriniz, parti arkadaşlarınız, cami arkadaşlarınız, okul arkadaşlarınız, kulüp arkadaşlarınız, metresiniz] ne der [veya ‘demez’ artık konuşma alışkanlığınıza göre karar verirsiniz]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - Baktık efendim ama, beğendiğiniz görsellerin hepsi rakipleriniz tarafından kullanılmak üzere anlaşmayla bağlanmış. İnanın hiç parasız görsel kalmamış. Ama sizin bulacağınız bir yer olursa…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     - Sizin işinizde, görsel olarak, bizim kapıcının 5 yaşındaki torununun çizimlerini kullanacağız ! Hem ücretsiz hem benzersiz. Dünyada bir ilk değilse bile esaslı bir çığır açmış olacağız… Ne dersiniz ? İsterseniz sizin torununuz da çizebilir…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;vs vs. Adam bıkıncaya kadar veya sizi kovuncaya kadar savlar geliştirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘İnsan daha önce düşündüğü, önerdiği ama bir şekilde uygulanmayan fikirlerinin daha sonra başkaları tarafından benzerlerinin yapıldığını görünce kahrolmayıp ne yapmalı ?’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önce dürüstçe düşünmeliyiz: ‘O kadar da iyi bir fikir değildi belki de. Baksana, herkesin aklına gelebilmiş işte…’ Hal böyleyse, üzülmek yerine belki de sevinmek gerek ! Ya siz kullansaydınız o sıradan fikri ?? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra başka türlü düşünmeliyiz : ‘Peki, buraya kadar getirdiğim bu fikrin daha ötesine geçebilseydim ne olurdu acaba ? Beğenme eşiğimi yükseltsem, örneğin daha basitleştirmeyi veya daha öze indirmeyi biraz daha gaddar yapar hale gelsem, başkalarının da ulaştığı düzeyden daha öteye gidemez miydim ?’ Cevap sanırım  çoğu kez ‘giderdim’ olur. Yani gidersiniz. Daha öteye gitmelisiniz zaten. Fikirlerinizden birinin veya yaklaşık benzerinin bir başkası tarafından akıl edilip kullanıldığını gördüğünüzde hırslanmalı ve daha çok asılmalısınız yaptığınız işe. Düşünme ve üretme sürecinizi gözden geçirmelisiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, diyelim ki fikirde ve çalışma yönteminizde, beğenme eşiğinizde bir sorun yok. Ve fikrin veya uygulamasının daha öteye gitmesi -olmaz ya varsayalım işte- mümkün değildi… Ve deee, çalıştığınız düzenin karar sürecinde bir sorun var ! O zaman, yapmanız gereken şey, düzenle savaşım. Evet, söylemesi yapmaktan her zaman kolaydır ama aksak düzenler onlara karşı sürekli savaş veren yürekli bireylerin bastırmasıyla değişmiştir hep.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün çabanıza rağmen değiştiremiyorsanız, değişmemekte inat eden birilerinin tuttuğu köşeleri aşamıyorsanız, orada durmayın. Sizin gibi düşünebilecek, kabızlık, katılık, katırlık etmeyecek açık fikirli insanların çalıştığı bir yere geçin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364742550329087?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364742550329087'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364742550329087'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/05/rumuz-demir-virgl-sorular.html' title='Rumuz &apos;Demir Virgül&apos; : Sorular...'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364697601811484</id><published>2005-04-01T07:05:00.000+03:00</published><updated>2005-08-10T07:09:36.020+03:00</updated><title type='text'>Can Çelikutku : "Karga-şa!" [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]</title><content type='html'>[NOT : Bu dostumuzla yıllar önce bir toplantıda konuşmuşuz ve bana öyle dertler aktarmış ki, ‘yahu bunları ders diye okutayım derslerde…’ demişim. Yazdı ve hatırlattı. Bakın bakalım ne diyeceksiniz. (Ben mi ne diyorum ? Hmmurtu ! Kızgın kızgın Hmmurtu…)]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir gözümüzü kaybetmişsek aslında kabahat bizde! Kargaya değer vermişiz, beslemişiz bir defa, atalarımızın kemikleri sızlamasın diye...  Karga gak! demiş, buyrun efendim demişiz... Karga gak! gak! demiş, siz bilirsiniz efendim demişiz. Bugüne kadar neyle beslendiğine bakılırsa, aslında anlamakta bile gecikmişiz! Sözlüğe baksak hemen anlarmışız ya; karga (I) a.hayb. kargagillerden, geniş kanatlı, parlak kara tüylü, gagası kıvrık ve güçlü, çirkin sesli, tohumları yediği için tarla ve bahçelere zararlı bir kuş... Ve belki de en ilginç yanı; tam 200 yıl yaşıyor!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sayın Mesci, ne demek bütün bunlar diye biraz kafanız karışmış olabilir. Ancak İzmir'de bir çok kargayı bugüne kadar &lt;br /&gt;beslemiş ve halen de beslemeye devam eden, bilgili, becerikli, tecrübeli gözleri ve kalbi pırıl pırıl onlarca reklam ajansı, ajans yöneticisi ve çalışanı var. Şimdi lütfen aşağıda anlattığım yaşananları reklam sektörüne emek veren genç beyinler üzerinde yaratacağı etkiyi irdeleyerek yorumlamanızı rica ediyorum. "Reklamveren" demeye dilim varmıyor ama bu tür müşteriler için sektördeki tecrübenize dayanarak stratejik bir çözüm öneriniz var mı öğrenmek istiyorum.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim anlatacağım, uyanıklığı ile sabahları gerçekten hepimizden önce uyanan, gün boyunca da halt ettikleri ile yetinen ve bir gün, kendisine onca yıl verilen değeri ve değer verenleri hiçe sayacak kadar acımasız olabilen bir reklamvereni temsil ediyor. &lt;br /&gt;5 yıla yakın reklam yazarı ve görsel yönetmen olarak çalıştığım bir reklam ajansında müşterimizdi zatı şahaneleri! Zatı şahaneleri diyorum çünkü firma kişiliğinde bir "tek adam" ile ilgili anlatacaklarım. Ve neredeyse ajans tarafından 20 yıldır tanınan, emekleme döneminden o malum güne kadar büyük emek verilerek ve zorluklara göğüs gerilerek, ekonomik kaygılar ile karşısında olmayacak şeylere bile boyun bükülerek, herşeyden önce de saygı duyularak işleri en doğru şekilde yapılmaya çalışılan bir reklamveren idi.&lt;br /&gt;Ne olduysa oldu -para, İstanbul sevdası ya da ben oldum hali- reklamverende, reklamı ve reklamcıyı hor görme durumu hasıl oldu. İstanbul'lu reklamcılar da bak şu İzmirli'ye diyerek hiç kızmasınlar bu sözlerime çünkü karganın "gak'ı" onları da vurdu!&lt;br /&gt;Yeni bir marka ürettiğinde lansmanını yapan, basınla ilan bedeli pazarlıklarında ömrünü çürüten, fikir üzerine fikir üreten ve tüm tasarımlarını alternatifli sunan İzmir'li reklam ajansı unutuldu, "bir İstanbul masalı" övgüyle anlatılmaya başlandı.&lt;br /&gt;Oysa "Kurumsal Kimliğin Ne Demek Olduğunu" ilk İzmirli ajanslardan duymuşlardı... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam bu sırada karga karga gak dedi çık şu dala bak dedi durumuna düşen ve ne yazıkki işin içinden yetişmiş olmasına rağmen konuşmasına bile izin verilmeyen firmanın reklam ve halkla ilişkiler sorumlusu olan kişi, İzmir ve İstanbul arasında iki ara bir dere durumuna düşürüldü..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklamveren patron, yeni ufuklar için diretince profesyonelliğin gereğinden yola çıkarak İstanbul'lu beş büyük reklam ajansını İzmir'e getiren sorumlu, bir ilki gerçekleştirerek, açtığı konkurla karga-şaya bir son vermek istedi. Buraya kadar herşey etik görünüyordu. Reklamveren İstanbul'lu ajansların konkur üretlerini bile ödeyeceğini vaadetmiş, İzmir'li reklam ajansı çoktan unutulmuş, Manajans, BBDO Grup, Güzel Sanatlar, İlancılık, Marka gibi ajanslar brief toplantılarını yapıp, raporlarını ve hatta fikirlerini, tasarımlarını hazırlayarak sunmuşlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bir sabah ve yine erken saatlerde ne olduysa olmuş, demokrasi darbeyle sarsılmıştı! Reklamverenin ahbap çavuş ilişkisi devreye girmiş, Reklamverenin yanında çalışan Pazarlama Gak'ının İstanbul'daki Guk'u olan, "bir ajans" aniden ortaya çıkmış ve konkura dahil olmamasına rağmen işi hemen alıvermişti. Orada da zamanla işler karga ile tilkinin hikayesine dönmüş, iş bu ajansa da yar olmamış, firmanın reklam ve halkla ilişkiler sorumlusunun işine son verilmiş ve gagalak, gugalak şu son döneme gelinmişti. Son iki üç ay içinde yaratıcılık fakiri ve medya planlaması öksüzü bir reklam filmi döndü televizyon kanallarında. Bambaşka bir reklam ajansı ve aynı reklamveren! Pencerecinin biri diyor ve dedirtiyor ki; "Reklamcında iş yok senin... O da biraz gayrete gelsin canım..."  Ürüne verilen yıldızlı 10’da cabası!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılan, yapılmayan, yapılamayan, önerilen, kabul görmeyen her şeyi unutalım da bu söylemi ve üslubu kabul eden zihniyete ve bizlerle aynı sektörü paylaşarak uygulayanlara ne demeli onu düşünelim. Cünkü yaz günü bile olsa; karşılıklı iki pencere açık kaldı mı, cereyan yapar, çarpar, hasta eder insanı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim sözüm; yukarıdaki söylemlerin arkasında durarak, yıllarca firmasına ve markalarına hizmet verenleri büyük hayal kırıklığına uğratmış olanlara; unutmayın; bir gözümüz hala görüyor, olup bitenleri... &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve yine unutmayın ki; her kanat bir özgürlüğe işaret değildir ! Yıllardır güvercine yüklenen barış sorumluluğu gibi...&lt;br /&gt;Okuduğunuz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Can Çelikutku&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364697601811484?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364697601811484'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364697601811484'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/04/can-elikutku-karga-daha-nce-media-cat.html' title='Can Çelikutku : &quot;Karga-şa!&quot; [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364624968678468</id><published>2005-03-01T06:53:00.000+02:00</published><updated>2005-08-10T06:57:29.690+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Oldboy' : "Kendi çabamla ufak bir yerler kurayım mı ?" [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]</title><content type='html'>Reklam sektörü sürekli taze kana ihtiyaç duymakta. Eleman ilanları 28 yaşını geçmemiş Art Director ve Yazarlar aramakta. 30’unu geçenler kendi işlerini kurmaya çalışıyor. Sonuçta irili ufaklı binlerce ‘ajans’ ufak işlerle geçim sağlamaya çalışıyor.  Kendi işini yapıp orada yaşlanmak daha tercih edilecek bir alternatif çünkü ajanslardaki sirkülasyondan dolayı buralarda kariyer yapmak gercekten cok zor. Ama boyle bir tercih yapıldığında da çizgi altı ufak tefek matbaa işlerinden başka iş bulmak ve büyük markalara çalışmak pek mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizce kendi çabalarımla ufak bir yerler kurup şansımı denemeli miyim yoksa her ay aldığım maaşımla yetinerek bulunduğum ajansta yaş haddinden emekli olmayı mi beklemeliyim : )&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * *&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Hmmmm ! Hmmmmm !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çok cevaplarlar vermek istiyorum size !!!!  ‘Alfabetik sıraya dizeyim, ve hiçbirini küstürmeyim’ diye bakmadan, aklımda ters takla atan ne varsa bi koşu sıralayayım :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Herhangi bir iş kolunda, herhangi bir yaşı geçmemiş herhangi bir eleman arayan her işletme, insan haklarına aykırı davranmaktadır kanımca ! Niye geçmemiş gerekiyor ?? Niye ? Çıtırlıklarından bir biçimde yararlanmak isteyenlerin ‘şecaat arzederken sirkat söylemesi’ değildir de nedir bu yani ? ‘Erkek, askerliğini yapmış...’ zırvası, bence en az ‘seyahat etmeye manisi olmayan genç bayan aranıyor’ kadar kadınların ayaklanmasını gerektiren bir ayıp. Politically incorrect olmanın en hasosu. Ne arıyoruz ? Çifteler harasına aygır mı ?? Dolayısıyla, 20 bişey yaşında veya altında eleman arayan acansların (!) da niyetini sorgulamak gerek : Ne yapacaksınız elin sübyanını, söyleyin bakiim ?? ‘Sigortasız çalıştıracagız, nasılsa bu yaşta çakmaz veya aldırmaz’ mı yoksa ? Bir tarihte, Kanadalı bir kendini bilmez kıdemli reklamcı ‘Müşterilerin karşısına tecrübesiz gençleri koyuyoruz, hem tecrübelilerden daha ucuza geliyor, hem müşteri için farketmiyor’ demek patavatsızlığını göstermişti. (Gençleri benzeri bir nedenle arıyor olmayalım biz de ?!) Reklamvereni keriz yerine koymak değil mi  bu ?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;2) 28 yaşta bir ilginçlik var galiba : Bendeniz de (ki en çok ajans kurup satma rekorunu elimde tutuyormuşum güya) ortaklarımla Birleşik Reklamcıları kurduğumda, 28 yaşımdan bir ay gençtim (ehhem). Kadınların biyolojik saati gibi bir şey mi acaba bu, ‘ajans kurmalıyım, geç kaldım,  iş kurmalıyım’ filan gibi bir stres olabilir mi yani ??          Ama ‘kurmayın’ derim size. Nedenlerine ileride dokunacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) ‘İrili ufaklı işler’ dediğiniz şeyleri de birilerinin yapması gerek. Herkes sadece büyük işler yapmayı düşünür ve burnu Kristal Elma dağında gezerse ne olacak ??  ‘Abi, herkes general ama hiç er yok’ sendromu ! Sorun, irili ufaklı işler yapmakta değil, işleri iri ve ufak diye ayırmakta olabilir, hiç düşündünüz mü ? Film yapımcısı arkadaşım Ahmet Erülgen ‘küçük yapım bütçesi yoktur, bütçeyi küçümseyen yapımcı vardır’ diyor. Çok doğru bir laf ve bir sürü alan için geçerli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) ‘Kariyer yapmak’ deyince af buyrun benim aklıma önce ‘personel kariyer’ ve ‘anti-personel mayın’ gibi askeri tabirler geliyor ama bunların ‘reklamda kariyerle ve ajanslardaki sirkülasyonla’ bir ilgisi yok tabii. Onların asıl ilgisi, ‘kendi işini yaparsan kariyer mi yaparsın, ne yapmazsın ?’ açmazında hatta ‘yaşlanmak kariyer yapmak mıdır’ veya ‘müdür müdür müdür’ türünden tekerlemelerle belki de... Başka türlü bakarsak veya söylersek, reklam işinde kariyer yapmak için, tek koşul var : O da, pırıltılı ama kalıcı olmak. (Saman alevi gibi parlayıp geçerseniz, bugün alkışlanan işleriniz yarın kimsenin ipinde olmazsa, size müşteri diye gelen bir pişman gelmeyen bir pişmansa, kariyeriniz sizin olsun. Ben kariyer bariyerinin öteki tarafında durmayı yeğlerim.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5) Ajanslardaki sirkülasyon için, ‘iyi ki var, yoksa kanalizasyon tıkanırdı’ mı diyeyim yoksa ‘yahu gençler şimdi ne kadar para canlısı, parayı uzaktan salla, banknot sahte mi değil mi bakmadan sirkülasyona da çıkarlar, sirke de girerler’ diye yakınayım mı, vallahi kararsızım. Ama onlara o paraları gösterende kabahat tabii aslında. ‘Ayartma eylemi, iki kişi gerektirir’ sözü hiç boş laf değil. Öte yandan, bir yerde dikiş tutturamayan gençlerin piyasaya çıkıp, ayak uyduramadıkları, hiçbir halta yaramadıkları ajansların işleriyle portfolyolarrr hazırlayıp ortalarda cat walk yapması da az feci şey değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Kendi işinizi kurup kurmamak size kalmış bir şey. Ama şunları söyleyeyim size :  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    a.‘Kendi çabalarınızla’ olmaz, bu iş takım işi. Takımınız yoksa, serbest çalışın. Kesr-i namus olursunuz ama daha özgür olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    b. ‘Ufak bir yerler’ iki nedenden sakıncalı : Ufaklık varsayıyor ki, bu işte ufak kalmak anlamlı değil ve kalınamıyor. Büyünmezse, çap sinerjisi oluşmuyor, kurumlaşma ve zamana dayanıklılık gerçekleşmiyor. Yerler, birden çok yer demek. Demek ki ilkinin tutmayacağı varsayılıyor. Veya tutacağı ama küçük küçük birkaç yer açılmayı anlatıyor ki bu da ufaklık teorisini çoklukla zedeliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   c. ‘Her ay aldığım maaş’ belki de çok iyi bir şey aslında. Bir çok insan düzenli maaş alamamaktan yakınıyor. Bazıları senelerce ‘stajyer’ kadrosunda çalıştırılıyormuş. Maaşınız az ise, daha çoğunu hak ettiğinizi düşünüyorsanız, bu yönde somut adımlar atmaya çalışın. Yörük at misali yeminizi arttırabilir misiniz, bakın. Olmuyorsa, arttırabileceğiniz bir yere, saygın bir biçimde katılın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   d. Emekli olmak, kötü bir şey değil. Nasıl olduğunuza bakar. İyi işler yapmış, insan yetiştirmiş, hep sevgi ve saygıyla anılmış biri iseniz, nöbeti devretmek gibi bakın. Sıranızı savmak olarak düşünürseniz, sorun var demektir. Kahveler böyleleriyle dolu. Hatta bazı ajanslar ! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   e. Çalıştığınız, sevdiğiniz, maaşınızı düzenli ödeyen, size saygı duyan, çevrenizde yetişirken size bakan gençlerin olduğu bir yerde çalışıyorsanız, orada devam edin ve oranın yılları saygın bir biçimde devirerek kurumlaşması, bir tarihçeye sahip güvenilir bir yer olmasında payınıza düşeni şerefle yapın bence. Böyle ‘old boy’lara çook ihtiyacı var sektörün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364624968678468?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364624968678468'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364624968678468'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/03/rumuz-oldboy-kendi-abamla-ufak-bir.html' title='Rumuz &apos;Oldboy&apos; : &quot;Kendi çabamla ufak bir yerler kurayım mı ?&quot; [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364667109567364</id><published>2005-02-01T07:02:00.000+02:00</published><updated>2005-08-10T07:04:31.096+03:00</updated><title type='text'>"Yakınım bir müşteri temsilcisiyle evlensin mi ?" [Daha önce, Media Cat dergisinde yayınlandı.]</title><content type='html'>Bir yakını ‘müşteri temsilcisi’ bir gençle ile evlenmeyi düşünen, ama reklamcı bir arkadaşı (!) ‘reklamcı milletine güven olmaz, hele müşteri temsilcisiyse’ dedi diye kafası karışan kişiye :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Bana birinin özellikle bu köşe için oturup yazdığı bir hikaye gibi geldi, kusura bakmayın : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Hangi devirdeyiz ? Kız verilecek adamın kişiliğinden, kafa yapısından çok mesleğine mi bakılıp karar veriliyor nasıl biri olduğuna ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. Evlenme çağına gelmiş, eğitimli bir insanın eş seçme kararını [çok büyük bir terslik yoksa] büyükleri mi onaylıyor hâlâ ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. Kendisi de reklamcı olan arkadaşınız, nasıl olup da size ‘müşteri temsilcilerinin adam olmadıkları’ türünden şeyler söyleyip, evlenmeyi düşünen iki gencin kaderiyle oynuyor ? Kendisi bekar, daha doğrusu evde kalmış biri mi ? Yoksa evli ama reklamcı olduğu (!) için berbat bir eş mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hadi oyunu sürdüreyim : Aile büyüğü olmanın tadını illâ çıkaracaksanız, sorun soruşturun bakalım oğlan  kimlerdenmiş, soyu sopu düzgün mü, huyu suyu iyi mi... Ama abartmayın, işi bir pazar araştırması şirketine havale etmeyin !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmadı, alın yakınınızı ve evlenmek istediği arkadaşını, bir yemeğe gidin. Uygar insanlar gibi tanışın, sohbet edin. Örneğin yanıltıcı reklamlar konusunda ne düşündüğünü, reklamverenin konkur açma alışkanlıklarını nasıl karşıladığını, sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Değerlendirin, görün, aklınıza kurt düşüren reklamcı arkadaşınızdan daha mı az saygın damat adayı genç... Yakınınıza şimdiden mutluluklar dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT : Bu dostumuz daha sonra bir mesaj atarak teşekkür etti ve arkadaşının oyununa (şakasına ?) kurban gittiğini düşündüğünü belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364667109567364?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364667109567364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364667109567364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/02/yaknm-bir-mteri-temsilcisiyle-evlensin.html' title='&quot;Yakınım bir müşteri temsilcisiyle evlensin mi ?&quot; [Daha önce, Media Cat dergisinde yayınlandı.]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364651699127334</id><published>2005-02-01T06:58:00.000+02:00</published><updated>2005-08-10T07:01:56.993+03:00</updated><title type='text'>Ajanslara ilişkin sorular... [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]</title><content type='html'>- Ajansımdan ısrarla alternatifli çözüm önerileri istesem de, onlar hep tek öneri ile geliyorlar. Çok ısrar ettiğimde kendi önerilerinin yanında alternatif olmuş olsun zihniyetiyle kabul olmayacağı baştan belli seçenekler sunuyorlar. Sizce ne yapmalıyım ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm ! Yazdığınız kadar bilgiden çıkarmak çok sağlıklı değil ama ajansınızla çalışma sürecinizde eksik aşama var sanki : Çalışmalarda, önce strateji alternatifleri ve bunlardan çıkabilen kavram alternatifleri görseniz daha sağlıklı bir ön adım olur. Bunların tartışılması ve gerçekten birbirinden farklı ikisini asıl yaratıcı geliştirme için seçseniz, sonradan sürprizle karşılaşma olasılığı azalır. Süreç daha sağlıklı bir takım çalışmasıyla ilerler ve daha verimli olur. Müşteri için brifi verme, soruları cevaplama, sonra sürpriz yaratıcı çalışmayı görene kadar karanlıkta bekleme ekolü çok eskilerde kalmış olmalıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Ajansımı yeterince hızlı çalıştıramıyorum. Verdiğim işin sonuçlarını görmek çok uzun süre alıyor. ajansımız bizim tempomuza ayak uyduramıyor. Ne yapayım ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darılmayın ama, ‘hız’ görece bir kavram. Ajansınızın yavaş kaldığı sonucuna varmadan önce, bir an eğri oturup doğru düşünmenizi önerebilir miyim :&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşleri akşamdan sabaha istemediğinizden emin misiniz ? (Gözlerimin içine bakın bakiim !) İşi-konuyu yeterince hazmetmek, düşünmek, araştırmak, tartışmak, sınamak, uygulamak, gerekirse işin selameti bakımından herşeyi çöpe atıp baştan başlamaya yetecek zamanı veriyor musunuz ajansınıza ? Hangi dönemlerde reklam yapacağınızı çok önceden planlıyorsunuzdur herhalde, ajansınıza da ileriye doğru zaman veriyor musunuz ? (Standart önemde bir kampanya çalışmasının en az 4 ila 6 hafta zamana ihtiyaç duyduğunu biliyor musunuz ?)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerektiğinde, işi parçalara ve aşamalara bölerek görmeyi ve ara onaylar ya da feedback’ler vermeyi çalışma yöntemi olarak denediniz mi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer onlara bütün bu olanakları sağlıyorsanız ama gerçekten yavaş kalıyorlarsa, işinize bakan takımla, olmadı ajansın üst yönetimiyle bir değerlendirme-dertleşme toplantısı yapın. Onlara, somut örneklerle, ama suçlamadan, gecikmeleri ve sonuçlarını gösterin. Nedenlerini birlikte değerlendirin. Çarelerini arayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geliştirdiğiniz ortak çözümlere şans tanıyın. Feedback’i eksik etmeyin. Üst yönetimi bilgilendirin. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine gelişme yoksa, son olarak, ajans yönetiminden, işinize yeni bir takım tayin etmesini isteyin. Bütün bunlar olurken işler daha beter gecikmeye başladıysa, patron sizi kovmadan veya rakipler sizi batırmadan beni arayın, yeni bir ajans seçmenizde yardımcı olalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Mevcut ajansımla uzun süredir birlikteyiz. Çıkan işlerden de memnunum. Fakat piyasadaki diğer reklam ajanslarından sık sık kendileri ile çalışmamız için talepler geliyor. Bunları nasıl bertaraf edeceğimi bilemiyorum. Sizce ne yapmalıyım ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birkaç şey yapabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Mevcut ajansınızla, uzun süredir, sizi memnun eden işler çıkardığınızın farkında olmayan veya olmak istemeyen bir ajansı hiçe sayabilirsiniz. Bunu da kendilerine açıkça söyleyebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Bu tür yerlere verilmek üzere standart bir cevap geliştirebilir, her seferinde mevcut ajansınıza da bir kopya yollayabilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3) Ajansınızı da haberdar ederek, size çalışma teklif edenleri ziyarete gidebilir, ajansınızdan memnun olduğunuzu ama nezaket gereği çay içmeye gittiğinizi belirtebilirsiniz. Daha ilginç olsun isterseniz, ziyarete, mevcut ajansınızı da götürebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364651699127334?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364651699127334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364651699127334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/02/ajanslara-ilikin-sorular-daha-nce.html' title='Ajanslara ilişkin sorular... [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-10958190.post-112364716693733164</id><published>2005-01-01T07:10:00.000+02:00</published><updated>2005-08-10T07:12:46.936+03:00</updated><title type='text'>Rumuz 'Sera Gazı' : "Bu yaşta yaratıcı sancı mı çekiyorum ?" [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı.]</title><content type='html'>Rumuz : Sera Gazı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benim sorunum, her kampanya öncesinde midemden başlayıp bağırsaklara doğru ilerleyen kramplar. İstemsiz ve kontrolsüz bir, afedersiniz.... Ne diyelim... İşte atmosfere sera gazı salma ihtiyacı gibi bir durum. Ya Allah deyip yeni bir işe ne zaman girişsek bende bu meret zuhur ediyor. Bu yaşta hala yaratıcı sancılar mı çekiyorum, yoksa bu düpedüz aerofaji mi?  Bir dahiliyeciye mi görüneyim, yoksa bu mesleği  mi bırakayım? (19 yıldır bu işlerin içindeyim.) Yoksa ne?  Ne dersiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* * * * * &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hmm! İnsanın önüne bazen ne kadar ‘ssuruktan brifler filan geldiğini düşünürsek, zat-ı alinizin her yaratma edimi öncesinde Kyoto Antlaşmasına aykırı bünyesel durumlara giriyor olmanızı belki de yadırgamamak gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaldı ki, sizi kesinlikte tenzih ederek, artık çoktan silisyum dioksit çevrimine girmiş yani toprağı bol olmuş Latinlerin ‘flatulum in animis virorum indignitarum (est)’ lafını da yabana atmamak gerektiğini söyleyelim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lakırdı madem etnik uçlara kaydı, Hintlileri de analım burada. Onların ne kadar bakliyat tükettikleri, bu nedenle nasıl havadar ortamlarda yaşamak zorunda kaldıkları malum. Bu nedenle, o meşum sera gazı istihsalini azaltmak için, yemek tariflerinde, kısaca ‘Asafoetida’ diye geçen bir şey yer alması adetten. İlginç olan şu ki, asafoetidanın Türkçede karşılığı, af buyrun, Şeytan Tersi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sizin derdinize gelirsek, yapılabileceğinizi düşündüğünüz şeylere esasen siz de işaret buyurmuşsunuz. Ama sözünü ettiğiniz alternatifllerden ‘mesleği bırakma’ kanımca hiç işlemez : Ed McCabe ne demiş, ‘Advertising is a roach motel : You check in but you cannot check out.’ Dahiliyeciye görünmek her halukarda iyi olur ama randevuyu yaratıcı çalışmaya denk getirmek düşünülmeli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acil şifalar dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haluk Mesci&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/10958190-112364716693733164?l=derdimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364716693733164'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/10958190/posts/default/112364716693733164'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://derdimvar.blogspot.com/2005/01/rumuz-sera-gaz-bu-yata-yaratc-sanc-m.html' title='Rumuz &apos;Sera Gazı&apos; : &quot;Bu yaşta yaratıcı sancı mı çekiyorum ?&quot; [Daha önce Media Cat dergisinde yayınlandı.]'/><author><name>Haluk Mesci</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09938764742492203214</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='26' src='http://photos1.blogger.com/blogger/512/712/320/HM.1.jpg'/></author></entry></feed>
